Havacılık tarihinin en merak edilen sorularından biri, pervaneli savaş uçaklarının dönen pervanelerine zarar vermeden nasıl ateş edebildiğidir. Özellikle II. Dünya Savaşı döneminde geliştirilen bu sistemler, askeri havacılıkta önemli bir dönüm noktası olmuştur.
Senkronizasyon Sistemi Tarihe Damga Vurdu
Pervaneli uçaklarda makineli tüfekler çoğunlukla uçağın burnuna, pervanenin hemen arkasına yerleştiriliyordu. Bu durum, ateşlenen mermilerin pervaneye çarpma riskini beraberinde getiriyordu. Sorunun çözümü ise “senkronizasyon (interrupter gear) sistemi” oldu.
Bu mekanik sistem sayesinde silah, motorun dönüşüyle eş zamanlı çalışıyor; pervane kanatlarının merminin önünden geçtiği anlarda ateş kesiliyor, boşluk oluştuğunda ise atış yapılıyordu. Böylece mermiler pervane kanatlarına çarpmadan hedefe ulaşabiliyordu. Bu teknolojiyi etkin şekilde kullanan ilk ülkelerden biri Almanya oldu.
İlk Denemeler Oldukça Riskliydi
Senkronizasyon sisteminden önce bazı uçaklarda, pervane kanatlarının önüne çelik deflektör plakaları yerleştirildi. Amaç, mermilerin pervaneye çarpması hâlinde sekmesini sağlamaktı. Ancak bu yöntem hem pervaneye zarar veriyor hem de pilot için ciddi riskler oluşturuyordu. Bu nedenle kısa sürede terk edildi.
Alternatif Tasarımlar da Kullanıldı
Bazı uçaklarda silahlar pervaneden tamamen uzak olacak şekilde kanatlara monte edildi ya da itici pervane tasarımları tercih edildi. Ancak bu çözümler nişan alma ve isabet oranı açısından dezavantajlar doğurduğu için yaygınlaşmadı.
Havacılıkta Kritik Bir Adım
Geliştirilen senkronizasyon sistemi, pervaneli savaş uçaklarının etkinliğini büyük ölçüde artırarak hava muharebelerinin seyrini değiştirdi. Bu buluş, modern savaş havacılığının temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Kısacası pervaneli uçaklar, basit ama son derece zekice tasarlanmış bir mekanik zamanlama sistemi sayesinde kendi pervanelerine zarar vermeden ateş edebilmeyi başardı.
Neden Sonra Terk Edildi?
- Daha güçlü motorlar
- Kanatlara yerleştirilen makineli/top sistemleri
- Jet motorlarının ortaya çıkışı
Böylece sadece silah pervanesi silahın ateş hattından geldiğinde mermi fırlatılıyor. Eğer mermi pervaneye denk gelecek olursa ateşi kesiyordu. Tabi bu anlık olduğu için ve hem pervane hem de mermiler güçlü hızlı oldukları için dışardan bakıldığında bir fark göremiyordunuz.

Ama yine de sonuçta dakika başına atılan mermi miktarı ve ateş mekanizmasını karmaşıklaştırdığı için daha sonra Spitfire gibi efsanelerden silah kanatlara taşındı.
İş birbirimizi öldürmeye geldiğinde yaratıcılığımızın haddi hesabı yok.


