Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Kırşehir’deki iftar programında “Bir yılda Türkiye’nin beşinci partisi olduk” dedi; Türkiye’nin çevresindeki gerilime de dikkat çekti.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla partisinin Kırşehir’de düzenlediği iftar programına katıldı. Partililer ve vatandaşlarla bir araya gelen Ağıralioğlu, konuşmasında hem Türkiye’nin iç gündemine hem de bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Partilerinin kısa sürede önemli bir siyasi destek gördüğünü vurgulayan Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin kuruluşunun üzerinden henüz bir yıl geçmesine rağmen Türkiye siyasetinde dikkat çeken bir konuma geldiğini söyledi.

Programa Anahtar Parti STK İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Çetin, Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Varol Tosun, Anahtar Parti Kırşehir İl Başkanı Cemal Kaya, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“Bir yılda Türkiye’nin beşinci partisi olduk”

Konuşmasında partinin kuruluş sürecine değinen Ağıralioğlu, kısa sürede önemli bir siyasi destek elde ettiklerini belirterek Anahtar Parti’nin Türkiye siyasetinde güçlü bir alternatif olma iddiasını dile getirdi.

Ağıralioğlu, partinin kuruluşundan bu yana geçen süreye dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“161’inci parti olarak kurulduk ama şu anda Türkiye’nin beşinci partisiyiz. Bir yıl gibi kısa bir sürede bu noktaya geldik. Baraj problemi olmayan bir partiyiz. Önümüzdeki dönemde iktidar adaylarından biriyiz. Siyaset bir bayrak yarışıdır. Allah sağlık versin, rekabet er meydanıdır. Bu memleketi sorunlarıyla bulduk. Sorunlarını çözmek için sorumluluk almaya hazırız. Biz kimseyi küçük düşürmeye çalışan bir kadro değiliz. Keşke yapılabilseydi de biz parti kurmak zorunda kalmasaydık. Ama yapılamadı, mecbur kaldık.”

“Etrafımızda bir ateş çemberi var”

Ağıralioğlu konuşmasında Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere de dikkat çekti. Bölgesel gerilimlerin arttığını belirten Ağıralioğlu, Türkiye’nin çevresinde ciddi bir siyasi hareketlilik yaşandığını ifade etti.

Alya Bebek Yaşasın Diye Zekât ve Fitreler Umuda Dönüşüyor
Alya Bebek Yaşasın Diye Zekât ve Fitreler Umuda Dönüşüyor
İçeriği Görüntüle

“Etrafımızda bir ateş çemberi var. Sınırlarımıza kadar gelen bir siyasal gerilim söz konusu. Suriye’de uzun zamandır yükünü çekmek zorunda bırakıldığımız bir tablo var. Bunun bedelini siyasetin ferasetsizliğinden dolayı ağır ödediğimizi düşünüyorum. İran ile Irak arasında geçmişte de gerilim vardı. Irak’ın uzun süredir yaşadığı istikrarsızlık zaten ortada. Yunanistan’ın ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin şımarıklığı var. Adalarda Türkiye aleyhine silah yığınağı yapıyorlar. Yunanistan’ın pervasızlığı ortada. Şimdi buna İran’ın da eklenmesiyle bölgedeki gerilim daha da büyüyor. Böyle bir ortamda hatırı sayılır bir göçmen nüfusuna da ev sahipliği yapıyoruz.”

Türkiye’de aileler, gençler ve esnafın yaşadığı zorluklar

Türkiye’de ekonomik koşulların toplumun geniş kesimlerini etkilediğini dile getiren Ağıralioğlu, özellikle gençlerin ve ailelerin ciddi bir gelecek kaygısı yaşadığını söyledi.

“Çocuklarımız zordadır Türkiye’de. Aileler evlatlarına iyi bir istikbal hazırlamak için büyük bir gayret gösteriyor ama şartlar ağır. Okuyan gençler mezun olduklarında iş bulma kaygısıyla karşı karşıya kalıyor. Okuyamayan gençler ise geçim derdiyle mücadele ediyor. Analar babalar hem kendileri hem de çocukları için zorluk yaşıyor. Esnafımız zordadır. Siftah edemeyen esnaf var. Yüksek enflasyon altında çalışmak, kazanç elde etmek ve işletmesini ayakta tutmak için mücadele ediyor.”

“Kadınlar olmadan memleket ayağa kalkamaz”

Ağıralioğlu konuşmasının sonunda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne de değindi. Kadınların toplumda en fazla sorumluluğu üstlenen kesim olduğunu vurgulayan Ağıralioğlu, kadınların toplumsal hayatta daha güçlü bir şekilde yer alması gerektiğini söyledi.

“Kadınlar gününün yalnızca bir güne sıkıştırılmasını doğru bulmuyorum. Aslında bugün kadınların yılın 364 gününde neler yaşadığını erkeklere anlatma günü olmalıdır. Çünkü memlekette ne bozulursa ilk yükü kadınlar taşır. Enflasyon varsa önce kadınlar hisseder. İşsizlik varsa önce kadınlar hisseder. Sokak güvensiz hale gelmişse ilk önce kadınların yükü artar. Eğitim bozulduğunda da, adalet bozulduğunda da ilk bedeli kadınlar öder. Bu memleket ayağa kalkacaksa kadınların daha fazla inisiyatif alması gerekiyor. Kadınlar olmadan asla başaramayız” dedi.

Muhabir: Nurten Ceylan