Kırşehir’de yaklaşık 12 yıldır basın sektöründe çalışıyorum. Bu süre boyunca ne bir siyasi etiketin arkasına sığındım ne de bir grubun gölgesinde yürüdüm. Onun adamı, bunun kalemi olmadım. Yanlış kimden gelirse gelsin yazdım, doğru kimden gelirse gelsin teslim ettim. Çünkü benim derdim hiçbir zaman kişiler olmadı. Benim derdim Kırşehir oldu. Ama ne gariptir ki bu memlekette birilerinin alanına dokunduğunuz an, bir anda “istenmeyen adam” oluveriyorsunuz.
Haber yaparsınız, rahatsız olan çıkar. Soru sorarsınız, huzursuz olan belirir. Eleştirirsiniz, bir bakmışsınız hain ilan edilmişsiniz. Oysa gazetecilik tam da budur. Rahat kaçırır. Sorgular. Aynaya bakılmasını sağlar.
Şimdi buradan açıkça soruyorum: Sizin derdiniz gerçekten Kırşehir mi?
Eğer ortak gayemiz bu şehir ise, yapılan bir haber neden sizi rahatsız eder? Alanınızla ilgili bir eksiklik dile getirildiğinde neden savunmaya geçersiniz? Eleştiri düşmanlık değildir. Aksine, gelişmenin ilk adımıdır. Biz yazdık diye değil; yazılacak bir eksik olduğu için kaleme alıyoruz.
Bu zamana kadar halimizi hatırımızı sormayanlar, kendi kurumları ya da görev alanlarıyla ilgili bir haber çıktığında telefonlara sarılıyor. “Neden yazdınız?” diye soruyorlar. Oysa asıl soru şu olmalı: “Bu eksiklik neden var?” Rahatınız mı kaçtı? Kaçmaya devam edecek. Çünkü gazetecilik, kimsenin konfor alanını koruma mesleği değildir.
Kırşehir küçük bir şehir olabilir. Ama küçük şehirlerde sorunlar daha görünürdür. Yapılmayan yol da, açılmayan yatırım da, atıl duran proje de herkesin gözü önündedir. Buna rağmen yıllardır aynı mazeretlerin arkasına sığınılıyorsa, birileri çıkıp bunu yazmak zorundadır. Bizim yaptığımız tam olarak budur.
Hiç kimse yan gelip yatmasın. Bu memleketin gelişmeye ihtiyacı var. Gençlerin göç etmediği, esnafın yüzünün güldüğü, yatırımcının güvenle geldiği bir Kırşehir hayal değil. Ama bunun için önce eleştiriye tahammül etmek gerekiyor. Şehrin menfaatini kişisel hassasiyetlerin önüne koymak gerekiyor.
Unutmayalım; basın sustuğunda şehir susar. Sorular sorulmadığında sorunlar büyür. Herkes birbirini alkışladığında kaybeden Kırşehir olur. Biz alkış için değil, farkındalık için yazıyoruz. Kırşehir daha iyi olsun diye yazıyoruz.
Eğer derdiniz gerçekten Kırşehir ise, gelin eleştiriden korkmayın. Eksik varsa düzeltin, yanlış varsa değiştirin. Ama kalemi susturmaya çalışmayın. Çünkü biz burada olmaya devam edeceğiz. Yazmaya da devam edeceğiz.
Rahat kaçırmaya değil, Kırşehir’i uyandırmaya niyetliyiz.