İletişim Başkanlığı tarafından, Türkiye'nin 6 Şubat'ta yaşadığı Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin, "Asrın Felaketinin 1 Yılı: İnşa ve İhya Çalışmaları" adlı bir kitap hazırlandı.

Takdim yazısını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaleme aldığı kitap, "Felaketin İzi: Geçmişten Günümüze Yıkıcı Depremler", "Asrın Felaketi: Kahramanmaraş Depremleri", "Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli", "Deprem Sonrası Dayanışma" ve "Türkiye'nin İnşa ve İhya Seferberliği" başlıklı 5 bölümden oluşuyor.

Türkçe ve İngilizce hazırlanan kitapta, "asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremin ilk anından itibaren alınan tedbirlere, yapılan çalışmalara yer veriliyor. Afet sonrası sahada koordineli çalışan ekiplerin yanı sıra uluslararası arama kurtarma ekiplerinin çalışmalarının anlatıldığı kitapta, birlik, beraberlik ve dayanışmanın önemi vurgulanıyor.

Türkiye'yi sarsan büyük depremlerin tarihçesinin infografiklerle anlatıldığı kitapta, Türkiye'nin bu alanda tecrübe ve çalışmaları da istatistiki bilgilerle aktarılıyor.

Kitapta, deprem sonrası yapılan arama kurtarma çalışmaları ve yaraların hızla sarılmasına ilişkin yapılan çalışmalar ile depremden sonra devletin eğitimden sağlığa, çevre ve şehircilikten ulaştırma ve tarıma kadar bölgede her alandaki ihya ve inşa çalışmaları fotoğraflarla ele alınıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın öncülüğünde oluşturulan Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli'nin amacı ve yapılan çalışmalarına da yer verilen kitapta, başta deprem olmak üzere sel, heyelan, yangın gibi iklim krizinden kaynaklanan afetlere karşı yapılan hazırlıklar ile oluşturulan 13 kurul anlatılıyor.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın koordinasyonunda yapılan iletişim ve medya alanındaki çalışmalara da değinilen kitapta, depremlerin ardından sosyal medya platformlarında afet çalışmalarını olumsuz etkileyen dezenformasyon faaliyetleriyle etkin mücadele için yapılan çalışmalara yer veriliyor.

"DEVLET-MİLLET DAYANIŞMASIYLA TARİHİN EN BÜYÜK AFETLERİNDEN BİRİNİN ALTINDAN KALKMAYI BAŞARDIK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kitabın takdim yazısında, devletin depremin ilk anından itibaren hızlı bir refleks göstererek bakanlıkları, kurumları, belediyeleri, sivil toplum kuruluşlarıyla afet bölgesine koştuğunu, yardım ve destek ekipleriyle beraber toplam 272 bini aşkın kamu görevlisinin depremzedelerin yanında olduğunu belirtti.

Milletin de tam bir seferberlik anlayışıyla depremzedelere yardım etmek, onlara maddi ve manevi destek olmak için kendiliğinden harekete geçtiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Devlet-millet dayanışmasıyla sadece kendi tarihimizin değil, tüm insanlık tarihinin en büyük tabii afetlerinden birinin altından alnımızın akıyla kalkmayı başardık. Bu zor süreçte dünyanın 100'ü aşkın ülkesinden arama-kurtarma ekiplerinden barınma imkanlarının sağlanmasına kadar farklı alanlarda çok ciddi yardım ve destek gördük.

Depremin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen kayıplarımızın acısı halen yüreklerimizi yakıyor. 50 binden fazla insanımızı kaybettiğimiz bu felaketi her zaman gündemimizin ilk sırasında tutmaya devam edeceğiz. Depremin 11 ilimizde yaptığı yaralar henüz kapanmadı ancak bu yaraları sarmak, depremin yıktığı şehirlerimizin tamamını konutları, iş yerleri, tarımı, sanayisi, tarih ve kültürel değerleriyle yeniden ayağa kaldırmak için tüm kurumlarımızla yoğun şekilde çalışıyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yazısında, yıkılan şehirlerin inşa ve ihya çalışmalarıyla ilgili bilgi vererek, afetin yıktığı şehirleri eskisinden daha görkemli, daha güvenli ve dayanıklı hale getirinceye kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

Yakın dönemde yaşanan deprem felaketlerinin güvenli şehirler için kentsel dönüşümün önemini ve gerekliliğini gözler önüne serdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başta İstanbul olmak üzere 81 vilayetimize yapacağımız en büyük iyiliğin kentsel dönüşüm hamleleri olduğu kanaatindeyiz. Deprem bölgesinde inşa edilen yeni konutlar ve kentsel dönüşüm projeleriyle önümüzdeki dönemde 1,5 milyonu İstanbul’da olmak üzere 6 milyon yeni konutu ülkeye kazandırmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.

