Referandum bitti, gerçek gündeme dönme zamanı!..
Geçtiğimiz Pazar günü sandık başına giderek Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde yapılması istenen değişiklik için oyumuzu kullandık. Türkiye 51.
Türkiye 51.4 oranında, Kırşehirliler de yüzde 53,3 oranında “evet” diyerek tercihlerini kullandılar.
Şimdi referandumun ardından Yüksek Seçim Kurulu’nun üzerinde mühür olmadan kullanılan oyları da geçerli sayılması yönünde aldığı karara tepkiler devam ediyor.
Türkiye’nin önemli kentleri olan İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Eskişehir, Diyarbakır, Hatay gibi illerde seçmenlerin referandumda “hayır” oyu kullanmaları da iktidarı sarstığı yorumları yapıladursun, biz Kırşehir’e bakalım.
Kayseri, Konya, Nevşehir, Yozgat ve Aksaray gibi çevre illerde referandumda yüksek oranda, yani yüzde 65-75 oranında “evet” oyu kullanılırken, Kırşehir’de bu rakamın yüzde 53’lerde olması da tartışılıyor.
Bu tartışmaları da Kırşehir’de iki dönem AK Parti’den milletvekilliği yapan Abdullah Çalışkan başlattı.
17 Nisan’da Ankara Caddesi’nde asfalt çalışmalarının başladığını twitter’dan duyuran Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’ye AK Parti Kırşehir eski milletvekili Abdullah Çalışkan gönderme yaparak "Tebrikler Başkanım da asfalt çalışmasına referandumdan önce başlasaydınız belki Merkezde HAYIR çıkmasına bir nebze olsun engel olabilirdi” diye yorum atmasına Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’den anında karşılık geldi ve twitter hesabından “Kırşehir’den uzak olduğunuz için fark etmemişsiniz sayın Vekilim ama referandumdan 3 ay önce başladı asfalt çalışmaları…” diye karşılık verdi.
Ben biliyorum ki Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, ne Abdullah Çalışkan’la, ne de bir başkalarıyla tartışma, sataşma ve çekişme içine girmek istemiyor. Ama birileri onu plomiklerin içine çekmek, tartışma ortamına sürüklemek istiyor, ama başaracaklarına inanmıyorum.
Kırşehir’de Abdullah Çalışkan ile Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’nin twitter’da karşılıklı mesajlaşmalarını gündeme getiren gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”in internet sayfasına bazı okurlarımız da yorum atarak Abdullah Çalışkan’ı eleştirdiler.
Okurlarımızdan İlker Yılmaz habere attığı yorumda “Sayın Abdullah Çalışkan’ın Kırşehir’e ne faydası olmuş ki bir de eleştiri getiriyor???” derken, Antalya’da yaşayan hemşehrimiz Mustafa Altınordu da attığı yorumda “Adam 180 kilometre öteden aylardır Kırşehir e gelmeden Ankara’dan yorum yaparsa adamı böyle tefe koyarlar. Sayın vekil kaş yapayım derken göz çıkarttınız” dedi.
Yine okurlarımızdan Ertuğrul Dönmez de haberimizi yerinde bir haber olarak değerlendirerek “Bu yazıyı imzalıyorum. Eyyyyyy Abdullah Çalışkan, zatı devletlünüz Kırşehir'e ne yaptı ki Kırşehir Belediye Başkanımızdan ince hesap soruyorsunuz? Bilmediğimiz öğrenme bahtiyarlığına eremediğimiz bir hizmetiniz varsa bilelim paylaşalım. Yoksa susun Ak Parti'ye daha çok hizmet etmiş olursunuz” dedi.
Biz bu tartışmaların, söylemlerin takdirini Kırşehir halkına bırakıyoruz.
Yalnız şunu hatırlatmakta fayda görüyoruz.
Biz kimsenin avukatı konumunda değiliz. Biz Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’yi savunacak, kayıracak konumda değiliz. Ama bazı gerçekleri de hatırlatmak herkes gibi bir basın mensubu olarak benim de görevim olduğunu düşünüyorum.
İki dönem Ak Parti’den Kırşehir milletvekilliği yapan ve Kırşehir’e doğru düzgün hizmet getiremeyen, kalıcı bir eser bırakamayan Abdullah Çalışkan’ın, Kırşehir’in alt yapı sorunlarını çözmek için elini taşın altına koyan, Kırşehir’e pek çok güzel hizmet getiren, bu yıl pek çok örnek projeyi hayata geçirmek için var gücüyle çalışan Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’yi eleştirmesini herkes gibi ben de hayretle karşıladım.
Aylardır Kırşehir’de kimsenin görmediği, hiçbir tören ve toplantıda rastlamadığı, sadece referanduma üç gün kala Kırşehir’e gelip, şöyle birkaç yerde görünüp giden, referandumla ilgili hiçbir etkinlik ve çalışmada gözükmeyen Abdullah Çalışkan’ın böyle bir tweet atarak Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’ye gönderme yapması da abesti!..
Eğer Belediye Başkanı Bahçeci’yi altyapı ya da asfalt çalışmalarında birileri eleştirecekse bu mutlaka Kırşehir’de yaşayanlar, Kırşehir’in tozunda, toprağında, çamurunda yaşayıp, ekmeğini yiyip, suyunu içenlerden gelmeliydi.
