Kırşehir ölmüş de ağlayanı yok!
KURBAN Bayramı yoğunluğunu atmaya çalışırken, bilgisayarımın başına oturdum, ne yazayım, Kırşehir’in hangi konusunu yazayım diye kafa yorarken Kırşehir’in yazmakla bitmeyecek sorunları aklıma geldi. Gerçi yazsam ne çıkar ki! Nasıl olsa kendimiz yazıyor, kendimiz okuyoruz! Takan yok! Üstüne giden yok! Anlayan yok! Gereğini yapan yok! İşte yazmadan, söylemeden edemiyorum.
Gerçi yazsam ne çıkar ki!
Nasıl olsa kendimiz yazıyor, kendimiz okuyoruz!
Takan yok!
Üstüne giden yok!
Anlayan yok!
Gereğini yapan yok!
İşte yazmadan, söylemeden edemiyorum.
Ben yazayım, ilgililer, yetkililer görmezden, duymazdan gelsinler, olan Kırşehir’e olsun!
Kırşehir ölmüş de ağlayanı yok!
Kırşehir insanı kadirşinastır, Kırşehir insanı küçük şeylerle mutlu olan ender kentlerden biridir.
Sessizdir, sakindir, hakkına riayet eder.
Başka iller gibi nankör değildir. Yapılan yatırım ve hizmetleri inkâr etmez, kim yaparsa hep takdir eder.
Başka illere getirilen hizmetlere gıpta eder, seyreder, elinden fazla bir şey de gelmez ne yazık ki…
Kırşehir insanı hava limanları, köprüler, barajlar, limanlar, demiryolları, metrolar istemiyor ki… Zaten iste de havasını alacağını bildiği için kaderine razı bir şekilde kendisine uzanacak bir yardım eli bekleyip duruyor…
Yani biz Kırşehirliler başka illere gelen yatırım ve hizmetleri seyretmekten o illere, ilçelere gıpta ile bakmakla meşgulüz.
Yanı başımızda diyebileceğimiz Kayseri, Konya, Aksaray, Kırıkkale, Nevşehir, Yozgat her türlü devlet yatırımlarıyla donatılıyor. Ankara’dan hareket eden hızlı tren Konya’ya, oradan Eskişehir’e her saat gidip geliyor.
Yine aynı şekilde Ankara’dan çıkan hızlı tren Kırıkkale, Yozgat ve ilçeleri, Kayseri, Sivas ve oradan da Doğu illerine harekete hazırlanıyor!
Nerde Kırşehir?
Bir demiryolu proje atıldı önümüze onunla yatıp, onunla kalkıyoruz, avutulup duruyoruz!
Peki, ne olacak Kırşehir?
Yukarıda sıraladığım illerin Cumhurbaşkanları, Meclis Başkanları, Başbakan Yardımcıları, Bakanları var.
Peki, Kırşehir’in neyi var?
Kırşehir AKP iktidarında pek çok hizmet ve yatırım aldı. Ama bu yeterli mi?
“Seçimlerde iktidarla bir olalım, hizmet alalım!” diye oy verenler ne düşünüyorlar acaba? Memnunlar mı Kırşehir’in bu durumundan?
AK Parti’nin 13 yıllık iktidarı döneminde iki dönem Kırşehir Milletvekilliği yapan Mikail Arslan’ın Kırşehir’e kazandırdığı Ahi Evran Üniversitesi, Polis Meslek Yüksekokulu, Adliye Sarayı, yeni Devlet Hastanesi, TOKİ konutları, Sıdıklı-Sarıyahşi Köprüsü, duble yollar, okullar, ilçelere hizmetler yapıldı.
Bütün bunları Mikail Arslan Kırşehir’e kazandırdı. Bu durumu bütün Kırşehirliler çok iyi biliyor.
Diğer milletvekilleri ne yaptı derseniz, hiçbir hizmet yapamadılar. Şimdi onlar milyarlarca lira maaş alıyorlar o kadar…
Yattı balık, yan gider!..
“Mikail Arslan gitti, Kırşehir’e hizmet bitti” dediğimizde kızıp tepki gösterenler şimdi ne alemdeler?
Kırşehir’in her işi böyle zaten.
