Kırşehir eğitimde marka kent, ama…

Salı günü Kırşehir Milli Eğitim Müdürü Şevket Karadeniz, Kırşehir’deki eğitimi değerlendiren bir toplantı yaptı. Karadeniz, Kırşehir’in eğitimdeki başarısının ortalamaların üzerinde olduğunu vurgularken, başarılı okulları TEOG sınav sonuçlarına göre değerlendirdi.


Karadeniz, Kırşehir’in eğitimdeki başarısının ortalamaların üzerinde olduğunu vurgularken, başarılı okulları TEOG sınav sonuçlarına göre değerlendirdi.
Sayın Karadeniz yıllardır Milli Eğitim Müdürlüğü’nde yöneticilik, Kırşehir İmam-Hatip Lisesi’nde müdürlük yaptı. Kendisini yakinen tanırım. Çalışkandır ve dürüsttür.
Kayserili Milli Eğitim Müdürü Osman Elmalı’nın yerine bu göreve atanan Şevket Karadeniz, Kırşehir’in bir evlâdı. Onun Kırşehir’de yapacağı başarılı çalışmalarla bir iz bırakmasını diliyorum. Çünkü başkaları gibi görev süresi bitince Kırşehir’den ayrılmayacak, Kırşehir’in cadde ve sokaklarında bizlerle birlikte olacak. Bu nedenle onun başarılı olmaktan başka bir şansı da yok. Ben bu nedenle onun başarılı olacağına inananlardanım.
TEOG sınav sonuçlarına bakınca Kırşehir’deki okullardaki başarı durumu gözüme takıldı. 2016-2017 TEOG ikinci dönem sorularının tamamını çözen öğrencilerin okullarına bakınca ve en başarılı okulun Cacabey Ortaokulu olduğu ortaya çıkıyor. Cacabey’i 26 öğrenci ile Yunus Emre, eski adıyla Vali Mithat Saylam Ortaokulu izliyor. Geçmiş yıllarda en başarılı okullar arasında yer alan Cumhuriyet’te başarının düştüğü ve 15 öğrenci ile üçüncü sırada yer aldığını görüyorum.
Cumhuriyet’te başarı oranı neden düştü, elbette tartışılacak bir konu. Bence geçici bir binada ve ikili öğretimde öğrenim gören öğrencilerden ancak bu kadar başarı beklenebilir.
İl genelinde başarı sıralamasında Mucur Hürriyet Ortaokulu 11 öğrencinin tüm sorulara doğru cevap vermesi ile dördüncü sırada yer buldu.
Özel okullar içinde ise ilk sırayı Final Ortaokulu 6 öğrenci ile elde ederken, BİL Okulları ile Kırşehir Koleji’nin de 5’er öğrenci ile izliyor.
Ya diğer okullarımız?
Hepsinde 1 ya da 2 öğrenci soruların tümünü cevaplandırmış.
İmam Hatip Ortaokullarındaki başarı oranı da oldukça düşük. Kırşehir İmam-Hatip Ortaokulu’ndan 2, Kaman İmam-Hatip Ortaokulu’nda ise 1 öğrenci soruların tümünü cevaplandırmış.
Oysa Kırşehir’deki tüm modern okullarda İmam-Hatipli öğrenciler eğitim görüyor. Hiçbir sorunları bulunmayan, her türlü imkânlara sahip okullarda başarı oranı neden düşük? İl yöneticilerimiz ve Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin araştırmalarında yarar vardır diye düşünüyorum.
Kırşehir’de eğitimdeki başarı oranının son yıllarda bir düşüşe geçtiği yorumları var. Ancak bunun sorumlusu öğrencilerden, öğretmenlerden kaynaklanmıyor elbette. En önemlisi müfredatın sık sık değişmesi ve binalardaki yetersizlik nedeniyle ikili öğretimin verilmesi.
Düşünebiliyor musunuz yılların Cumhuriyet Ortaokulu’nda sabah 6.00’da gözlerini ufalayarak okula giden sabahçı öğrenciler ile saat 19.00’a doğru okuldan çıkan öğlenci öğrenciden nasıl başarı beklenebilir ki?
Cumhuriyet Ortaokulu’nun Kırşehir’e yakışmadığını ve merkezde büyük bir ortaokula ihtiyacı bulunduğunu açıklayan Milletvekili Mikâil Arslan’ın Kırşehir Lisesi’yle birlikte buraya devasa ve Kırşehir’e yakışır bir Cumhuriyet İlkokulu ve Ortaokulu’nun yapılması için proje hazırladığını ve Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde girişimler yaptığını biliyorum. İnşallah bu çabası kısa sürede hayata geçirilerek, merkezdeki ortaokul sorunu çözümlenmiş olur. Böylece ikili öğretimden tekli öğretime geçilir.
