TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, Ankara Barosu’nun 14. Uluslararası Hukuk Kurultayı’nda basın özgürlüğü, gazetecilerin sorunları ve 10 Ocak’ın anlamına dikkat çekti.

Sibel Güneş’ten Basın Özgürlüğüne Vurgu

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş, Ankara Barosu tarafından düzenlenen 14. Uluslararası Hukuk Kurultayı’nda gazeteciliğin içinde bulunduğu koşullara dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. 9–11 Ocak 2026 tarihleri arasında Ankara’da, TBB Litai Otel’de gerçekleştirilen kurultay kapsamında, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla “İfade Özgürlüğü ve Dijital Haklar” başlıklı özel bir oturum düzenlendi.

Oturumun başkanlığını üstlenen Sibel Güneş, konuşmasında gazeteciliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda kamusal bir görev olduğunun altını çizdi. Güneş, eleştirel ve bağımsız gazeteciliğin demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, basın özgürlüğünün zayıflamasının doğrudan toplumun haber alma hakkını etkilediğini ifade etti.

“Gazetecilik Kamusal Bir Hizmettir”

Oturumda Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, akademisyen Can Öztaş ve Varşova Barosu’ndan Av. Katarzyna Okonek de konuşmacı olarak yer aldı. Sibel Güneş, gazetecilerin “suçlu”, “tehdit” ya da “hedef” olarak gösterilmesinin evrensel meslek ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Gazetecilik, kamuyu bilgilendirme, gerçeği ortaya çıkarma ve iktidar odaklarını denetleme sorumluluğunu taşır. Bu yönüyle gazetecilik, yalnızca bir meslek değil, kamusal bir hizmettir. Eleştirel ve bağımsız gazetecilik olmadan demokrasiden söz edilemez.”

Güneş’in bu sözleri, oturumda basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti tartışmalarının merkezinde yer aldı.

Çarpıcı Rakamlar: İşsiz, Tutuklu ve Güvencesiz Gazeteciler

Sibel Güneş konuşmasında, Türkiye’de gazetecilerin karşı karşıya olduğu tabloyu rakamlarla ortaya koydu. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünü kısıtlayan politikalar nedeniyle 12 bini aşkın gazetecinin işsiz kaldığını, bugüne kadar 1000’den fazla gazetecinin tutuklandığını ve halen 10 gazetecinin cezaevinde olduğunu söyledi.

İletişim fakültesi mezunlarının yalnızca yüzde 20’sinin sektörde iş bulabildiğine dikkat çeken Güneş, sendikalaşma oranının ise yüzde 13’ü geçmediğini belirtti. Basın İş Yasası’nın genel iş yasasına dahil edilmesinin uzun süredir gündemde tutulduğunu hatırlatan Güneş, bunun gazetecilerin haklarını daha da zayıflatabileceğine işaret etti.

Oğuz Maraş: Görev Sürem Boyunca Destek Olan Herkese Teşekkür Ediyorum
Oğuz Maraş: Görev Sürem Boyunca Destek Olan Herkese Teşekkür Ediyorum
İçeriği Görüntüle

Dijital Haklar ve Kayyum Uygulamaları Gündemde

Konuşmasında medya kuruluşlarına kayyum atanması, ilan kesintileri, ağır para cezaları ve yayın durdurma yaptırımlarının basın özgürlüğü açısından ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Güneş, bu uygulamaların gazetecilerin iş ve geçim güvencesini de tehdit ettiğini dile getirdi.

Ayrıca dijital platformlarda gazetecilerin emeğinin sömürüldüğünü ifade eden Güneş, gazetecileri koruyacak bir dijital telif yasasının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Dijital haklar konusunun artık ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekti.

“10 Ocak Dayanışmanın ve Mücadelenin Günüdür”

Sibel Güneş, konuşmasının sonunda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün anlamına vurgu yaparak, bu günün sadece bir kutlama değil, aynı zamanda dayanışma ve mücadele günü olduğunu ifade etti.

“Biz TGC olarak, 10 Ocak’ın demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri etrafında ortak bir iradenin ortaya konduğu bir gün olmasını istiyoruz. Gazetecilere yönelik haksız gözaltı ve tutuklamalardan vazgeçilmesini, meslektaşlarımızın tutuksuz yargılanmasını talep ediyoruz,” diyen Güneş, basın özgürlüğü mücadelesinin süreceğini vurguladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