24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili genel seçimlerine kısa bir süre kaldı. Parti liderleri meydanlarda, milletvekili aday adayları er meydanına birer, birer
çıktılar.
Özellikle AK Parti’de aday adayı sayısının 25’e yaklaşması dikkat çekti.
Bu arada her belediye başkanlığı ve milletvekilliği genel seçimlerinde adını unutturmamak veya ileride beklentilerine karşılık görmek için aday adayı olanlar da gözümüzden kaçmadı tabi!
Bu düşüncelerle ortaya çıkanlar toplum gözünde kendilerini bitiriyorlar, inanın bıktırdılar, Anadolu tabiriyle “kabak tadı verdiler, tadını kaçırdılar.
Bu tipleri görünce ister istemez “sizlerden başka kimse yok mu?” diyor insan...
İşte siyasi partiler milletvekili adaylarını netleştirerek resmen açıkladılar. Seçime iddialı hazırlanan partilerin milletvekili aday listelerine bakıyorum, tümü ilk kez aday adayı olmuş durumdalar. Bu durum Kırşehir halkını epey zorlayacağa benziyor.
Yıpranmamış, temiz isimlerden ikisi yeni dönemde Kırşehir’in yeni milletvekili olacaklar ve ilimizi Meclis’te temsil edecekler.
Ancak ben öyle bir milletvekili istiyorum ki…
Kırşehir’de doğmuş, Kırşehir’de büyümüş, Kırşehir’de okumuş, Kırşehir ve Kırşehirliye hizmet etmiş, kariyeri ve saygınlığı olan…
Adaylığından önce ve mütevaziliği elden bırakmayan, insanları aşağılamayan, hor görmeyen, saygı duyan, hoşgörüyle, sevgiyle, güler yüzle, tatlı dille yaklaşan…
Kırşehir’in çıkarlarını kendi çıkarlarından üstün tutan tutarak kendisine değil, Kırşehir’e hizmet eden…
Seçildikten sonra kendisini Kaf dağında görmeyen, adayken dil döktüğü, oy istediği, hemşerisini azarlamayan, odasına geldiğinde güler yüzle karşılayıp, derdine yardımcı olan, bir bardak çay ikram eden…
Siyasi ve zengin-fakir ayrımı yapmadan vatandaşa gönülden, dürüst, samimi eşit davranan, yalan söylemeyen…
“Bugün git, yarın gel” demeyen, kapısı kapalı, sekreterleri, danışmanları geçilmez kale olmayan, ulaşılması kolay olan, verdiği sözü yerine getiren, söylediğini yapan, yaptığını söyleyen…
Milletvekilinin adını makamını kullanarak, hava atmayan, devletin memurunu, müdürünü tehdit etmeyen, ne oldum delisi sonradan görme danışmanları olmayan…
Eski hizmet binalarının yıkılarak yenisinin yapılmasını hizmetten sayan değil, gerekli olan hizmet binalarıyla birlikte Kırşehir’de göçü durduracak sanayi tesislerinin kurulmasını, Ankara Kayseri hattı üzerinde hızlı trenin gelmesini, eğitim, kültür ve termal alandaki yatırımların ileri götürülerek gelişmesini sağlayan, göç alan nüfusu ve milletvekili sayısı artan Kırşehir için çalışan…
İki dönemdir Kırşehir Belediye Başkanlığı yapan, bakanları ve bürokratları ikna eden, gerektiğinde masaya yumruğunu vuran, deyim yerinde ise tuttuğunu koparak Yaşar Bahçeci gibi genç ve dinamik milletvekilleri istiyoruz.
1954 yılında ilçe yapılarak ilçeleri elinden alınan kolu kanadı kırılarak küçültülen, nüfusu azaltılan Kırşehir’in eski ilçelerinden Hacı Bektaş, Kozaklı gibi ilçelerin tekrar Kırşehir’e kazandırılması…
Kırşehir Belediye Başkanıyla, Valisiyle, el ele vererek Kırşehir’in sorunlarını çözüme kavuşturmak için çalışan; her şeyden önce Allah’tan korkan, elini vicdanına koyan dürüst, “Kırşehir memleketimdir, vatanımdır, Kırşehir’de yaşayanlar her şeyimdir hemşerimdir” diyerek Kırşehir ve Kırşehirli çalışan milletvekili istiyorum.
