2013 yılı Şubat ayında İl Özel İdaresi’ne devredilen Karakurt Kaplıcası’nı yeniden ayağa kaldırılacak olan restorasyon projesinde gelinen aşamaya ilişkin Kırşehir kamuoyu ilgililerden açıklama bekliyor.
Restorasyon çalışmalarının yapılmadan Karakurt Kaplıcası’nın yap-işlet-devret modeli ya da kiralama şeklinde işletmeye açılması yönündeki karar alındı, ancak restore edilmeyen kaplıcanın sağlık turizmine ne kadar katkı sağlayacağı muamma.
Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan Karakurt Kaplıcası ve Şifahanesi’nin sağlık turizmine kazandırılması noktasında Kırşehir’de seçilmiş ve atanmışlar başta olmak üzere tüm sivil inisiyatiflere düşen büyük görev yine yerine getirilmedi.
Hem ısınmada, hem de enerji olarak kullanımda yenilenebilir enerji olarak büyük bir öneme sahip olduğu bilinen termalin gelişimi için ilimizde toplantılar düzenlense de Karakurt Kaplıcası’nda yıllardır süregelen belirsizliğe geçtiğimiz yıl yaptığı girişimlerle son noktayı koymayı amaçlayan Kırşehir Kent Konseyi’nin çalışmalarına kaynak sağlanamadığından restorasyon projesinin hayata geçirilemediği belirtilirken, Bursa Üniversitesi’nden Yüksek Mimar Doç. Dr. İbrahim Yılmaz ile Sanat Tarihçisi Doç. Dr. Doğan Yavaş tarafından proje hazırlanmıştı.
Hatırlanacağı üzere Kırşehir'in yaklaşık olarak 16 kilometre batısında Karalar köyü sınırları içerisinde yer alan ve araştırmalara göre, Selçuklu hükümdarı Kılıçarslan tarafından 1135 yılında Selçuklu beylerinden Karakurtbaba adına yaptırıldığı sanılan ve 2013 yılı Şubat ayında kira sözleşmesi feshedilerek İl Özel İdaresi'ne devredilen Karakurt Kaplıcası’nın kapıları kaynatılarak, işletmeye son verilmişti.
Kırşehir’de birçok alanda yaptığı farklı faaliyetlerle çalışmalarını sürdürerek, tarihi ve kültürel değerlere sahip çıkan Kırşehir Kent Konseyi’nin girişimleri Karakurt Kaplıcası’nın ayağa kaldırılarak ve yeniden sağlık turizmine kazandırılması Kırşehir’de en çok esnaf ve sanatkarı sevindirirken, geçen bir yıllık sürede restorasyon projesindeki gelişmelere ilişkin kamuoyunun bilgilendirilmemesi de projenin rafa kalktığı düşüncesine neden oldu.
Kurulduğu günden bu yana “Şehrin sakini değil, sahibi ol” sloganıyla faaliyetlerini sürdüren ve bünyesinde oluşturulan çalışma grupları ile birçok faaliyeti yürüten Kent Konseyi’nin girişimleri ile önemli bir adım atıldı, ancak şehrimizin yenemediği makus talihi yine önüne bent oldu.
Kent Konseyi Başkanı Tahsin Üçgül, Karakurt Kaplıcası’nın yeniden sağlık turizmine kazandırılması noktasında yürütülen projenin bundan sonraki aşamasındaki en büyük görevin Kırşehir’e düştüğünü belirtmiş ve kaynak sağlanması noktasında başta Vakıflar Genel Müdürlüğü olmak üzere diğer yetkililere çağrıda bulunmuştu.
KIRŞEHİR ŞANSINI KULLANAMADI!
