Yıl 1960.
Köydeki 5 sınıflı ve 50 mevcutlu ilkokulu tek başına Müdür ve Sınıf Öğretmeni olarak idare etmeye çalışan 20 yaşında idealist bir öğretmenimiz var.
1880 doğumlu 80 yaşında bir nine elinde küçük bakır cıngıl olduğu halde okulumuza geldi.
Çok sevdiği torunu sarılık hastalığına yakalanmış.
Doktora götürerek muayene ettirmesi ve ilaç alması mümkün değil.
Yaşlı Nine Köyümüz ilkokulu öğretmeninden izin alarak erkek çocuklarının elindeki bakır cıngıla sırayla işemelerini sağladı.
Daha sonra yaşlı nine elinde bakır cıngıl olduğu halde evinin yolunu tuttu.
Sınıf öğretmenimiz meraklı bakışlarımız arasında özetle bizlere şunları söyledi:
“Ninemizin torunu sarılık hastalığına yakalanmış.
Karda veya kışta torununu Hacıbektaş veya Mucur’a doktora götürmesi mümkün değil.
Sizlerden aldığı idrarı evinde hazırladığı hoşafın içerisine karıştıracak ve böylece torunu sarılık hastalığından kurtulacak.
Ayrıca hasta çocuğun alnı jiletle çizilecek ve pis kanlar dışarıya akacak.
Çocuklar unutmayınız idrar aynı zamanda iyi bir antibiyotiktir.”
Gerçekten bir süre sonra sarılık hastalığına yakalanan okul arkadaşımız tamamen iyileşti ve aramıza katıldı.
KİRPİ ETİ BASURA İYİ GELİR Mİ?
Yine 1960’larda Kırşehir veya Nevşehir’deki köylülerin basur (hemoroid) veya yılancık diye tarif ettikleri rahatsızlık için haşlanmış kirpi eti yediklerine bizzat şahit oldum.
Tıbben bunun bir izahı var mı?
ÇELİK ÇOMAK OYNARKEN YARALANAN ÇOCUĞA NASIL BİR TEDAVİ UYGULANIR?
Köylerde çocukların oynadığı en zevkli oyunlar çelik çomaktı.
Çelik çomak oynarken incinme veya yaralanma olayı olduğunda olay yerine hamur ve çiğ et sarılırdı.
Çiğ et veya hamur sayesinde incinen veya yaralanan yer kısa sürede iyileşirdi.
KURBAĞA ETİ LEZZETLİ Mİ?
Eylül- 1969’da Millet Partisi Genel Başkanı Osman Bölükbaşı beraberinde eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Cemal Turan, eski Milli Savunma Bakanı ve emekli Korgeneral Hüseyin Ataman Paşa ve kalabalık bir hey’et olduğu halde seçim kampanyası çerçevesinde Kırşehir’e gitti.
Heyette ben de vardım.
Orgeneral Tural Paşa ile birlikte Kırşehir’deki bir akrabamızın mütevazi evinde yün yer yataklarında bir gece konuk edildik.
Tural Paşa Genelkurmay Başkanı iken bir komando tatbikatına katıldığını, askerlerle birlikte kurbağa eti yediklerini ve kurbağa etinin de çok lezzetli olduğunu söylemişti.
Demek ki kurbağa eti yiyen Fransızlar ağızlarının tadlarını biliyorlarmış.
NEREDEN NEREYE?