Milletvekili CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan:

“Liyakate dayalı kurumsal devlet yapısı her daim temel bir düstur olmalıdır”

CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, liyakatin esas alınması gereken devlet yapısı içerisindeki tek elden atama ve görevden alımları eleştirdi.
CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, devletin tüm kurumlarının içyapısında önemli olması gereken liyakat sisteminin, ortaya koyulan uygulamalara bakıldığında devlet olma ciddiyeti ile bağdaşmadığını hatırlatarak günü kurtarmaya yönelik plansız politikalar uygulandığını belirtti ve tek elden yapılan atamalar ile görevden almalar üzerine sert eleştirilerde bulundu.
Milletvekili İlhan, devletler kamu yönetimi ile ilgili tüm alanlarda gelecek planlamalarını yaparken ülke ve dünya gerçeklerini rasyonel değerlendirip orta-uzun vadeli sonuçları karşılaştırılabilir ve sürdürülebilir uygulamalar yapmak zorundadırlar diyerek liyakate dayalı kurumsal devlet yapısının, devlet olma ciddiyetinin ve sorumluluğunun ise bunu gerektirdiğini ekledi ve günümüzde baş döndürücü hızla değişen rekabetçi dünyaya birey ve devlet olarak uyum sağlamak için temel düsturumuzun da bu olması gerektiği şeklinde sözlerini sürdürdü.
Diğer taraftan Türkiye’de 12 milyona yaklaşan rekor işsiz sayısının devlet yönetiminde bilimsel ve gerçekçi değerlendirme ve de değerlerden uzunca bir süredir ayrı olduğunu gösterdiğinin ayrıca günü kurtarmaya yönelik plânsız politikalar yürütüldüğünün de altını çizen CHP Milletvekili İlhan, tüm bu durumların bugünkü tabloyu acı bir şekilde açıkça ortaya koyduğuna vurgu yaptı.
İLHAN, CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI FUAT OKTAY’A SORDU.
Siyasetin bilim kurumları üzerindeki hegemonyasına da eleştiri getiren İlhan, bağımsız yapılar olması gereken üniversitelere gerçekleştirilen rektör atamaları mevzusunun da tek elden yapılıyor olması sorununa değinerek Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a sırasıyla şu soruları yöneltti:
“Kamu yönetiminde güçlü bürokrasi modelini temel almanın, vizyon ortaya koyabilecek liyakatli kişilerin önünü kapatmakta olduğu ve üst düzey bürokrasi atamalarının tek elden yapılması sorunu aşikar iken Sayın Cumhurbaşkanı'nın da defaatle ifade ettiği gibi bağımsız yapılar olması gereken üniversitelerimizin rektör atamalarında da aynı uygulamada ısrar edilmesi kamuoyunda büyük bir tepki ile karşılanmaktadır. Bilim camiasında da yapısal tıkanmaya yol açan bu sorunu aşmak ve kangren bir yara haline gelmiş olan siyasetin bilim kurumları üzerindeki hegemonyasını kaldırmak için YİK, Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları ve Cumhurbaşkanlığına bağlı diğer kurul/kurumlar olarak idari bir çalışmanız var mıdır?
“Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sonrası tek elden atamaları yapılan üst düzey kamu yöneticilerinin yine aynı yöntemle gerekçe gösterilmeden görevden alınmalarında son zamanlarda bir artış yaşanmaktadır. Yeni hükümet sistemi sonrası atama ve görevden alma yetkisi direkt Cumhurbaşkanına bağlı olan kaç üst düzey bürokrat görevinden alınmıştır?
“Yaklaşık 19 yıldır hükümet olan siyasal iktidar kamu kurumları arasında eş güdümü ve hesap verebilir bir denetimi sağlama noktasında ne gibi çalışmalar yapmıştır? Bir örnek vermek gerekirse yaklaşık 700 bin atanamayan öğretmen ve 600 bine yakın da sağlık personeli beklemektedir. Bunların en az yarısının da atanamayacakları aşikar iken bir devletin en önemli varlığı olan "insan" ile ilgili telafisi çok zor trajik sonuçları olabilecek bu yanlış ve plansız politikaların sorumlusu YÖK müdür? Eğer YÖK ise, şu ana kadar bu sonuçlara sebep olmuş üst düzey YÖK yöneticileri hakkında spesifik olarak hangi idarî işlemler yapılmıştır?” (HABER MERKEZİ)