'Kırşehir Çiğdem' 41. yılına girerken…

Günler, aylar, yıllar o kadar hızlı geçiyor ki… Tıpkı gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”in 40 yılı gibi… 28 Mart bizim için çok özel bir gün… Bugün elinizde tuttuğunuz “Kırşehir Çiğdem” gazetesi 28 Mart 1977 tarihinde yayın hayatına başladı. Ağabey Şevket Güner’in kurduğu ve onunla bugünlere getirdiğimiz, Kırşehir’in, Kırşehirlilerin sesi, gözü, kulağı olan, Kırşehir ve Kırşehirlilere söz söyletmeyen, olgun, seviyeli, nitelikli, kaliteli, Atatürk ilke ve inkılaplarının sonsuz savunucusu olan “Kırşehir Çiğdem” kırk yılını geride bırakarak 28 Mart Salı günü 41.


Tıpkı gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”in 40 yılı gibi…
28 Mart bizim için çok özel bir gün…
Bugün elinizde tuttuğunuz “Kırşehir Çiğdem” gazetesi 28 Mart 1977 tarihinde yayın hayatına başladı. Ağabey Şevket Güner’in kurduğu ve onunla bugünlere getirdiğimiz, Kırşehir’in, Kırşehirlilerin sesi, gözü, kulağı olan, Kırşehir ve Kırşehirlilere söz söyletmeyen, olgun, seviyeli, nitelikli, kaliteli, Atatürk ilke ve inkılaplarının sonsuz savunucusu olan “Kırşehir Çiğdem” kırk yılını geride bırakarak 28 Mart Salı günü 41. yaşına girecek…
Kırkbir kere maşallah…
Dile kolay koskoca 41 yıl…
Yarım asra yakın bir zaman…
Gazeteciliğe adım attığımız ilk günden beri tek çabamız seviyeli ve kaliteli bir Kırşehir gazetesi yayınlamak, Kırşehir ve Kırşehirlilere hizmet etmekti.
Dürüst ve seviyeli, örnek bir gazetecilik ilkesi ile çıktığımız bu yolda, nice olumsuzluklarla karşılaştık. Ama yılmadık, yıkılmadık, mücadele ederek, en önemlisi sabrederek bugünlere ulaştık.
Elbette buraya kolay ulaşmadık. Kendi gayret ve çabalarımızla uçarak değil, deyim yerinde ise sürünerek geldik.
Gazetecilik bizim ilkemizde her düşünce ve fikrin üstün tutulması amacıyla verilen uygarlık savaşında mücadeleyi kalem, kâğıt ve mürekkeple sürdüren alperenlerdir.
İçerikli, kaliteli bir gazetenin okuyucuya sunulması için verilen emek ve çabalar tarif edilemez.
“Kırşehir Çiğdem”i yayınlamaya başladığımız günden bu yana ne zorluklarla karşılaştık, nice engelleri aştık anlatamam.
“Kırşehir Çiğdem” gazetesi olarak bizler, kurulduğumuz günden bu yana, Kırşehir gibi küçük bir ilde yerel gazete olarak ve kısıtlı olanaklarının el verdiği ölçüde içinden çıkıp kendisini hizmetine adadığı kentine karşı ilkeli ve dürüst bir yayın organı olabilmenin sorumluluklarını yerine getirmeye uğraş verdik.
“Kırşehir Çiğdem” Ulusal Kurtuluş Savaşı hedeflerinin ışığında Cumhuriyet rejiminin kurucu ilke, kural ve işleyişleri ile korunduğu sürece Türkiye'mizin iç ve dış güvenliğinin, ulusal bütünlüğünün güvence altına olacağını 40 yıl boyunca sayfalarında haber ve yorumları ile anlatmaya çalıştı.
Kuşkusuz medya kamuoyu yaratmak açısından hala günümüzün en güçlü aracı olarak kullanılıyor. Ancak toplumu yöneten veya yönetmeye çalışanlar da bu aracı istedikleri gibi kullanıp böylece hiç olmayan olayları olmuş ya da hiç söylenmeyen şeyler söylenmiş gibi kabul ettirebiliyor.
Fakat yıllarını bu mesleğe vermiş bizler ve “Kırşehir Çiğdem” gazetesi kurulduğu günden bu yana böyle yapamamış, Kırşehir’i ve gerçekleri yazarak, gündeme getirerek bugünlere ulaşmış ve Kırşehir’in en güvenilir gazetesi olmuştur.
Bizim gibi sanayisi olmayan, turizm potansiyeli yeterince ortaya çıkartılamamış illerde yayınlanan yerel gazeteler tam bir rezalete dönüştü. Gazetecilikten başka her türlü dümen çevriliyor.
Hasbelkader gazeteye benzemeyen, mizanpajdan yoksun, görsel bir güzelliği olmayan, bir ilköğretim öğrencisinin bile daha iyi yazacağı sözde haberleri sütunlarına aktararak, ya da bizlerin emek vererek yaptığı haberleri kopyala-yapıştırla 50-60 adet basıp, resmi yerlere verdikleri bu mevkuteleri gazete olarak kabul etmek basına ve gazeteciliğe de ihanettir.
