Sosyal medya dediğimiz platformlar, özellikle son 15 yılda tüm medya dünyasını sallayarak yazılı ve görsel basının etki alanlarını kat kat geçti.
* * *
Dünyada sosyal medya kullananların sayısı 16 milyarı bulmuş durumda. Onun ayrıntısına girmeden Türkiye’ye baktığımız zaman toplam kullanıcı sayısı 210 milyon. Dünyada ilk 4 sırayı Facebook, WhatsApp, İnstagram, YouTube alırken, Türkiye’de bu liste çok farklı olarak İnstagram (58.4 milyon), YouTube (57.5 milyon), Tik Tok (40.2 milyon, (Facebook (34.8 milyon) olarak sıralanıyor. Bu rakamlar aktif kullanıcılar olmayabilir, çünkü bir çok kişi tüm platformlara üye olduğu gibi, birden fazla hesap da açabiliyor. Burada ilginç olan Türkiye’de ve dünyada eski adıyla Twitter, yeni adı X olan platform sıralamalarda çok altlarda yer alması.
* * *
Her alanda olduğu gibi sosyal medyanın hangi amaçla, ne zaman, hangi ortamda, hangi ölçüde kullanıldığı önemli. Örneğin bir bıçakla patates soyar, domates keserseniz yararlanırsınız ama bir kavgada kullanırsanız sonuçları kötü olur. Sosyal medya da öyle. Bilgilenmek, bilgi vermek, eğlenmek, oyun oynamak, iletişim kurmak, hatta ders çalışmak veya iş becerilerini artırmak, pratik bilgiler elde etmek için de kullanabilirsiniz; toplumda infial uyandıracak yalan haberler, şiddete teşvik edecek paylaşımlar, uyuşturucu, dolandırıcılık gibi faaliyetlerde kullanmak üzere hesap açan, site açanlara da rastlayabilirsiniz.
* * *
İnsan sevgisi, toplumun can ve mal güvenliği, çocukların korunması, çevre duyarlılığının oluşması, hayvan hakları gibi konularda olumlu katkılar sağlayabilmek için ahlak ve vicdan sahibi herkesin azami dikkati göstermesi gerekir. Türkiye’de 10 yıl önce yüzde 24 olan sosyal medya kullanımı şimdi yüzde 37’lere ulaşmış durumda. Bunun ne kadarını gerçekten yararlı alanlarda ve sadece eğlence için, ne kadarını olumsuz olarak kullanıyoruz onu bilemiyoruz ama dolandırıcılık, sahte ürün satımı, bahis, uyuşturucu ve cinsel istismar konularında oldukça yaygın bir suiistimal olduğunu hiç göz ardı etmemek gerek.
* * *
Sosyal medya kullanımında yanlış uygulamalarla ciddi bir çatışma ortamı oluştuğu da bir gerçek. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; sosyal medya bir paylaşım platformudur. Herhangi bir paylaşım yapıldığında o konu artık genel ve herkesin yararlanabileceği bir konu haline gelir. Yasal bir engel konulmamışsa herkes tüm paylaşımları alıp kullanabilir. Tabi ki ahlaki ve insani olan, kaynak belirtilmesi gerekir. Kime ait olduğu kesin değilse en azından alıntı olduğu belirtilmelidir. Bazıları, herhangi bir paylaşımı alıp kendisine aitmiş gibi paylaşıyor ve gelen tebrikleri de memnuniyetle kabul edip teşekkür ediyor. Bunu alışkanlık, hatta meslek haline getiren paylaşım hırsızları var. Benim başıma onlarca kez geldi. Yazılarımı kendi adını yazarak paylaşan çok kişi oldu. Önceleri çok önemsemiyordum, görmezden geliyordum ama o kadar sık yapanlar oldu ki artık tepki göstermek durumunda kalıyorum. Bu art niyetli davranışlar oldukça ciddi çatışmalar oluşturuyor ve hatta mahkemelere kadar yansıyor.
