Yaklaşık bir yıldır bütün dünyayı olduğu gibi ülkemizi de derinden sarsan koronavirüs salgını nedeniyle aylardır hafta sonları uygulanan sokağa çıkma yasağı bu hafta Kırşehir’de uygulanmayacak. Sebebi Kırşehir’de vaka sayısının orta riskli, yani az riskli iller arasında olması.
    Bu konuda büyük mücadele veren Kırşehir Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki tüm hastanelerde, sağlık ocaklarında, aile hekimliklerinde görev yapan il müdüründen, başhekimlere kadar, doktorundan hemşiresine, sağlıkçısından memuruna kadar herkese minnet ve şükranlarımızı iletiyoruz. Hala büyük risk altında insanlara sağlık hizmeti vermek için her türlü fedakârlığı yapıyorlar. İyi ki varlar…
    Tabi Kırşehir il genelinde kararlar alan ve bunların harfiyen yerine getirilmesi için canla başla mücadele eden Valimiz Sayın İbrahim Akın’a, Belediye Başkanımız Sayın Selahattin Ekicioğlu’na, Emniyet Müdürümüz Murat Türesin’e, Jandarma Komutanımız Albay Ferhat Kuran’a, İl Sağlık Müdürümüz Dr. Ali Bulut’a, polisimize, jandarmamıza, zabıtamıza, kısaca koronavirüs salgınının kontrol altına alınması ve yayılmasının önüne geçilmesi için alınan kararların uygulanmasında görev yapan herkese teşekkür ediyoruz. 
    Pazartesi günü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan “Kontrollü Normalleşme”ye geçişi açıkladı. Kırşehirimiz orta riskli iller içinde olduğu için hafta sonlarında sokağa çıkma yasağı kaldırıldı, yüz yüze eğitim başladı. Aylardır sokağa kontrollü çıkan,  65 yaş üstündekilere uygulanan yasaklar da kalktı.
    Tabi umudumuz “Kontrollü Normalleşme”den de tamamen kurtulup normal yaşantımıza dönebilmek. Ama şimdilik bunun yıl sonundan önce olmayacağını, hatta birkaç yıl süreceğini dillendirenlerin de olduğunu görüyoruz.
    Bu nedenle “Kontrollü Normalleşme”yi normalleştik olarak düşünüp, maske, mesafe ve temizlik kurallarını bir kenara bırakıp, sanki koronavirüs salgını ortadan kalkmış gibi bir düşünce ve davranış içinde girilmemesi gerektiğini de aklımızdan çıkarmamalıyız.
    ***
    Geçtiğimiz hafta Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum Kırşehir’e geldi ve şehrimiz için önemli müjdeler verdi.
Kırşehir’de bağımsız bölümden oluşan eski binaların tespitini yaptıklarını, bunların 1333'ünün yıkımını gerçekleştirip, vatandaşlara her türlü desteği verdiklerini açıklayan Bakan Kurum, Kırşehir'e yapılacak Millet Bahçesi çalışmalarını da yerinde tespit etti ve bir toplantı düzenleyerek bu konuda bilgiler verdi.
 Kaman ve Mucur ilçelerimiz ile birlikte Kırşehir merkezde Millet Bahçesi yapma kararları aldıklarını açıkladı Bakan Kurum.  
Kırşehir ile ilgili başka önemli kararlar da aldıklarına işaret eden Bakan Kurum, "Her zaman eser yapmaktan yana olduk, inşallah aynı anlayışla projelerimizi yürütmeye devam edeceğiz. Bugün yaptığımız istişarelerde Kırşehir'imiz için çok önemli kararlar aldık. Kırşehir'i ihya edecek, tarihi eserleri gün yüzüne çıkaracak, yeşiliyle, doğasıyla, kültürüyle bir cazibe merkezi haline getirecek adımları atma kararı da aldık. Ahi Evran Külliyesi'nin etrafında hem silüetine zarar veren hem de yapı ömrünü tamamlamış binalarımız mevcut. Bu binalara ilişkin bölgede bir kentsel yenileme, kentsel dönüşüm projesi yapma kararı aldık. İlgili bakanlıklarımızla da görüşmek suretiyle proje hazırlayacağız. Vatandaşlarımızla görüşerek onların rızası çerçevesinde, onları mağdur etmeden Ahi Evran Külliyemizin önünde silüetine zarar veren binaları kaldırmak ve vatandaşlarımızı daha sağlam, daha güvenli sosyal altyapısı olan bir projeyi başlatıyor olacağız" dedikten sonra Kırşehir merkezinde yapılacak Millet Bahçesi alanında inceleme yaptıktan sonra Kaman Belediye Başkanı Necati Çolak'ı da ziyaret etti ve ilimizden ayrıldı.  
