Siyaset cehalete gelmez

Devlet adamlığı özeni ile siyaset yapacaksın.

Devletçiliğin, milliyetçiliğin, halkçılığın, demokrasinin gereği için.

Makamlardan hiçbir güç ve çıkar ummadan.

İşin gücün memleket, işin gücün halk olacak!

***

Koşulları göze alacaksın.

Bir yerde istenmesen de, sevilmesen de.

Bağlansa da elin ayağın en amansız koşullarda,

Boynunda kravatın, altında makamın,

Çemreyip gömleğinin kolların,

Hiziple değil,

Halkın için, halkının barışı için, çıkarı için tükeneceksin.

Üstelik sana rey vermeyen, seni sevmeyen, senden ayrı düşünen insanlar,

Seni buna hiçbir koşulda mecbur bırakmamışken,

En sahici en değerli şeyin, halkçı bir siyaset yapmak gerektiğini bilerek sarılacaksın.

***

Bir de,

Öyle ciddiye alacaksın ki beni;

Seni kamuoyunu aydınlatmak için makalelerim de eleştirsem bile,

Buna şükran duyup, büyük bir ruhla kucaklayacaksın.

Kendinden, kendi siyasi tarzından kaçmayacaksın, kabul edeceksin.

Bu düzen ve makam başkalarına kalır diye sancı duyduğun için değil,

Bunu, düşüncemin özgürleşmesine, karanlığa bir meşale yakmaya inandığın için yapacaksın.

***

Diyelim ki;

Anti demokratik uygulamalarından rahatsızız,

Dün biz vardık,

Bugün,

Büyük ustalıkla inşa ettiğimiz kalede bizim hünerimizle sen varsın.

Sonra kurnazlığınla, bütün demokratik haklarımız ellerimizden alınmış,

Kimimiz senin ellerinle parti koridorlarında dövülüp hırpalanmış,

Kimimizin tüm delege hakları gasp edilmiş,

Sana uşak olmayı ret edenler kovulmuş, dışlanmış, ötekileştirilmiş,

Toplumun hiç tasvip etmediği, istemediği insanlarca kadrolaşmalar yapılmış,

Dün kazandırdığımız zafer, bugün ellerinde tarumar olmuş, değerlerimiz yara almış,

Yani böyle siyasi bir ortamda demokrasinin ağır yaralı olduğu ihtimaline rağmen

Sana rağmen, sizlere rağmen, şerrinize rağmen,

Yine de demokrasiyi sabırsızlık ve umutla bekleyeceğiz.

Onun için de direnip mücadele edeceğiz.

Ancak seni de eleştireceğiz, tartışacağız, konuşacağız. 

Ve bir gün siyasetinizi umut ile sevinç ile uğurlayacağız.

***

Sonra yine oturup demokrasiyi konuşacağız.

Gazete köşelerimizde özgürce düşüncelerimizi yazacağız.

Sokaklarda senden öte bir yüze saygı duyup sahip çıkacağız.

Yani senin olmadığın siyasetin koşullarında,

Yani seni hiç gelmemişsin, olmamışsın gibi huzurla yaşamaya devam edeceğiz.

***

Çileleri çekildi tüm yaşananların.

Sana verilen fırsatın pişmanlığı duyuluyor şimdiden.

Öyle çok sevinecek öyle sevinecek ki bu halk,

Bu toprak, şu gelecek ve bu çocuklar;

Kalemi kırılmış gazeteciler, yara almış demokrasi,

Böyle bir cehalete karşı biz mücadele verdik diye,

Meşaleler yakacağız.

Biz halkız, biz hep varız, sen hiç olmadın ki diyebilmek için.

YORUM EKLE