* * *
Sosyal medya kültürü zayıf kişilerde bir de yanlış yaklaşım var. Bir paylaşım yapan kişi, hiç kimseye “neden beni beğendin, neden yorum yaptın, neden beni etiketledin?” diyemez. Tabi niye yapmadın da diyemez. Çünkü herkesin ayarlar sayfasında bunları düzenleyen bölümler var. Beğeni, etiket, yorum istemeyen ayarlardan kapatabilir veya kimlerin bu eylemleri yapabileceğini düzenleyebilir. Sadece etiket, yorum değil, mesaj ayarları da yapılabilir ve bu işlemleri istemeyenler bu yolla rahatlıkla kurtulabilir. Yani sosyal medya kültürü olmayanlar yakınmak yerine ayarlar sayfasından konuyu çözebilir. Burada dikkat edilmesi gereken bir başka konu da özellikle mesaj olarak gönderilen dosyaların ve yorumların saati. Geç saatlerde gönderilen paylaşımlar, bildirim geldiğinde insanları telaşa, korkuya sevk edebilir. Çünkü insanların haber bekledikleri hastaları, uzakta çocukları, yakınları var. Geç saatte gelen bir uyarı ciddi rahatsızlık ve korku yaratır. Zamana ve koşullara dikkat etmeden mesaj ve bildirim gönderenlerin çoğu, işlerini ve görevlerini aksatacak kadar sosyal medya bağımlısı olanlardır ki, bu bağımlılığın da her bağımlılık gibi büyük sakıncaları vardır.
* * *
Sosyal medyanın toplumsal açıdan en önemli yanlarından birisi, tv ve gazetelerle belirli kesimlerce yaratılmak istenen algıların perde arkasını görebilme imkanı olmasıdır. Yapılan paylaşımlarla ve yorumlarla olayların ayrıntılarını ve gizlenen yanlarını görerek daha net bilgi sahibi olmak için yeni donelere ulaşmak mümkündür. Ayrıca tv ve gazetelerde seslerini duyuramayan kesimler için de bulunmaz bir ifade sahasıdır. Gençlerin okullarıyla ilgili, emeklilerin geçim sorunlarıyla, esnaf, işçi ve çiftçilerin yaşam koşullarıyla, kadınların cinsel ayrımlarla ilgili sorunlarını dile getirebilmek için belirli zamanlarda bir araya gelebilmek ve sorunlara çözüm bulabilmek için örgütlenme mecrası olması nedeniyle de sosyal medya çok önemli bir sosyolojik göreve ev sahipliği yapabilmektedir.
* * *
Bir de klavye kahramanları ve sahtekârları var. Adam ya da kadın klavyenin başına geçince sanki ondan başka güçlü, kahraman yokmuş gibi asıyor, kesiyor, yakıyor, yıkıyor, meydan okuyor. Kim ne yazsa hakaretler, küfürler… Yahu ne gerek var bu klavye şövalyeliğine? Herkesin elinin altında klavye var, herkes en keskin lafları edebilir, herkes kendisini en kahraman gösterebilir. Bunların sonucunda ne çıkarın olur, kim sana yazdığına göre hayranlık duyar? Boş işler.
Tabi, 60-70 yaşına gelip de gençlik fotoğraflarıyla hesap açanlar veya başka ülkelerden güzel veya yakışıklı kişilerin fotoğraflarıyla sahte isimle sosyal medyada boy gösterenler var. Meclis’te ifşa olan “Yeliz” gibi o kadar feyk hesap var ki, kimi sadece kendisini tatmin etmek için yapıyor, kimisi de çeşitli amaçlarla “avcılık” yapma peşindeler. Bunlara da dikkat etmek lazım.
* * *
Hiçbir bilgi edinmek, etkileşimde bulunmak, mesleki veya toplumsal amaç taşımaksızın sadece ve sadece eğlence için sosyal medya kullananlar var ki; bunlar komik paylaşımları, fıkraları, anıları okuyarak, esprili resim ve karikatürlere gülümseyerek zaman geçirirler. Hata hiçbir paylaşım, beğeni yorum yapmaksızın sadece bir izleyici olarak eğlenmekten başka amaçları yoktur. Onlar, kimseye zararı olmayan “Amaaan boş ver, neşemizi de çalamazlar ya” diyen biraz da toplumsal kaygısız kesimlerdir.
* * *
Velhasıl hayatın her alanında her konunun belirli bir kültür gerektirdiği gibi, sosyal medya kullanmanın da bir kültürü var. Ham kendimizin hem etkileşimde bulunduğumuz kişilerin rahatsız olmaması, olumsuz sonuçların çıkmaması için oldukça dikkatli olmak adına en azından sosyal medyanın asgari kültürüne dikkat etmek gerekir.