Evet bir Bakan’ın hele hele yatırımcı bir Bakanın Kırşehir’e gelmesi hepimiz için, hele hele Kırşehir için çok önemlidir.
Nitekim de Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum, Kırşehir’i yakından ilgilendiren önemli projelerle ilgili müjdeler verdi. Ancak Bakan Kurum’un Kırşehir’le ilgili aldığı kararlarda Kırşehir Belediyesi’ni yok sayması Kırşehir halkının yoğun tepkilerine neden oldu. Bu tepkiler de halen siyasi partilerin açıklamaları ile devam ediyor.
Düşünebiliyor musunuz yatırımcı bir Bakan Kırşehir’e geliyor, bırakın halkın oyları ile seçilen bir Belediye Başkanı’nı makamında ziyaret etmeyi, karşılamanın dışındaki hiçbir toplantıya davet edilmiyor. 
Gerçekten bu Kırşehir açısından iyi olmamıştır. 
Kırşehir ne kaybetmişse böyle kısır çekişmelerden ve inatlaşmalardan kaybetmiştir. 
Oysa Kırşehir halkı 15 yıl AK Partili Belediye Başkanlarına oy verip, seçmiş, onlar da Kırşehir’e iyi ya da kötü hizmet etmişlerdir. Eğer onların görevde olduğu yıllarda iktidarda AK Parti değil de bir başka partinin bakanı olmuş olsaydı ve onlarda Kırşehir’e gelip de Belediye Başkanı’nı yok saysalardı, aynı eleştirimizi onlara da yapar ve yapılanın yanlış olduğunu ifade ederdik bütün Kırşehir halkı gibi…
Kırşehir’in seçilmiş Belediye Başkanı’nı dışlamak, onun makamını yok saymak, Kırşehir halkını yok saymak değil de nedir acaba? 
Kaldı ki Sayın Bakan’ın açıkladığı projelerin sorumlusunun ve takipçisinin Kırşehir Belediyesi olduğu aşikârdır.
Evet, bir Bakan Kırşehir’e geliyor, Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu Kırşehir’in sorunlarını yerinde dile getirme fırsatı buluyor, ama onu iktidar partisinin Kırşehir yöneticileri engelliyor, Valilik dışındaki hiçbir programa çağırmıyor. 
Olacak şey mi bu?
Kırşehir ve seçilmiş hiçbir Belediye Başkanı bunları hak etmiyor.  
Elbette her Bakan’ın Kırşehir’e geldiğinde Belediye’yi ziyaret edecek diye bir kural yok. Aynı Bakan örneğin Kayseri’ye gitseydi, oranın Belediye Başkanı başka bir siyasi partiden diye gitmek istemesiydi, ben inanıyorum ki Kayseri’nin seçilmiş milletvekilleri buna izin vermez ve o Bakanı mutlaka o Belediye’ye de götürürlerdi diye düşünüyorum. 
Kaldı ki Bakan’ın Kırşehir’e gelip gidişinden bu yana geçen bir haftalık sürede Kırşehir’in cadde ve sokaklarında, işyerlerinde bu konu konuşuluyor ve Bakan Kurum eleştiriliyor, Bakan’a yanlış yaptırıldığı dillendiriliyor.
Umarız bundan sonra Kırşehir’e gelecek Bakanlar, Kırşehir’in seçilmiş siyasileri de aynı hatayı yapmazlar, sırf “muhalefet belediyesi” diyerek Kırşehir Belediyesi’ni dışlamazlar ve onun başındaki Belediye Başkanı’nı yok saymazlar, onun da halkın oylarıyla seçilen birisi olduğunu unutmazlar.
Çünkü Kırşehir’e yapılan en ufak bir zararı 250 bin nüfuslu Kırşehir halkının göreceğini ilimizin Valisi de, Kırşehir’in milletvekilleri de, bakanlarının da bileceği inancındayım.
Aksi halde, aynı hatalara devam edilirse, buna izin verilirse Kırşehir’in oylarıyla bir yerlerde olanları da Kırşehir halkı ve tarih unutmayacak ve affetmeyecektir. 
Ülkemiz koronavirüs tedbirlerini gevşetip kontrollü normalleşmeye girerken, lütfen ilimizin siyasileri de normalleşmeli, halkın tercihine saygı göstermeli, anormalleşmemeli diye düşünüyorum. Gerisi mi onların bileceği iş!..

***

Biraz da gülelim!

Hırsızlığın böylesi!

Adamın arabası çalınır. 2 gün sonra araba geri gelir ve bir not vardır içinde:
- Özür dilerim, arabanızı çaldım ama karım doğum yapacaktı. Yarın tiyatroya eşiniz ve sizin için 2 bilet aldım. Hatamı telafi etmek için bende orda olacağım…
Adam duygulanır, eşiyle tiyatroya giderler, adam yoktur ama memnun eve dönerler...
Ev... soyulmuştur ve duvarda bir not vardır:
“Abi tiyatro nasıldı?”

***

SEVDİĞİM BİR SÖZ

“Cesurlar sonsuza kadar yaşamazlar, ama korkaklar hiç yaşamazlar.”
Timothy Luce