Gündem

Kaman’ın Renkli Yüzü Serhat, Hafızalarda Hâlâ Yaşıyor

Bir döneme neşesiyle damga vuran Serhat, Kaman sokaklarında iz bıraktı. Renkli kişiliği ve sıra dışı alışkanlıklarıyla hafızalara kazınan Serhat, artık aramızda olmasa da hâlâ Kaman’ın belleğinde yaşıyor.

Bir döneme neşesiyle damga vuran Serhat, Kaman sokaklarında iz bıraktı.

Kamanlıların gönlünde taht kuran Serhat, yıllar geçse de unutulmuyor. Renkli kişiliği ve sıra dışı alışkanlıklarıyla hafızalara kazınan Serhat, artık aramızda olmasa da hâlâ Kaman’ın belleğinde yaşıyor.

Herkesin Serhat’ıydı, Kimse Onu Unutmadı

Kaman’da bir zamanlar onun adını bilmeyen yok gibiydi. Bugünün genç kuşakları belki tanımaz ama biraz yaşı ilerlemiş olanlar için Serhat, sokakların vazgeçilmez bir simasıydı. Her zaman tek başına ama asla yalnız olmayan bir adamdı. Elindeki çuvallarla gezer, çıkardığı kâğıtları parçalayarak göğe savururdu. Yüzünde hep bir tebessüm, içinde tarifsiz bir huzur vardı.

Çocuklar kadar büyüklerin de ilgisini çeken Serhat, çevresindekilere kimi zaman bir oyuncu, kimi zaman bir şair edasıyla yaklaşırdı. Görenlerin aklında, hep o neşeli hâli kaldı.

Küçük Madeni Paraların Filozofuydu

Serhat’ın dünyasında değerli olan tek şey küçük madeni paralardı. Kimi ona bir lira verir, kimi bozukluklarını uzatırdı. Karşılığında ise sadece teşekkür değil, gülümseten cümleler de alırdı.

“Ben kime benziyorum?” diye soranlara, Serhat tereddüt etmeden cevap verirdi:
“Sen Cüneyt Arkın’sın.”
“Sen tam bir Fikret Hakan’sın.”

Ama iş büyük paralara gelince durum değişirdi. Kâğıt para uzatana dönüp şöyle derdi:
“Sen Türkan Şoray’sın, Filiz Akın gibisin.”

Kendi dünyasının kurallarına sıkı sıkıya bağlıydı. Paranın değeri değil, niyeti önemliydi onun için.