Bugün Kırşehir’den milletvekili adayı gösterilen hemşehrilerimize bazen soruyorum, “milletvekili seçilirseniz ne yapacaksınız, hangi vaadlerde bulunuyorsunuz?” diye. Bu konuda net açıklamalar, vaadler alamıyorum dersem şaşmayın.
Şimdi her aday demokrasi, özgürlük, adalet, hukuk gibi söylemleri ön plana çıkartıyor, Kırşehir’de yapılanlara sahip çıkıyor ya da karşı çıkıyor.
Bakalım önümüzdeki günlerde Kırşehir’den milletvekili seçilmek isteyenler bu konuda vaadlerini ortaya koyacaklar ve biz de bunlar arasında tercihimizi yaparak oyumuzu kullanacağız.
Allah nasip ederse milletimiz 24 Haziran’da kendi geleceğine oy kullanarak yeniden bir döneme imza atacak.
Kırşehirliler “Bizlerin sorunlarını çözün, doğruları söyleyip; yalana, riyaya, hırsızlığa, arsızlığa bulaşmadan kanunlara riayet ederek demokrasinin kurallarına uyarak ülkemizi ve bizleri muasır medeniyet seviyesine ulaştırın” diyerek inandığı kendisi gibi düşündüğü milletvekili adayına oy verecek.
Kırşehir’de adayların belirlenmesinin ardından partiler seçim startı verdi, adaylar çarşı Pazar, şehir köy, mahalle , kasaba demeden dolaşıyorlar, vatandaşın nabzını tutuyorlar.
Acaba farkına vardılar mı seçim vatandaşın umurunda mı?
Onların sıkıntıları kederli olduklarını fark edebildiler mi bilmiyorum ama görseler de görmeseler de vatandaş sıkıntılı, onların sorunu tavan yapmış durumda.
Okumuş çocuğu işsiz, yaptığı iş geçimini sağladığı işyerinde sorunlarla boğuşuyor. Hayatın bütün ağır yükü omuzlarına binmiş seçim onun için en son düşündüğü olay olmuş.
Bunun için vekil adaylarımızın işi zor görünüyor sandığa oylar girinceye kadar “ben sıralamayı kazandım, seçilmemem için hiçbir neden kalmadı!” diye düşünebilirler.
İşte bunu düşünenler çok büyük hata yaparlar. Bu gibi yaşanmış binlerce örnekler var. Bunları yazarsak satırlar, kalem kâğıt yetmez. Çünkü bunun örneklerini Kırşehir’de pek çok aday ve parti yaşadı.
Bizler Kırşehir’de yaşayan vatandaşımızın beklentilerini dile getirmek istiyoruz. En önemli olan seçilmiş vekilin iline hizmet getirirken atamalarda işe göre insan seçmesi, partizanlık yapmaması, iline, vatanına insanlara hizmet getirebilme yeteneğini sonuna kadar kullanabilmeli.
Etrafını çeviren, ona akıl danelik yapanların kimliğini, şeceresinin çözüp hareketini öyle yapabilmeli insanların içerisine çıktığında diploma kimliğini unutup, çıktığı toplumda onların seviyesine inebilmeli, onlarla kahvaltı yapıp, akşam yemeği yiyebilmeli.
Kısaca onlarla dertleri beklentileri ile hem hal olmalı, yatırımcının üreticinin esnafın sanayicinin ilin sorunlarını iyi bilip çözümü için ne gerekiyor ise kimsenin etkisinde kalmadan koşarcasına hizmet getirme yarışına girmeli.
İlimizin yatırım konusunda devletin kalkınma sıralamasındaki bölgemizi beşinci bölge yapılması ile alakalı ekonomik getirisini çok iyi analizini yapabilmeli.
Yapılamayan demiryolunu, havaalanı yolunu, Sıdıklı-Sariyahşi Köprüsü bağlantılarını, çevre yolumuzu, Organize Sanayi Bölgesinin sorunlarını, tarımla hayvancılıkla uğraşan insanlarımızın sorunlarını, sağlık hizmetleri sorunlarını, esnaf ve sanatkarın sorunlarını, sanayicinin sorunlarını çözecek, ilimizin sorunlarını bilip ona göre koşacak, yılmayacak, gerekirse tebdili kıyafetle insanlar arasında onların sorunlarını dinleyip onlardan çekinmeyecek seçilmişler olmaları ilimizin büyük kazancı olacaktır.