Bedava dağıttıkları, kimsenin bir kuruş verip abone olmadığı, okumadığı bu sözde gazeteler, bizim gibi ekmeğini gazetecilikten kazanan basın organlarına da çok büyük zarar veriyor.
Kıytırık zavallılar aynı şeyi yapıyorlar. Fikir üretemiyorlar, yazamıyorlar, görmüyorlar, göremiyorlar. Üç kuruşluk menfaat için ona-buna eğiliyorlar. Hangi parti iktidara gelirse onun davulunu çalıyorlar.
Ne yaptığı belirsiz, besleme taifesi, gazeteci pozlarıyla sabahtan akşama kadar kapı kapı dolaşıp onu bunu tehdit ederek, tüm hünerlerini ortaya dökerek, gazetecilik mesleğini de ayaklar altına alıyorlar.
Bugün Kırşehir’de mesleğimizi yaptığını sanan bazı zavallılara bakıyorum ve utanıyorum.
Kim “Kırşehir Çiğdem”e bir ilân ya da reklâm verse ertesi sabah, o işadamı henüz işyerine gelmeden kapıda bekliyorlar. Yarasa gibi, kene gibi, akrep gibi, sülük gibi bulduklarına yapışıyorlar, “Bize de ilân ver” diyorlar.
Kırşehir’de gazetecilikten başka her işi yapanlar, başka işlerde dikiş tutturamayan beslemeler, liboşlar benim mesleğime kirlerini akıtarak lekeliyorlar.
Siyasi partilerin kapılarını bekleyip, ellerine tutuşturulan beş-on lira ile aç midelerini doyuruyorlar, üç-beş kuruşun hatırına olmadık vıcık vıcık yağ kokan haberler yazıyorlar. Hayali, sanal, masa başı haberler uyduruyorlar.
Böyle gazetecilik olmaz olmaz olsun!...
Biz “Kırşehir Çiğdem”i yayınlamaya başladığımız ilk gün, gazetemizin ilkeli, dürüst, kimseye eğilip bükülmeyen, sadece Kırşehir için, Kırşehirliler için taraf olan basın organı olmasını amaçlamıştık. 38 yıldır da bu ilkemizden hiç taviz vermedik.
Malûmunuz 2014 yılında Kırşehir’de yerel gazeteler güç birliğine giderek birleştiler. Biz de yıllarını bu mesleğe vermiş, Kaman’da 40 yıldan fazla bir zaman gazetecilik yapmış Kemal Seyitgazioğlu ağabeyimizin değerli oğlu, bizim de arkadaşımız olan Murat Seyitgazioğlu ve yine 25 yıl Kırşehir’de gazetecilik yapan, yayınladığı televizyon ile Kırşehir’in sorunlarını sürekli gündeme getirip takip eden ağabeyimiz Adem Akkuş ile gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”in adında birleştik.
Son üç yıldır birlikte hiçbir sorun yaşamadan yayınladığımız “Kırşehir Çiğdem” dimdik ayakta. Kırşehir’in en kaliteli ve düzeyli gazetesi olarak yayında…
Şimdi bakıyoruz bizlere “birleşin, güç birliği yapın, renkli ve çok sayfalı Kırşehir’e layık bir gazete çıkarın” diyenler ne yazık ki sonradan ortaklıklarını bozarak tekrar gazete yayınlayanlara yol veriyor. Bu gidişle Kırşehir’de gazetelerin kalitesi daha da düşecek, gazete sayısı da hızla çoğalacak. Bu durum da Kırşehir’e yarar değil, zarar verecektir.
Evet, biz ilkeli tavırları elden bırakmayarak, gazetemizi yayınlaya duralım ama Kırşehir’de basın alanında ne ilke kaldı, ne dürüstlük kaldı, ne basın ilkeleri kaldı. Sahtekârlığın, dolandırıcılığın, söğüşçülüğün adı bu memlekette medyacı oldu çıktı.
Doğru dürüst bırakın haber yazmayı, kendi adına fikrini ve görüşünü ortaya koyacak, Kırşehir adına bir makale yazabilecek durumda bile değiller.
Bu tür medyacı taifesinin çoğaldığı günümüzde bizim gibilerin yapacağı en doğru iş “Ben gazeteci değilim” diyebilmektir.
“Ben gazeteciyim” diye her gün fırıldak komayıp çevirenler çoğaldığı sürece yine vurguluyorum ki “Ben gazeteci değilim.”
Kırşehir basın ve kültür tarihinin kaynak adamı, kıymetli hemşerimiz, üstadımız Cevat Hakkı Tarım bugünleri görebilseydi elli yıl önce yayınladığı ve başyazarı olduğu “Kırşehir Vilayet” gazetesinde “Mesleğimiz siyaset değil, memleket irfanına hizmettir” sözünü eder miydi?