Kırşehir’in trenle ne işi var!
Ağabeyim Şevket Güner defalarca yazdı, biz Kırşehirliler hızlı trenden vazgeçtik, kara trene de razıyız, ama o da yok!
Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci de olmasa Kırşehir’e hiçbir hizmet ve yatırım gelmeyecek…
Bugün Kırşehir’de yaşayan bizler Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’nin hizmetlerini fark edemeyebiliriz. Ama dışarıdan gelenler Kırşehir’in son 5-6 yılda ne kadar güzelleşip değiştiğini fazlasıyla idrak ediyor ve bu konuda Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’ye teşekkürlerini ve şükranlarını iletiyorlar.
Eğer Yaşar Bahçeci geçen dönemdeki milletvekillerinden gerekli yardım ve desteği alsaydı, sanırım Kırşehir bugün daha güzel bir konumda olur ve pek çok sorunlarını da çözümlemiş olurdu.
Ama ne yapsın Başkan Bahçeci kendi gayret ve çabalarıyla, gittiği Başbakan’dan, bakanlardan aldığı yardım ve desteklerle bugünkü pek çok projesini hayata geçirdi, bir kısmını da başlattı.
Yani ona ayak uyduracak, Kırşehir’i düşünecek milletvekillerini bizler seçip Meclis’e gönderemediğimiz sürece ne yazık ki Kırşehir bugün içinde bulunduğu genel sorunları çözemez, çözemedi de…
Ama bu dönemde Ak Parti Kırşehir’de iki milletvekilini çıkarırsa sanırım Yaşar Bahçeci Kırşehir’in bütün bu sorunlarını çözümlemekte daha da güçlenecek ve kendisine destek verecek, danışmanlığını yaptığı Mikail Arslan gibi bir milletvekiliyle bu sorunlarına çare bulmuş olacaktır diye düşünüyoruz.
“Kırşehir’e bilmem ne okulu, şu ilçeye yurt, bu ilçeye okul sözü aldık, proje ihalesine çıkılıyor!” diye yıllarca Kırşehir insanını avuttular, ne yazık ki her seçimde utanıp sıkılmadan aday oldular.
Ondan sonra bir başka açıklama yapıyorlar. “Kırşehir marka kent oldu, marka kent yaptık!” diye…
Şimdi sormadan edemiyorum.
Kırşehir gerçekten eğitimde “marka” kent mi?
Dünkü gazetemizde yazdık Bağbaşı’ndaki Akbayır eteklerine yapılan şu lise binalarına bir bakın, daha yolunu bile yapamadan, öğrencilerimizi toz ve toprakta eğitim verirken sizler mi Kırşehir’e marka kent yaptınız?
Kırşehir insanı zekidir, çeviktir. Garibandır. Anne ve babalar Kırşehir’de iş ve aş kapısı olmadığı için yemiyor, içmiyor, giymiyor, yavrularını okutmak için her türlü özveride bulunuyor. Kimi özel öğretmen tutuyor, kimi dershanelere gönderiyor, çocuklar da bütün bunları bildiği için çalışıyor, çabalıyor, sınavlarda başarılı oluyor.
Sonra ne oluyor bu başarılı çocuklar iş ve aşlarını başka illerde aradığı için Kırşehir’i terk edip gidiyor.
Bütün bunları herkes biliyor da Kırşehir’in ne siyasileri, ne il yöneticileri bilmiyorlarmış gibi “eğitimde mark kentiz” diye övünüyorlar.
Siyasilere de övünmek ne de güzel yakışıyor değil mi?
Önce geleceğimizin teminatları çocuklarımıza sağlıklı bir ortamda ders almalarını sağlayacak okulları yapın. Ardından yolunu ve çevre düzenlemesini yapın, onlara kıymet verdiğinizi gösterin, sonra da haklı olarak övünün. Vermeden övünmek niyekine?
Bırakalım okul, yol yapmayı da şu okullarda yaşananları bile çözemiyoruz.