Oturunca mangalda kül bırakmayan çok siyasetçi gördük, geçirdik. Bol keseden vaatlerde bulunup, hiçbirisini gerçekleştiremeyince kaybolanları unutmadık. Bugün Kırşehir’e gelemeyen, hemşehrilerinin içine çıkamayanları görüyoruz.
Bunun için bugün sahaya inen milletvekili adaylarına âcizane önerim yapamayacakları vaatlerde bulunmasınlar. Doğruları ve gerçekleri anlatsınlar, bizleri kandırmasınlar. Çünkü biz Kırşehir olarak hep yalancı siyasetçilerden bıktık, usandık. İnsanlara tepeden bakan değil, insanlarla helalleşen, onların dertleriyle dertleşen, onların sorunlarıyla alakalı çözümler arayan ve onların sorunlarını çözen, atama bekleyen insanların veya çocuklarımızın atanmasının bir an önce gerçekleşmesini sağlayan, bu doğrultuda üniversiteleri bitirmiş işsiz gezen onca gencimiz var, onların istihdam edilmesiyle alakalı çalışmalar yapmasını isteriz.
Kırşehir’i daha ileriye götürecek, Kırşehir’in sorunlarını görebilecek ve vatandaşın hizmet almasını sağlayacak vekil istemek bizlerin en doğal hakkı değil mi?
Seçilecek milletvekillerimize tavsiyemiz, halkın içinde olsunlar. Kırşehirli olsunlar, Kırşehir’i koçlar gibi temsil etsinler. Biz istiyoruz ki Kırşehir’in sesi gelsin.
Meclis’te konuşsun, Kırşehir’in haklarını savunsun. Gerektiğinde masaya yumruğunu vuracak milletvekili istemek bizlerin en doğal hakkı değil mi?
Seçtiklerimiz Meclise gidince el kaldırıp, indiren olmasın.
Osmanlının temelinin atıldığı yerler burası. Halktan uzak, kopuk görüntüde olan milletvekili istemiyoruz.
Seçilecek vekillerin partisi ne olursa olsun tüm amaçları Kırşehir’e hizmet olsun.
Seçileceklerin Kırşehir’e yakışır olmaları ve bizleri her ortamda en iyi şekilde temsil etmelerini istiyoruz.
Kırşehir’i, yani bizleri en iyi şekilde temsil etmelerini, bizi daha ileriye götürmelerini, halktan kopuk değil, halkla iç içe olmalarını istiyor ve öneriyoruz.
Evet, seçimlere şunun şurasında 24 gün kalmış durumda. Halkın seçimlere hiç ilgisi yok. Çünkü onlar kendi derdine düşmüş. Çoluğu çocuğu yarın ne olacağı bu kararsızlık içinde seçim sonucunu bekleyip göreceğiz.
Mevla’m neyler, neylerse güzel eyler…
***
Sevdiğim bir söz
“İnsanlar yalnızca yaşamın amacının mutluluk olmadığını düşünmeye başlayınca, mutluluğa ulaşabilir.” George Orwell
***
Biraz da gülelim
Caka satarken!
Caka meraklısı bir kadın, hizmetçisine şöyle tembihte bulunur:
“Misafirlerin yanında senden bir şey istediğim zaman o şey bir tane olsa bile, yine bana ‘hangisini efendim?’ diye soracaksın.”
Bu tembihten sonra evde misafir bulunduğu zamanlarda, hanım hizmetçiye seslenir, “Kız Ayten! Git kürkümü getir” dedi mi; hanımın bir kürkü olmadığı halde hizmetçi:
“Hangisini efendim?” Diye sorar. Hanımdan cevap aldıktan sonra kürkü getirirmiş.
Yine bir gün hanım, kapının önünde misafirlerini uğurlarken hizmetçiye seslenir:
“Kız Ayten, çabuk kocamı çağır, misafirler gidiyor, o da uğurlasın!”
Hizmetçi alışkanlıkla sorar:
“Hangisini efendim?”