Neyse bu tartışmalar Bahçeci ile Çalışkan arasında…
Kırşehir’den iki dönem kendisini Milletvekili seçerek Meclise gönderen Abdullah Çalışkan’ı Kırşehir’de kimse “evet” oyunun çıkması için bir çalışma ve gayret gösterdiğini göremedi. Ama iş eleştiriye gelince ortaya çıkıveriyor nedense…
Ben bir de şunu anlamıyorum. Bir kişi milletvekili adayı olup kazanırsa iyi Kırşehir’e ara-sıra uğruyor, aday gösterilip kazanamazsa Kırşehir’e küsüyor, bir daha gelmiyor nedense…
Bugün Kırşehir’deki tören ve toplantılarda, etkinliklerde çok sık gördüğüm mesela bir Hacı Turan da var Kırşehir eski milletvekili... Partisi aday göstermedi diye küsmedi, Kırşehir’den ve Kırşehirlilerden uzaklaşmadı. Mücadele ediyor, partisinde çalışıyor. Bu nedenle Teşkilat Başkan Yardımcısı olarak AK Parti Genel Merkezi’nin programları doğrultusunda il, il, ilçe ilçe dolaşıyor. Kırşehir’den de hiç kopmuyor. Referandum sürecinde de sık sık Kırşehir’deydi.
Şimdi bu Hacı Turan’a kim ne diye bilir ki?
Kırşehir referandum sürecini tam bir demokrasi havası içinde geçirdi. Siyasi partiler seçmenle buluştu, onlara neden “evet”, neden “hayır” demeleri gerektiğini anlattılar. Hiçbir olumsuzluk yaşanmadı. Gerçekten Türkiye’ye örnek bir referandum süreci geçiren Kırşehir, demokrasiye olan inancını ortaya koydu.
Şimdi Kırşehir il genelinde çok az bir oy farkıyla “evet” çıkması siyasi kulislerde çeşitli yorumları da beraberinde getirdi.
Kimisi topu Kırşehir’de devam eden altyapı çalışmalarından dolayı Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’ye atıyor, kimisi de milletvekillerine, kimisi hükümete, kimisi Cumhurbaşkanı’na…
Nedense Kırşehir’de kimse 7 Haziran 2015 seçimlerinde milletvekili çıkaran, 1 Kasım seçimlerinde kıl payı milletvekilliğini AK Parti’ye veren, referanduma Ak Parti ile birlikte giren MHP’ye bir şey demiyor.
Kırşehir’de MHP’lilerin büyük kısmı ile bir kısım Ak Partililerin neden “evet” oyu vermediklerini dillendirmiyor.
Mesela ben şahsen MHP İl Başkanı’nı referandum sürecinde sahada hiç göremedim, nerede, nasıl bir çalışma yaptı bilmiyorum.
Referandum artık geride kaldığına göre, biz yine ülkemiz ve Kırşehir gündemine dönelim.
Daha önceki yazılarımda da belirttiği gibi 2014 ve 2015 yıllarını seçimlerle, 2016 yılını hain FETÖ’nün darbe girişimiyle geçirdi ülkemiz ve Kırşehirimiz.
2017 yılının ilk 4 ayını da referandumla geçirdik. Bu günden sonra artık gerçek gündeme dönmemiz gerekmiyor mu?
Kırşehir olarak kaybedecek zamanımız yok.
Kırşehir’in çözüm bekleyen onca sorunları var. Bunlara daha çok zaman ayırmak bu ili yönetenlerin en başta gelen görevleri olduğunu düşünüyorum.
Yine Kırşehir’de esnaf ve sanatkârların yaşadığı ekonomik durgunluğun aşılması, piyasaların canlanması, işsizliğin azalması için gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor.
Evet, 16 Nisan referandumu ile milletimiz tarihe önemli bir not düşmüştür.
Artık ülkemizin ve ilimizin sorunlarına daha çok zaman ayırıp çözme zamanı.
İşte Milletvekili Mikâil Arslan’ın referandumun ardından yaptığı açıklamada altını özellikle çizdiği birlik ve beraberlik sözleri çok önemli.
Oyunun rengi ne olursa olsun, sandık başına giderek iradesine sahip çıkan bütün Kırşehirli hemşerilerimize teşekkür eden Mikâil Arslan “Artık güzel ülkemiz ve Kırşehir’imizin önünde güzel günler vardır. Yeni projeler, yeni atılımlar, yeni yatırımlar bizi beklemektedir. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da bizler milletimiz için hizmetkâr olmaya devam edeceğiz” diyor.
Bu söze diyecek bir şeyimiz yok.
Artık milletimiz ve Kırşehirli hemşehrilerimiz son sözünü söyledi. Artık söz bu ülkeyi ve Kırşehir’i idare edenlerde.
Hizmet bekliyor, yatırım bekliyor Kırşehirliler…
***
Biraz da gülelim!
MUAYENE
Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve Kocanızın ölmemesini istiyorsanız şu kâğıda yazdıklarımı uygulayacaksınız der:
“1- Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve ise mutlu gitmesini sağlayın.
“2- Öğleleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğle yemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan kısmını da iyi geçirmesine yardım edin.
“3- Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı. Eve gelince eline bir kadeh içki verin dinlenmesini sağlayın.
“4- Onun gönlünü hoş edin.
- "Eğer bu dediklerimi harfiyen uygularsanız kocanızın sağlık yönünden hiçbir problemi olmayacak" der doktor…
Eve geldiklerinde adam karısına sorar:
- "Ne dedi doktor sana?"
- "... Ölecekmişsin.."
***
Sevdiğim bir söz
“Aslını araştırmadan söylenen kötülüklere hemen inanıvermek; gururla, tembelliğin eseridir. Suçluyu meydana çıkarmak isteriz; ama suçları incelemek zahmetine katlanmak istemeyiz.” La Rochefaucauld