Gündem

Kırşehir’in Bu Geleneğini Yeni Nesil Hiç Duymadı!

Kırşehir’in geçmişten bugüne uzanan kültürel mirasında bugün pek çok kişinin adını dahi duymadığı gelenekler bulunuyor. Bunlardan biri de düğünleri adeta bir güç ve yiğitlik yarışına dönüştüren “kelle atma” geleneği

Kırşehir’in geçmişinde düğünler yalnızca evlenen çiftlerin bir araya geldiği törenlerden ibaret değildi. Günler öncesinden başlayan hazırlıklar, yöresel oyunlar, davul-zurna ve farklı yarışmalar düğünlerin önemli parçaları arasında yer alıyordu.

Bu geleneklerden en ilginçlerinden biri ise “kelle atma”ydı.

Düğün İçin Kesilen Tosunun Kellesi Ayrılıyordu

Gürsel Seçilmiş ve Mehmet Atılgan’ın Anadolu Kültürü'nün Nazar Boncuğu: Kırşehir'in Gelenek ve Görenekleri adlı eserinde aktarılan bilgilere göre kelle atma, özellikle Boztepe ilçesine özgü ve uzun yıllar devam ettirilen bir düğün geleneğiydi.

Düğün yapılacak evin en önemli ihtiyaçlarından biri misafirlere ikram edilecek etti. Maddi durumu iyi olan düğün sahibi, düğünden 3-4 gün önce bir tosun keser, hayvanın kellesi ise düğünde gerçekleştirilecek tören için ayrılırdı.

Kellenin atılacağı gün önceden yöre halkına duyurulurdu. Kendisine ve gücüne güvenen gençler ile orta yaşlılar alanda toplanırken, yarışmayı izlemek isteyenler de törene yoğun ilgi gösterirdi.

Kelleyi Toprak Dama Atmaya Çalışıyorlardı

Yarışmanın gerçekleştirilebilmesi için toprak damlı bir ev gerekiyordu. Davul-zurnanın çalmaya başlaması ise törenin başladığının işaretiydi.

Kelleyi atacak kişi sırtını dama döner, kelleyi alt çenesinden ve yanaklarından iki eliyle kavrardı. Ardından kelleyi bacaklarının arasından birkaç kez sallayarak başının üzerinden dama fırlatmaya çalışırdı.

İlk yarışmacı başarılı olamazsa sırayı bir başka “kelleci” alırdı. Bu mücadele, içlerinden biri kelleyi dama ulaştırıncaya kadar sürerdi.

Tören boyunca yöreye özgü yiğitlik ve kahramanlık ezgileri davul-zurnayla çalınarak yarışmacılar cesaretlendirilirdi. Kellenin büyüklüğüne ve damın yüksekliğine göre kimi zaman aynı yarışmada 3, 4 hatta 5 tur atış yapıldığı da olurdu.

Kırşehir düğünleri üzerine yapılan başka bir akademik araştırmada da kelle atmanın düğünün eğlence ve yarışma unsurlarından biri olduğu; katılımcıların kesilen büyükbaş hayvanın kellesini yüksek bir dama ulaştırmaya çalıştığı aktarılıyor.

Başarana Büyük Tezahürat

Kelleyi dama atmayı başaran kişi ise günün kahramanı olurdu.

Başarılı yarışmacı büyük bir tezahürat ve alkışla kutlanır, ardından törene katılan kalabalık hep birlikte kelleyi atan kişinin evine giderdi. Eğlence burada da devam ederdi.

Düğün sahibi tarafından başarılı “kelleciye” ödül olarak elbiselik kumaş verilmesi de geleneğin bir parçasıydı.

Kelle atabilmek herkesin başarabileceği bir iş olarak görülmediğinden, yörede bu konuda ün kazanan “kelleciler” de bulunuyordu.

Amaç Yalnızca Kelleyi Dama Atmak Değildi

Kelle atma geleneğinin temelinde yalnızca bir yarışma bulunmuyordu. Bu etkinlik, gençlerin ve orta yaşlıların güçlerini göstermelerine olanak sağlarken düğüne farklı bir renk ve eğlence katıyordu.

Aynı zamanda insanların bir araya gelmesi, birlikte eğlenmesi ve düğünün toplumsal bir buluşmaya dönüşmesi açısından da önem taşıyordu.

Kırşehir'in farklı yerlerinde kelle atmaya ilişkin uygulamaların bulunduğuna dair başka kayıtlar da var. Örneğin Çayağzı'na ilişkin yerel kültür kayıtlarında, düğünde kesilen tosunun kellesinin gençler tarafından yüksek bir dama atılmaya çalışıldığı ve başarılı olan kişinin kalabalık tarafından kutlandığı anlatılıyor. Akademik kaynaklarda da Kırşehir düğünlerinde “kelle atma” gibi seyirlik oyunların giderek unutulmaya yüz tuttuğuna dikkat çekiliyor.

Bir Zamanların Düğün Eğlencesiydi

Bugün yeni kuşakların büyük bölümünün bilmediği kelle atma, Kırşehir’in geçmişteki düğün kültürünün sıra dışı parçalarından biri olarak kültürel hafızada yerini koruyor.

Toprak damların, kalabalık köy düğünlerinin ve günler süren hazırlıkların giderek ortadan kalkmasıyla bu tür gelenekler de günlük yaşamdan çekildi. Ancak yazılı kaynaklarda ve eski Kırşehir fotoğraflarında kalan izleri, kentin geçmişindeki renkli sosyal yaşamı bugüne taşımaya devam ediyor.

(Kaynak: Gürsel Seçilmiş & Mehmet Atılgan, Anadolu Kültürü'nün Nazar Boncuğu: Kırşehir'in Gelenek ve Görenekleri, Kırşehir Valiliği Kültür Hizmetleri.)