“Kırşehir Vilayet” gazetesinin başlığında kullandığı yukarıdaki cümleye yanar, o da bizim gibi isyan ederek “Ben gazeteci değilim” der, Hürriyet’in kurucusu büyük gazeteci Sedat Simavi’nin önerdiği gibi “Menfaatin için bükülüp satılacağına, kalemini kırıp" atardı.
“Kırşehir Çiğdem” gazetesini taklit ederek, haberlerimizi, yorumlarımızı kullanan sahtekâr gazeteci bozuntuları varsın böyle gazetemizi taklit etmekle uğraşıp dursunlar. Zaten Kırşehir halkı da biliyor ki, taklit hiçbir zaman aslı demek değildir.
Bugün 41. yıla girerken okurlarımızdan, hemşerilerimizden özür dileyerek biraz da mesleğimizin içine düştüğü durumu anlatmak için bunları yazmak zorunda kaldım.
Kırşehir’in çözüm bekleyen sorunlarını yüreklice gündeme getiren, eleştiren, yazıp çizen Kırşehir’de kaç gazete var ki?
Peki Kırşehir’e gelen Başbakan ya da Cumhurbaşkanı için gazetesinin bir sayfasını Kırşehir’in sorunlarına ayıran kaç gazete var ki?
Bana sorarsanız her şeyi unutmaya başladığımız bir dönemden geçiyoruz.
Geçmişimizi unutuyoruz...
İnsan olduğumuzu, mesleğimizi ve o mesleğin asli görevlerini unutuyoruz.
Vicdanımızı susturuyoruz...
Önceliklerimizi şaşırıyoruz.
Bir yalanın içine kaybolmuş gidiyoruz.
Kurgulanmış hayatlar yaşıyoruz.
Böylece elbirliği ile gazeteciliği de ayağa düşürmüş olmuyor muyuz!
Bu mesleğe yıllarını vermiş, ekmeğini gazetecilikten kazanan gerçek gazetecilerin işlevini ne yazık ki ulusal medyada olduğu gibi Kırşehir’de de ihale takipçisi, söğüşçü, liboş, besleme, tehdit ve şantajcı soytarılar yürütmeye başladı. Çıkardıkları gazeteler de aynı kendilerine benziyor. Adıyla bir makale yazamayanlar sırıtıyor görüyorsunuz.
Bunlardan utanç duyuyoruz, ama elimizden hiçbir şey de gelmiyor ne yazık ki!
Bugün Kırşehir’de sürekli basın kartına sahip iki gazeteci var. Birisi ağabeyim Şevket Güner, birisi de ben.
Şöyle bir bakıyorum bu yalaka, soytarı, medyacı bozuntuları hepsi de kutsal mesleğimizi ayaklar altına alıyor, biz de seyrediyoruz!
Bu arada mesleğinde emekli olmuş bizleri, bu meslekte yetiştirip Kırşehir basınına kazandıran, ustamız, ağabeyimiz Dursun Yastıman’ı bugün saygı, sevgi ve şükranla anıyor, ellerinden öpüyorum. Ona buradan sağlıklar, mutluluklar diliyorum.
Aynı onun gibi kalemini satmayan, dürüst gazetecilik yaptığımız Kırşehir’de şimdi ne iş yaptığı belirsiz, soytarılara bakınca, bu ili yönetenlerin sessizliği karşısında şaşırıyoruz. Onlar da meydanda istediklerini yaparak, haram parayla köşe dönüyorlar ne kadar acı değil mi?
Bugün Kırşehir’de herkes ilan ve reklamını “Kırşehir Çiğdem”e veriyorsa, herkes “Kırşehir Çiğdem”i okuyorsa, dürüst gazetecilik yaptığımız içindir.
Yarım asra yakındır yayınladığımız “Büyük Kırşehir’in, Büyük Gazetesi” olmakla onur duyduğumuz “Kırşehir Çiğdem” yıllardır Kırşehir’de lider gazete olmakla övündü, hala da lider olma özelliğini koruyor.
Kırşehir basın tarihine adını dürüstlüğü ile, kalitesi ile, Kırşehir’e sahip çıkması ile, kalemini satmayan yazarlarıyla, altın harflerle yazdırmış, basın ödülleri almıştır “Kırşehir Çiğdem” gazetesi…
Yıllarımı verdiğim, ağabeyim Şevket Güner’le bugünlere getirdiğimiz “Kırşehir Çiğdem” gazetesi bugün 41. yaşına girerken, 40 yıldır bizi takip eden, bizi destekleyen, bütün Kırşehirlilere, il yöneticilerimize, sivil toplum kuruluşları temsilcilerine, mesleğini dürüstçe yapan, eğilip bükülmeden satmayan, Atatürk ilke ve inkılaplarıyla yürüten meslektaşlarımıza selam olsun…
Nice yıllara “Kırşehir Çiğdem...”