Kırşehir’in ilk keçe sanatçılarından Gonca Çelebi, hafta içi ve hafta sonları düzenlediği atölyelerde katılımcılarla birlikte keçeden birçok ürün ortaya çıkarıyor. Dükkanında yüzlerce farklı keçe ürünü bulunan Çelebi, bu sanatı hayat felsefesi haline getirmiş durumda.
Waldorf Felsefesinden ilham
Çelebi, yüzleri olmayan keçe bebeklerini şu sözlerle açıklıyor: “Yaptığım keçe bebeklerin yüzleri yok çünkü bu bebekler Waldorf felsefesinden doğan bebekler. Çocukların oyuncaklarıyla hikâyeler yaratıp oynamaları önemlidir. Bebeklerin yüzünü çocuklar kendi hayal dünyalarında tamamlar.” Hazırladığı özel kutularda keçe sabunları da yer alıyor. İsteğe göre broş, küpe, cüzdan ve kupa gibi ürünler de ekleniyor.
Doğal malzemelerle huzur
Anadolu’da yüzyıllardır varlığını sürdüren keçe sanatı, Çelebi’nin atölyelerinde yeniden hayat buluyor. Katılımcılar, yünün keçe haline dönüşümünü deneyimlerken kendi özgün tasarımlarını ortaya çıkarıyor.
Çelebi üretim sürecini şöyle anlatıyor: “Yünün doğal dokusuyla çalışmak beni yavaşlatıyor ve zihinsel olarak sakinleştiriyor. Atölye sırasında yalnızca ürüne değil, o anın duygusuna da odaklanıyorum. Keçe benim için sadece bir el sanatı değil; aynı zamanda psikolojik iyi oluşumu destekleyen, beni dengeleyen bir alan.”
Kırşehir’de büyük ilgi
Kırşehir gibi küçük bir şehirde keçe atölyelerine gösterilen yoğun ilgi, sanatçıyı mutlu ediyor. Çelebi, son atölyesinde çocuklarıyla birlikte 20 kişinin katıldığını belirterek şunları söyledi: “Üretirken huzur bulmak ve bu huzuru başkalarıyla paylaşmak, yaptığım işi daha anlamlı kılıyor. Herkes dilediği gibi hayallerindeki bebekleri renklendiriyor. Atölye sonunda bebekleri ya da o gün ki yaptığımız çalışma ile mutlu ve huzurlu bir şekilde evlerine geri dönüyor. Çaylar, kahveler eşliğinde mutlu bir şekilde keçe ile bütünleşiyor katılımcılar. İlk kez gelen katılımcılar olduğu gibi düzenli takip eden katılımcılar da oluyor.“




