Kırşehir’de adlarını unutturmayacak hizmet ve eserler bırakabilseler!.. 

Gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”in başlığının altında yıllardır kullanılan “Kale’sinden seyretmeden gördüm deme Kırşehir’i, Ahi Evran’a ermeden sevdim deme Kırşehir’i” sözü Kırşehir sevgimizin bir göstergesidir.
Kırşehir’e hizmet yolunda yarım asır önce gazeteciliğe başlarken, Kırşehir’in menfaatlerini hep kendi menfaatlerimizin önünde tuttuk.
Kırşehir’in gelişip büyümesi için yıllarca dilimizin döndüğünce yazılar kaleme aldık, çalışanlara destek olduk, çalışmayanları eleştirdik.
Ama dönüp arkamıza baktığımızda ne yazık ki, Kırşehir’in gerçek anlamda gelişip büyüyemediğini de üzüntü ile görüyoruz.
Kırşehir’in seçilmişleri ve atanmışları gözlerimin önüne geldi.
Hatırlıyorum da Kırşehir’in bir Valisi Kırşehir’e atamasının yapılmasından bir ay sonra göreve başlamak üzere teşrif ettiğinde kendisini karşılayanlara, makamına oturur oturmaz sesini yükselterek bazı çıkışlar yapmıştı.
Ama bir süre sonra bu çıkışlarının boş olduğunu Vali kendisi de fark etmişti.
Yine hatırlıyorum da dönemin Başbakanının hemşehrisi olan Selahattin Başar yine Vali olarak Kırşehir’e atanmıştı.
Yerel televizyonlarımızdan birinde Kırşehir’in siyasileri ve meslek kuruluşları temsilcileri Kırşehir’in sorunlarını tartışıyor, yanlışları doğruları değerlendiriyorlardı.
Tabi bu eleştirilerden nasibini alan Vali Başar canlı yayına telefonla bağlanıp oradaki katılımcıları eleştirdikten sonra “Allah hepinizin belasını versin!” diyebilmişti.
Kırşehirliler Vali’nin bu çıkışına tepki göstermişler, bunun üzerine Vali Başar bütün Kırşehirlilerden özür dilemek zorunda kalmıştı.
Evet, Kırşehir Orta Anadolu’nun en demokratik ilinin adıdır. Biz bununla onur ve gurur duyarız.
Kırşehir başka illere benzemez.
Kırşehir’de bugüne kadar memleketinin başını önüne eğdirecek hiçbir vatan haini çıkmamıştır.
Hiçbir zaman, hiç kimseye boyun eğmemiş, diz çökmemiş, doğruları haykırmış bir ilin adıdır Kırşehir…
Kırşehir’i ve Kırşehirlileri kimse küçük göremez.
Kırşehir’e hizmet edenleri, etmek için gecesini gündüzüne katarak çalışanların çalışma şevklerini de kimse kıramaz.
Memleketimizin cadde ve sokaklarına, okullarına adını verdiğimiz nice valiler gelip geçti. 
Bir Vali Mithat Saylam’ı, soyadını bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün Kırşehir’deki Baranlı Dağı’ndan esinlenerek verdiği bir Bekir Sami Baran’ı, Kırşehir’de çalışmalarıyla iz bırakmış bir Mustafa Bezirgân’ı, bir Mustafa Yıldırım’ı, bir Lütfullah Bilgin’i, bir İrfan Kurucu’yu, bir Selâhattin Hatipoğlu’nu Kırşehirliler unutur mu?
Biz onları bağrımıza bastık, onlar Kırşehirlilerle kucaklaştı. Bu valilerimizden birçoğu hâlâ Kırşehir’e gelip gidiyorlar, dostlarıyla bir arada oluyorlar. Kırşehirlilerin iyi gününde, kötü gününde bulunuyorlar. Ankara ve İstanbul’daki Kırşehirlilerin düzenlediği etkinlik ve gecelerde yer alıyorlar.
Çünkü onlar Kırşehir’de devletin valisiydi, onlar partizanlık ya da parti valiliği yapmamışlardı, Kırşehir’e hizmetleriyle silinmeyecek izlerler bırakmışlardı. Selâm olsun onlara buradan…
Evet, değerli okurlarım, Kırşehir her alanda hizmete aç bir ildir. Kim bir eser getirmişse Kırşehirliler onları asla unutmaz.
Biz Kırşehirliler siyasi tarihimizde nicelerini milletvekili seçtik. Bunlardan niceleri kendinden büyük konuşup, seçildiği partiye ihanet edip, utanmadan başka partilerin yolunu tuttu!
Oysa onlar Kırşehirlilerin oylarıyla milletvekili seçilmişlerdi.
“Kırşehir’e hizmet getireceğiz!” diye kendinden büyük lâflar ederek Kırşehirlilerin oyunu almışlardı. Hatta demişlerdi ki, “Kırşehir’in haklarını devletten şehit maaşı gibi toptan alacağız.”
Kimi sayayım, hangisini söyleyeyim ki?
Hiçbirisi değmez adammış meğer!
Siz söyleyin bana, şimdi bunlar nerede? Memleketlerine bile gelemiyorlar, insan içine çıkamıyorlar. Bu ceza onlara yeter de artar bile!
Ancak Kırşehir'de milletvekilliği yapmış dostlarım eski Adalet Partili Memduh Erdemir, CHP'li Mustafa Aksoy, ANAP'lı Kâzım Çağlayan, MHP'li Ramazan Mirzaoğlu, AK Partili Mikâil Arslan da hizmetleriyle adını Kırşehir siyasî tarihine altın harflerle yazdırmışlardır. Hepsine buradan selâm olsun, Kırşehirliler onları asla unutmayacaktır.
Özetle, Kırşehir’e kim kalıcı bir hizmet ve eser bırakırsa Kırşehirliler onları hep iyilikle yad edecektir.
Bugün Kırşehir’i yöneten Validen, Milletvekillerinden, Belediye Başkanından biz kendi adımıza bir şey istemiyoruz.
Objektif ve tarafsız olsunlar, partizanlık yapmasınlar, Kırşehir’e ve Kırşehirlilere sahip çıksınlar. Kırşehir’e kalıcı, adlarını unutturmayacak hizmet ve eserler bıraksınlar.
Çok mu şey istiyoruz sizce?