“BÜYÜK DEVLETLER, BU TÜR FELAKETLERDEN ÖNEMLİ DERSLER ÇIKARABİLMESİYLE DE TEFRİK EDİLİR”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise “Asrın Afetinin 1. Yılında Afet İletişimi” Sempozyumu ve "Asrın Felaketinin 1 Yılı: İnşa ve İhya Çalışmaları" kitabı için sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu.

İletişim Başkanı Altun, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak düzenlediğimiz Asrın Felaketi’nin 1. Yılında Afet İletişimi Sempozyumu'muzun hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Birkaç gün önce kaybettiğimiz Alev Alatlı Hocamızın “çok ağır bir keder” diye tarif ettiği asrın felaketinin seneidevriyesinde bir araya geldik.

Bu sempozyumda bir yandan bu bir yılı değerlendirecek, bir yandan da asrın felaketi karşısında gösterdiğimiz asrın dayanışmasını ve şimdi de ortaya koyduğumuz asrın birlikteliğini her şeyden önce “afet iletişimi” boyutuyla işlemeye çalışacağız.

Ulusal ve uluslararası çapta düzenlendiğimiz afet iletişimi alanındaki sempozyum ve panellerin yanı sıra afet ve kriz yönetimi konusunda geçtiğimiz bir yıl içerisinde Türkiye’nin bu konudaki müktesebatına 3 dilde hazırladığımız “Asrın Felaketi” ve “Asrın Dayanışması” kitapları, “Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli Görüşler ve Öneriler” kitabı ve “Afet İletişim Forumu Hazırlık, Müdahale, İyileştirme” kitabı gibi çeşitli yayınlarla katkı sağlamaya çalıştık.

Gök taşına merak salanlar, üniversiteyi adeta taş yağmuruna tuttu Gök taşına merak salanlar, üniversiteyi adeta taş yağmuruna tuttu

Bu yayınlarımızın sonuncusunu da “Asrın Felaketi’nin 1 Yılı: İhya ve İnşa Çalışmaları” adıyla kamuoyunun istifadesine sunduk. 

“Asrın Felaketi’nin 1 Yılı: İhya ve İnşa Çalışmaları” kitabında;

•    6 Şubat depremlerinin büyük felaketler içerisindeki yerini,

•    Deprem sonrası millet olarak ortaya koyduğumuz dayanışmanın tüm veçhesini,

•    En önemlisi, depremden sonra devletimizin ulaşım ve haberleşmeden kültür ve sanata, eğitimden sağlığa, tarımdan dinî ve sosyal hizmetlere kadar bölgede hayatın hemen her alanındaki ihya ve inşa çalışmalarını ele almaya çalıştık.

Bizler yaşadığımız bu acı tecrübenin ardından hiçbir zaman “sadece yaralarımızı saralım ve hayatlarımıza kaldığı yerden devam edelim” düşüncesinde olmadık.

Elbette kaybettiğimiz canlarımızı geri getiremeyiz.

Ancak büyük devletler, bu tür felaketlerden, bu tür olumsuzluklardan önemli dersler çıkarabilmesiyle de tefrik edilir.

Türkiye olarak asrın felaketini afet iletişimi bağlamında bir milat olarak kabul ediyoruz ve bu itibarla kendimize şöyle bir amaç ihdas ettik: Türkiye’nin afet iletişimi noktasında bulunduğu seviyeyi daha ileriye taşımak ve bunun için çok yoğun bir gayret sarf etmek ve bu alanda da akademik ve entelektüel müktesebatı artırmak.

Afet iletişimi, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde inşa ettiğimiz Türkiye İletişim Modelimizin de önemli sacayaklarından biridir.

Bugün afet iletişimi hiçbir ülke için bir tercih değil zorunluluktur. Bizim de Türkiye olarak bu riskleri bütün boyutlarıyla yönetmemiz gerekiyor. Unutmayalım ki riskleri yönetmek, krizleri yönetmekten her zaman daha az maliyetli, her zaman daha doğrudur.

Bu kapsamda “Afet İletişimi”ni çeşitli veçheleriyle masaya yatıracağımız bu 2 günlük sempozyumla

•    “Afet iletişiminin neresindeyiz?”

•    “Önümüzdeki tehditler ve iş birliği alanları nelerdir?”

•   “Afet iletişiminde önemli aktörler kimlerdir ve bu aktörler nasıl hareket etmelidir?” gibi önemli sorulara etraflı cevaplar vermeye çalışacağız.

Sempozyumumuzu teşrif eden Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Sayın İbrahim Şenel'e, AFAD Başkanı Sayın Okay Memiş'e ve katılım gösteren herkese şükranlarımı sunuyorum.” (KAYNAK: CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞI)