Süte su katarak para kazananlar…

Ölçüde, tartıda eksik tartanlar…

Haksızlık yapıp kul hakkı yiyenler…

Haset ve çekemez olanlar…

Asırlar önce Anadolu’da dürüstlüğü, çalışkanlığı, kul hakkını, güzel ahâkı, kardeşliği yaymak ve tesis etmek üzere yola çıkan Ahi Evran-ı Veli, Hacı Bektaş-ı Veli gibi ne büyük değerlerimiz varmıştı bir zamanlar…

Erzincan Başköy’lü Hasan Efendi bir Alevi Dedesi.

Hacca gidiyor. Hacca gittiğinde insanlar şeytan taşlama telaşında.

Parti değiştirenlere Bölükbaşı gibi yemin ettirseler mi ki?     Parti değiştirenlere Bölükbaşı gibi yemin ettirseler mi ki?    

Şeytanı taşlarken, Başköylü Hasan Efendi insanlara şöyle bir baktıktan sonra eline bir taşı almış sinesine vurmaya başlamış.

Bunu gören arkadaşları ve yanındakiler sorar:

"Hasan Efendi neden kendini taşla dövüyorsun?”

Hasan Efendi; “Oğul, senin buradaki şeytanla ne işin var? Sen kendi içindeki şeytanı taşla. Kendi nefsini terbiye et. Özünü pakla…” cevabını verir.

“"Hararet nârdadır, sacda değildir/Keramet sendedir, tâcda değildir./Her ne arar isen, kendinde ara, Kudüs’te, Mekke’de, Hâc’da değildir." sözünü söyleyen ve uyaran Hacı Bektaş-ı Veli’nin ve Ahi Evran-ı Veli’nin ruhları şâd olsun…

*ŞEVKET GÜNER