Karakurt Kaplıcası’nın Kırşehir için büyük bir şans olduğunu belirten Sanat Tarihçisi Doç. Dr. Doğan Yavaş, “Osmanlı arşivlerinden bulduğumuz belgelerle elimizdeki verileri daha da güçlendirdik ve proje bu şekilde hazırlandı. Şehirler sahip olduğumuz kültür varlıklarıyla yaşıyorlar. Selçuklu döneminden günümüze yüzü aşkın han, kervansaray, sultan hanı dediğimiz alanlar var İpek Yolu üzerinde. Bunlar itina ile yapılan ve hakikaten emniyeti sağlanan çok iyi hizmetler veren yapılar, fakat günümüze baktığımızda bunların büyük çoğunluğu otoyolların, ulaşım yollarının değişmesiyle atıl kalmış. Kırşehir için hakikaten büyük bir şans olan Karakurt Kaplıcası’nın hâlâ güzergah üzerinde olması hakikaten çok büyük bir şans hem Karakurt için, hem de Kırşehir için. Bu bizi de çok heyecanlandırdı. Yaklaşık 1,5 yıldır çalışıyoruz proje üzerinde. Mutlu son, kuruldan da geçti ve bundan sonra inşallah hızlı bir şeklide bu yapının ayağa kaldırılması ve Kırşehir kültürüne, turizmine ve sağlık turizmine kazandırılması sağlanacak. Biliyorsunuz ülkemizde sağlık turizmi gelişiyor. Ülkemizde ılıca, kaplıca yörelerinde yapılan tesislerin bir kısmı hep yabancılar tarafından zaten satın alınmaya başlandı. Bu büyük bir potansiyel, onun için bunlar göz önünde bulundurulduğunu da inşallah Kırşehir için büyük şans olacak ve alanın da turizm alanı ilan edilmesiyle Kırşehir’e katkı koyacağını düşünüyoruz ve bunu diliyoruz. Bundan sonra top artık sivil toplum örgütlerinde” şeklinde açıklamalarda bulunmuştu.
Yüksek Mimar Doç. Dr. İbrahim Yılmaz, “Karakurt Kaplıcası, Selçuklu döneminde yapıldı. Birçok araştırmacı tarafından ifade edilen ve günümüze oldukça özgün özellikleriyle ulaşmış, Kırşehir için önemli ritüellerden bir tanesi. Bu tarihsel yapının ayağa kaldırılması, onarılması ve kullanılması anlamında biz restorasyon çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmaların mimari boyutun ben yapmaya çalışıyorum. Ancak yapının sanat tarihindeki yeri konusunda da Doğan Hocam, çalışıyor. Bu yapıyı ayağa kaldırmak için öncelikle yapılması gereken çalışmaları yaptık ve kuruldan geçirdik. Restorasyon aşamasında ise yapının hangi fonksiyonla kullanılacağı konusunda özellikle Kent Konseyi’nden de bilgi alalım istedik. Çünkü anıtsal yapıyı kullanırsanız koruyabilirsiniz, kullanmazsanız korumanız kesinlikle mümkün değil. Ancak kullanırken de onun yapısına uygun bir fonksiyonla kullanmak esas. Kaplıca turizmi, sağlık turizmi, içinde restorantların, kafeteryaların, piknik alanlarının bulunduğu bir kaplıca oteli şeklinde düşüncelerimiz var. Bu düşüncelerimizi Kent Konseyi ile paylaştık. Biz teşekkür ediyoruz. Kırşehir için bir şans diye düşünüyorum. Asıl zor şey bundan sonra başlıyor. İnşallah Kırşehir’e Karakurt Kaplıcası ayağa kaldırıldığında çok katkısı olur. Biz bunu yayın olarak da uluslararası platformlarda bilimsel anlamda dile getireceğiz, tanıtacağız. İnşallah Kırşehir için hayırlı bir iş olmuş olur” diyerek çalışmanın önemine dikkat çekmişti.
Projenin hayata geçirilmesi noktasında Kırşehir’in gerekli kurum ve kuruluşlara baskı yaparak, Kırşehir’in bir ve beraber olarak Valilik, Belediye ve üniversitenin devreye girmesi beklenmiş, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden destek sağlanması öngörülmüştü.