Kırşehir hükümet binası yeri seçimi, daha önceki yanlışlıklara eklenmesin
Kendi çıkarı için halkın soluğunu kesen halkçıyı görüyor musunuz, güya halkı düşünüyorlarmış, bu gibi beyanatlara gülmekten daha komik bir şey var mıdır? Herhalde yoktur. Ağlamak başka gülmek daha başka, bu gariban halka iki aydır meme veriliyor.
Ağlamak başka gülmek daha başka, bu gariban halka iki aydır meme veriliyor.
Meme veriliyor da emilecek bir şey yok! Somur somur gelen tadı olmayan acayip bir lezzet, fakat bu arada başkalarının somurduğu kıçından çıkıyor.
Bu ne biçim sosyal hukuk devleti, işte halk buna gülüyor. Mantığa bakar mısınız? “Ben seçilinceye kadar seçime devam! Ben ne zaman iktidarda kalacak oyu bana verirseniz!”
İşte demokrasi o zaman işler ve o zaman çok güzel demokrasi olur!
Vay be, ya birileri bize demokrasiyi yanlış öğretti veya biz yanlış anladık. Eğer biz yanlış anlamışsak bunda bir sorun yok. Gayet normal zaten biz akıl fakiri, anlatılanı anlamama özürlü kimseleriz. Yok anlatan yanlış anlatmışsa o zaman durum çok daha da vahim.
Ne demek belli bir çoğunluğun diğer azınlıklar üstüne baskı kurmaya çalışması. Halk ne demiş, “Arkadaş ne yapıp yapın anlasın belli bir noktada birleşin ve bu ülkeyi, içinde yaşayanlara yakışır ve herkesin mutabık kaldığı bir sistemle idare edin” demiş.
Hayır, öyle değil “Benim demokrasi daha güzel, ben başında durursam en iyi demokratik idare o olur!”
Eh ne yapalım biz onları “iyi bilir” diye iyi yere gönderdik ve Payitahta ayak basar basmaz yaşı ne olursa olsun onları ömür boyu sırtımızda taşıyacağımıza söz verdik ve yasayla bunu pekiştirdiler. Biz pekiştirilmesine onay vermedik. Onlar hesabına nasıl geliyorsa öyle yaptılar.
Eh ne yapalım yamukluk yapanı Allah yamultsun ve bildiği gibi yapsın.
Son zamanlarda yazılı basın ve görsel kanallar üzerine büyük baskılar olduğunu söylüyorlar. Doğrudur, fakat bunun halk arasında günlük sohbetlere pek faydası olacağını sanmıyorum. Çünkü toplum olarak okumayı zaten sevmeyiz, toplum sohbetlerini yönlendiren, sivri zekâlılar dediğimiz akıllı insanlardır. Onlar konuşur biz dinler öyle olduğunu kabul ederiz.
Esasında kültürel yoksunluğu fazla olan toplumların sevk ve idaresi çok basit. Toplumu provoke eden yazılı basını yazdırmayacaksın, yani kapatacaksın!
Bu uygulama kâğıt israfını önlediği gibi kâğıt yapmak için kesilen ağaç katliamını da önlenmiş olur. Görsel basın yani TV kanallarına, Ankaralı Ayşe, Ankaralı Namık yabani camız öldüren aslanların yaşantıları ve izdivaç programlarından başka yayınları yasaklayacaksın bu iş biter.
Ara sırada hükümetin yapması gereken isleri halkın başına kakarak ve sanki kendi paralarıyla yapmış gibi reklamını yapacaksın!
Vakit namazlarını 6 veya 7 vakte çıkarmak olabilir mi? Bunun fetvasını alınabilirse vaazla halka duyuracaksın bir problem kalmaz!
Fuzuli harcamalarda bir kısıntıya gidilir mi bilmiyorum, misalin bazı araba firmalarının yalnız Türkiye gibi ülkelere lüks binek arabaları ürettiği söylentileri var bunların ithalini yasaklamak ve özel uçakla sıkışınca kırlangıç gibi yurt dışına sızan sahte milliyetçilerin önünü kesmek ülke idaresinde hayli rahatlama olacağı söylentileri doğrudur.
Halkın devamlı ümit kapısında tutacaksın, değişik vaatlerle aradaki bağı koparmayacaksın, emekli aylıklarını artıracağım falan gibi fısıltı gazetesine ilan verip dinleyeceksin, eh ara sırada ağlamadan sorumlu bakan vasıtasıyla halk arasında ağlama seansları düzenleyeceksin ki, nazarı dikkati başka tarafa kaymasın. Ufak tefek bir kaç yasa değişikliği ile seksen sene ölen ebemi kaldırıp getirsem oda idareci olur.
Kırşehir’de son zamanlarda acil ihtiyaç duyulan bir kaç proje var. Bayağı kârlı bir proje. Hükümet Binası ve Valilik Binası. Bunların neden beraber yapılması düşünülmezken ayrı ayrı iki bina üzerinde duruluyor anlamak mümkün değil.
Hükümet binasına gelince en ideal yeri eski yeri, olmaz ise şehir stadının yeri neden düşünülmez. Hükümet binasını, yap yedi veya sekiz katın temeline iki veya üç kat park yeri olarak ve he mi de paralı gir çık bir veya iki TL al sana binanın bütün masrafı.
Ne demek Özbağ yoluna bina yapmak?
Var mı alt yapısı? Alt yapı deyince bizim mimarlar başka düşünce peşinde olduğu için alt yapıyı bir türlü anlamıyorlar.
Yol ve ulaşım, şehirlerarası ana yol üzerine halkın en çok yoğun olacağı bir resmi daire yapılmaz. Yapılmış hazır Valilik var başka hizmet binası olarak kullan, eski yerine yapılacak binanın en üst iki katını ayır valilik hizmetine. Olmadı mı? Yap maliyenin yerine daha güzel bir bina. Ne gezeliyorsun etrafta? Rant peşinde koşmak bu ülkeyi bu hale getirdi.
Artık tabandan gelen seste duyulsun. Halkın adını kullanarak çıkar peşinde koşanların, zamanı gelince mezar taşına it işetirler. Hükümet binası yeri seçimi, daha önceki yanlışlıklara eklenmesin. Kırşehir’de bir kaç kişi oturmuyor.