Milli Eğitim Bakanlığı, sınavla öğrenci kabul eden liselerin belirlenmesine ilişkin yönetmelikte değişikliğe gitti. LGS sonuçlarının açıklanmasına kısa bir süre kala yapılan düzenlemeyle, merkezi sınav puanıyla öğrenci alacak okulların belirlenmesinde uygulanacak kriterler güncellenirken, nihai kararın Bakan onayıyla verileceği hükme bağlandı.
Okullar Yeni Ölçütlerle Değerlendirilecek
Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeye göre, sınavla öğrenci almak isteyen okullar yalnızca akademik başarılarıyla değerlendirilmeyecek. Proje ve program dışındaki faaliyetler, alınan sertifikalar, ulusal ve uluslararası yarışmalarda elde edilen başarılar ile paydaş kurumlarla yürütülen iş birlikleri de değerlendirme sürecinde dikkate alınacak.
Başvurular Ocakta Başlayacak
Yeni sisteme göre okullar, başvurularını ocak ayında il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine yapacak. İl değerlendirme komisyonları, Bakanlığın belirlediği kriterler doğrultusunda rapor hazırlayacak.
Hazırlanan raporlar daha sonra il teklif komisyonları ile Bakanlık bünyesindeki tespit komisyonu tarafından incelenecek. Sürecin tamamlanmasının ardından uygun görülen okullar en geç mayıs ayı sonuna kadar valiliklere bildirilecek.
Fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, mesleki ve teknik Anadolu liseleri ile Anadolu imam hatip liselerinde ise ilgili genel müdürlüklerin teklifi ve Bakan onayı belirleyici olacak.
"Belirsizlikleri Artırabilir" Değerlendirmesi
Eğitimci Feray Aytekin, yapılan değişikliğin yalnızca teknik bir düzenleme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
LGS sonuçlarının açıklanmasına bir hafta kala yeni kriterlerin duyurulmasının öğrenciler ve veliler açısından belirsizlik oluşturabileceğini ifade eden Aytekin, sınav odaklı eğitim sisteminin çocuklar üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.
Aytekin, elemeye ve rekabete dayalı mevcut sistemin çocukların eğitim sürecini olumsuz etkilediğini dile getirdi.
"Eğitim Harcamalarındaki Fark 28 Kata Ulaştı"
Eğitimde sosyoekonomik farklılıkların giderek daha belirgin hale geldiğini savunan Aytekin, ailelerin çocuklarını başarılı okullara yerleştirebilmek için ciddi ekonomik yüklerle karşı karşıya kaldığını belirtti.
En düşük gelir grubundaki ailelerle en yüksek gelir grubundaki ailelerin eğitime ayırdığı bütçe arasında yaklaşık 28 katlık fark bulunduğunu ifade eden Aytekin, bu durumun eğitimde fırsat eşitliğini zedelediğini söyledi.
Bakan Onayı ve Yeni Kriterler Tartışılıyor
Yeni yönetmelikle birlikte sınavla öğrenci alan okulların belirlenmesinde Bakan onayının daha belirleyici hale gelmesinin yeni tartışmaları beraberinde getirebileceğini dile getiren Aytekin, daha önce proje okullarında yaşanan uygulamaları hatırlattı.
Eşit ve objektif kriterlerin uygulanmaması halinde farklı mağduriyetlerin ortaya çıkabileceğini ifade eden Aytekin, öğrenciler, öğretmenler ve veliler açısından belirsizliklerin kalıcı hale gelebileceğini savundu.
"Paydaşlarla İş Birliği" İfadesine Dikkat Çekti
Yönetmelikte yer alan "paydaşlarla yürütülen iş birliği çalışmaları" ifadesinin önemine dikkat çeken Aytekin, benzer düzenlemelerin daha önce de farklı yönetmeliklerde yer aldığını belirtti.
Bu ifadenin gelecekte çeşitli vakıf, dernek ve farklı kurumların okul süreçlerinde daha etkin rol almasına zemin hazırlayabileceğini öne süren Aytekin, kamusal eğitimin korunmasının önemine vurgu yaptı.
Aytekin, yapılan düzenlemenin öğretmen hakları ile öğrencilerin eşit, parasız, nitelikli ve bilimsel eğitim hakkı açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.