Okul idarecileri, öğretmenler öğrencilerin ellerine bir liste tutuşturuyor, “şunları şunları alacaksınız!” diyorlar, olmadı “şu kırtasiyeden alacaksınız!” diye dayatmalarda bulunuyorlar. Ne yazık ki bu ilin ne Valisi, ne de Milli Eğitim Müdürü bu konunun üzerine gidip “Ya siz ne yapıyorsunuz? Siz kırtasiyecilerle ortak mısınız? Siz niçin öğrencileri, velileri yolunacak kaz görüyorsunuz?” diyemiyor.
Yazık, hem de çok yazık!
Bu sorunu da yazdık, ilgililere duyurduk. Ama demek ki bu ili yönetenlerin gözü kör, kulağı sağır olmuş ki duyuramadık. Bu konuda öğrencilerden ve velilerden özür dileriz.
Ne yapalım biz eşek olduğumuz sürece semeri vuran çok olurmuş!
Bütün bunları Kırşehirliler çok iyi biliyor ve içinde yaşıyorlar. Acaba Kırşehir’e hiçbir hizmetin gelmediğini, yapılmadığını ülkeyi yönetenler biliyor mu?
Sadece Belediye’nin Kent Park projesi, Cacabey Parkı, Ahi Parkı, Aşıkpaşa Masal Parkı, Otogar, TOKİ Konutları dışında elle tutulur, gözle görülür Kırşehir’e hizmet var mı?
Evet, hepimiz bu şehirde yaşıyoruz.
Çıkarcılar, menfaatçiler, ihaleciler, yalaka ve yağcılardan, şakşakçılardan başka kim, “Evet Kırşehir büyüyor, hizmet alıyor! Kırşehir’in nüfusu artıyor, göç durdu, göç alıyor!” diyecek?
Adı Organize Sanayi olan, Organize Sanayi Bölgesi’yle ilgisi olmayan, son yıllarda kaderine terk edilmesiyle, yatırım teşviklerinin kaldırılmasıyla hiçbir yatırımcının gelip gitmediği Organize Sanayi Bölgesi’ni bırakın, Kılıçözü Sanayi Sitesi de tamamen bitmek üzere!
Küçük esnaf ve sanatkarlarımız ya işyerlerini tek tek kapatıp ya Kırşehir’i terk ediyor, ya da işsizler ordusuna katılıyor.
Kırşehir’in termal turizmden gerekli payı alacağını, yeni otellerin yapılacağını söyleyenlerin kulakları çınlasın! Onlara ne kadar güvenmiş, inanmıştık ki!
Hani çevre yolunu yaptılar mı? Bir 25 milyonluk kamulaştırmaya takıldı kaldı, ne çözen var, ne çözmek için çaba gösteren!
Bırakalım çevre yolunu da Akbayır’daki Makissos Otel’le, Terme Oteli’nin yolunu birbirine bağladılar mı?
Ahi Evran Üniversitesi Bağbaşı Yerleşkesi ile Eğitim Fakültesi ve Meslek Yüksek Okulu’nu birbirine bağladılar mı?
Bütün bu saydıklarımız hem termal otellere, hem de Ahi Evran Üniversitesi’ne yapılan en büyük kötülük değil de nedir ki?
“Kırşehir’i seviyoruz, hizmet getiriyoruz” diyenler, onlara oy verenlerin de kulakları çınlasın!
Boş verin, gitsin Kırşehir ölmüş te ağlayanı yok!
Kırşehir’in hiçbir yatırıma, hizmete ihtiyacı yok!
Seçimler yaklaşıyor, yine kapınızı çalacaklar!
Nasıl olsa oyunuzu vereceksiniz. Verenler düşünsün!
Ne diyelim daha… Uzun lâfa gerek yok.
Varsın Kırşehir büyümesin, varsın Kırşehir küçülsün…
Siyasi iktidar sahipleri bütün bunları görmezden, duymazdan gelsinler!..
Bir gün gelecek onlar da Kırşehir’i terk edecek!
Çünkü Kırşehir’in kaybedecek hiçbir şeyi kalmadı.
İşsizliği yoğun olarak yaşayan, sürekli göç verip küçülen Kırşehir’de her şey bitti!
Kırşehir’de bıçak kemiğe dayandı!
Kırşehir’de tuz koktu!
Kırşehir sizlere ömür oldu!
“Kırşehir’e hizmet ettik, yatırım yaptık!” diyenler buyurun cenaze namazına…