Temsilcimiz Kırşehirspor, Cumartesi günü deplasmanda karşılaştığı Kayseri Erciyes 38 FK karşısında sahadan 3-2 mağlup ayrılarak önemli bir fırsatı kaçırdı. Aslında karşılaşmanın genel görüntüsüne bakıldığında, alınan bu mağlubiyetin sadece bir skor olmadığı; takımın bazı temel sorunlarının bir kez daha gün yüzüne çıktığı bir maç olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Sezona yüksek maliyetli bir kadro kurarak başlayan ve hedefini üst sıralar olarak belirleyen Kayseri temsilcisi, sahaya doğal olarak daha yüksek motivasyonla çıktı. Play-Off hedefi olan bir takımın sahaya koyduğu mücadele ile ligde rahat bir konumda olmayan bir takımın psikolojisi arasındaki fark zaman zaman sahaya da yansıdı.
Buna rağmen temsilcimiz maça oldukça iyi başladı. Yeşil-beyazlı ekip, karşılaşmanın başlarında Çağdaş Şendur’un attığı golle 1-0 öne geçerek deplasmanda önemli bir avantaj yakaladı. Ancak futbolun en kritik anlarından biri olan devreye girilirken yaşanan konsantrasyon kaybı, maçın kaderini değiştirdi. İlk yarının son bölümünde peş peşe gelen gollerle soyunma odasına 2-1 geride gitmek, maçın psikolojik üstünlüğünü tamamen rakibe verdi.
Oysa ki devreye 1-0 önde girilebilseydi, ikinci yarının hikâyesi çok farklı yazılabilirdi. Deplasmanda öne geçmiş bir takımın oyunu kontrol etmesi, tempoyu düşürmesi ve rakibin risk almasını beklemesi mümkündü. Fakat futbolda küçük detaylar çoğu zaman büyük sonuçlar doğuruyor.
Bu karşılaşmada dikkat çeken bir diğer konu ise kadro tercihiydi. Teknik heyet, geçtiğimiz hafta sahamızda oynadığımız Mazıdağı Fosfatspor karşılaşmasındaki kadroyu aynen sahaya sürdü. Ancak orta sahadaki üretkenlik ve oyun kurma konusundaki sıkıntıların devam ettiği açıkça görüldü.
Artık sezonun bu bölümünde bazı gerçekleri görmek gerekiyor. Orta sahada ciddi bir revizyona ihtiyaç olduğu ortada.
Son iki sezonunu Bölgesel Amatör Lig’de geçiren ve o ligde bile düzenli forma şansı bulamayan bir oyuncudan bu seviyede çözüm beklemek ne kadar doğru, bunu teknik heyetin yeniden değerlendirmesi gerekiyor. Futbol, duygularla değil gerçeklerle yönetilen bir oyun.
Hatırlanacağı üzere temsilcimiz deplasmanda 12 Bingölspor karşısında aldığı galibiyetle önemli bir moral yakalamıştı. Ancak o maçın ardından oynanan iki karşılaşmadan sadece 2 puan çıkarılması, kazanılan avantajın büyük ölçüde kaybedilmesine neden oldu. Kaybedilen 4 puan sadece puan tablosunda değil, taraftarın moralinde de önemli bir kırılma yarattı.
Ligdeki tabloya baktığımızda ise durumun ciddiyeti daha net görülüyor. Puan sıralamasında temsilcimizin hemen altında küme düşme hattındaki takımlar bulunuyor. Bu hafta Diyarbekirspor hanesine 3 puanı yazdırırken, Kilis Belediyespor deplasmandan 1 puan çıkardı. Bu sonuçların ardından düşme hattı ile aradaki puan farkı yalnızca 3’e kadar geriledi.
Açık konuşmak gerekirse, bizim puan kaybettiğimiz haftalarda alt sıralardaki takımların da kazanamaması büyük bir şans oldu. Eğer onlar da galibiyetler alsaydı bugün çok daha stresli ve tehlikeli bir tablo konuşuyor olabilirdik.
Şimdi önümüzde son derece kritik bir mücadele var. Temsilcimiz kendi sahasında yine alt sıraları yakından ilgilendiren bir maçta Diyarbekirspor ile karşı karşıya gelecek. Bu karşılaşma sadece 3 puanın değil, aynı zamanda sezonun gidişatının da belirleyicilerinden biri olacak.
Kolay bir maç olmayacağı kesin. Ancak bu noktada yapılması gereken şey çok net: Takımın motivasyonunu yükseltmek, sahaya daha dirençli bir oyun koymak ve taraftarın desteğini arkasına almak.
Futbolda bazen bir galibiyet sadece üç puan anlamına gelmez. Moral getirir, özgüven kazandırır ve takımın geleceğe daha umutla bakmasını sağlar.
Kırşehirspor’un şu anda en çok ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak budur.
Temsilcimize Diyarbekirspor karşısında yürekten başarılar diliyoruz. Çünkü bu maç sadece bir karşılaşma değil, aynı zamanda yeni bir başlangıç fırsatı olabilir.


