MHP ve İYİ PARTİ neden kavgalı?



Geçtiğimiz günlerde sözde bir gurup ülkücü Sayın Meral Akşener’in evine gecenin bir vakti giderek sözlü sataşmada bulunmuşlardı. Bunun hiçbir şekilde açıklaması olamaz hem bir kadına hem de gecenin bir yarısı. Bu olay ile ilgili Sayın Bahçeli ve Sayın Akşener sert açıklamalarda bulundu.
MHP lideri Devlet Bahçeli, sosyal medyadan yaptığı açıklamalarla Meral Akşener'i uyararak; "Sayın Akşener HDP’ye Kürt siyasi hareketi diyordu. PKK’lı Demirtaş için af istiyor, CHP’nin yörüngesine gönüllü şekilde giriyordu. Takmadığı maske, yapmadığı makyaj yoktu. FETÖ’nün dümen suyundaydı. Kalkmış MHP’ye eylem ve fikir ortaklarıyla saldırıyor, hakaretler sıralıyor; hadi oradan…" ifadelerini kullanmıştı.
Bahçeli sadece bunları söylemedi; "İyi bellemiş, tekeden süt çıkmaz. Bize saray yancısı, saray paspası, lastik diyen, üzerine binip bir daha da inmediği kıratıyla karanlık vadiler, katran geceler dolaşan Secah Bint Haris’te adap, edep, erdem, insaf, irade, millilik ve siyasi ahlak görülmez, aransa da bulunamaz" diyerek ağır ifadeler kullanmıştı.
Öte taraftan Sayın Akşener de "Taktik hep aynı, başrol oyuncusunun aklına bir şey geliyor. Yancısı kendi bulmuş gibi dillendiriyor. Terörün en büyük finansörleri olan uyuşturucu kaçakçılarını affedelim diyorlar. Hırsızları ihale fesatçılarını affedelim diyorlar. Mafya bozuntularını affedelim diyorlar. Milliyetçi geçinen milliyetçilikten geçinen parti, Türklüğe hakareti af kapsamına almış. Onu da affedelim diyor. 301. Maddeyi de araya sıkıştırmış. 'Tekeden süt çıkmaz' diye uzun uzun anlatıyordu ya hani, evet tekeden süt çıkmaz ama bilinsin ki saray yancısından da milliyetçi olmaz. Milliyetçiden de saray paspası olmaz, olamaz. Milliyetçiler ipeğe sarılı çeliktir. Ne yana çeksen o yana uzayan lastik adamlardan milliyetçi olmaz. Bu af hikâyesini getirir de FETÖ'nün kodamanlarının salıverilmesine bağlarsanız dünyayı size dar ederiz” demişti.
Sonra da Sayın Bahçeli "Bu hanımefendiye son ihtarım, bölmek ve yok etmek istediğin MHP’ye karşı sinir ve sınırları ihlal eden vandal tutumuna devam edersen sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsın. Demedi deme, büyük lafı dinle!" sözüne Sayın Akşener de "Geçtiğimiz hafta evimin önüne kadar uzanan hadiseye değinmek istiyorum. Yaşadığımız onca şeye rağmen artık beteri olmaz diyorduk ama Sayın Bahçeli yine yaptı yapacağını. Türk siyasetine, kara bir leke çaldı. Ne Türkiye, ne de Türk milliyetçiliği için gelecek vaat etmediğini açıkça ortaya koydu. Sayın Bahçeli, sen, Cumhuriyetin kurucu iradesinin, Türk milliyetçiliğinin bayrağını düşürdün. Sen onu, saray kapısına serecektin ki, biz razı olmadık. Milliyetçilik saray bahçelerinde kök salmaz. Kongrede önüme çıkacak cesaretin yok. Kendi delegenin karşısına çıkacak cesaretin yok” cevap vermişti.
Sadece sözler bunlar mı elbette ki değil daha ağırlarını da yaptılar birbirlerine karşılıklı olarak…
Şimdi sırtımızı yaslayıp bu olup bitenlere nasıl bir yorum yapmak lazım gerçekten ifade kullanmakta zorlanıyorum.
Bu sataşmalar, laf sokmalar sadece başkanlık düzeyinde mi oluyor?
Hayır taşra da da benzer şeyler oluyor bunu Kırşehir’deki ülkücü kesim gayet iyi biliyor. Olay genel başkanlık düzeyinde olunca ülkenin gündemine oturuveriyor.
Olay şöyle olmuştur böyle olmuştur, şu bunu yaptı, bu şunu dediler ile açıklığa kavuşulacak bir durum değildir bu durum.
Bu mudur ülkücülük? Bu mudur siyasi saygı hoşgörü? Bu mudur ülkemiz insanların önüne koyup anlatacağımız lider duruşları?...
Yazık tek kelime ile yazık. Ben suçlu filan aramıyorum suçlu her iki tarafta. Birileri perdenin arkasından bu olup bitenlere katıla katıla gülerken sizler de yaptıklarınız ile övünün.
Ülkücü camia bu tür şeyleri hiçbir zaman tasvip etmez edemez.
Demokrasi aşığı Kırşehir’deki hiçbir ülkücü ve milliyetçi bunu tasvip etmez.
Daha dün birlikte yürüdüğünüz ve geçmişiniz birlikteliğiniz olan bir camia bakıyorum acınacak ve kınanacak bir hale gelmiş.
Her iki kanat içinde söylüyorum bu işin açıklaması asla olamaz. İki tarafta yanlış yapmıştır.
Hatta çıkıp ülkücü camiadan ikisinin de lidere yakışır şekilde seçmenlerinden özür dilemeleri gerekir. Yoksa bu sataşmalar, hatta dövüş kavga bitmez.
YORUM EKLE