Kaldı ki Başbakan Binali Yıldırım Türkiye’de okulların tekli eğitime geçileceği sözünü verdi ve bu konuda 2019’a kadar tüm çalışmaların yapılacağını, okul yapımına hiz vereceklerini söyledi.
Bu nedenle Milli Eğitim Müdürü Sayın Şevket Karadeniz, Kırşehir’deki eğitimdeki çıtayı daha üst seviyelere çıkarmak istiyorsa önce ikili öğretimdeki okulları tekli eğitime döndürmek için okulların bina sorunlarını çözmeli, derslik sayısını arttırmalı…
Elbette Kırşehir eğitimde bir marka kent. Bu başarı da tesadüf değil. Bu başarının daha üst noktalara, hatta Türkiye birinciliği almaması için hiçbir neden de yok. Kaldı ki Kırşehir’deki öğrencilerin başarılı olmalarından başka bir şansları da yok. Çünkü Kırşehir sanayi şehri değil. Bu nedenle aileler çocuklarının en iyi eğitimi alarak geleceklerini kurtarmaları için çaba sarfederken, okullarda aldığı eğitimin de en üst noktada ve en güzel mekanlarda olmasını istemesinden doğal bir şey olamaz.
Milli Eğitim Müdürü Şevket Karadeniz’in bu noktada gereken çalışmaları yapacağından elbette kuşkumuz yok. Bu konuda Valimiz Necati Şentürk’ün, Milletvekillerimiz Salih Çetinkaya ve Mikail Arslan’ın, hatta Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’nin de Sayın Şevket Karadeniz’e destek ve katkı verdiklerini görüyoruz. İnşallah Kırşehir’de eğitimdeki başarının sorunların kısa sürede çözümlenerek daha da artacağına inanıyorum.
Milletvekili Mikâil Arslan’ın Kırşehir’e modern bir Öğretmenevi hizmet binası kazandırmak için gösterdiği çabaları da yakından takip ediyorum. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gerekli maddi desteği alarak bugünkü Milli Eğitim Müdürlüğü ile yanındaki Mehmet Akif Ersoy Lisesi’nin bulunduğu alana Kırşehir’e yakışır, termal bir otel ve kumpüs içinde bir çok aktivitelerin yapılabileceği Öğretmenevi yapılacak.
Bu nedenle Milli Eğitim Müdürlüğü de yıkılacak. Eski Serhat Dershanesi’nin olduğu bina yapılan düzenlemelerin ardından İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak kullanılacak.
Elbete Milli Eğitim Müdürlüğü böyle geçici binalarda hizmet vermemeli. Ama şu aşamada yapılacak fazla bir şey de yok. Yakın bir zamanda Kırşehir Hükümet Konağı’nın yapılıp hizmete açılmasıyla bugünkü Valilik hizmet binasınden boşalan yere Milli Eğitim Müdürlüğü’nün taşınması plânlanıyor.
Artık 2016-2017 yılı eğitim ve öğretim yılının sonuna yaklaşıyoruz. Önümüzdeki yaz sezonunda yaşanan sorunların en asgari düzeye indirilerek eğitimdeki başarının gelecek yıllarda daha da artmasını bekliyoruz.

***
Biraz da gülelim!

HOCA
Adamın biri cuma günü ölmüş ve gömmüşler.
Oğlu hocaya gitmiş ve "Babam Cuma günü öldü ,öbür tarafta nasıl karşılanır?” diye sormuş.
Hoca sorar:
-Namaz kılar mıydı?
-Hayır! ama Cuma günü öldü.
-Kumarı içkisi var mıydı?
-Hayır ama Cuma günü öldü.
-Kumarı içkisi var mıydı?
-Vardı ama Cuma günü öldü.
-Yalan söyler miydi?
-Evet ama Cuma günü öldü;
Hoca sonunda sinirlenmiş ve “Cuma günü ellemezler ama Cumartesi hallederler.”
Sevdiğim bir söz

“Yalan söylemek beceri ister, biz de becerikli insanlara aşık oluruz”
Necip Fazıl Kısakürek