Gün bir bütün olma günüdür

Günlerdir terör olayları ile canlı bomba eylemleri ile uzaktan patlatılan bombalar ile yatıp kalkıyoruz. Sabahları askerlerimizin, polislerimizin şehit olduğu haberleriyle uyanıyoruz.


Kolay değil Anadolu’nun ortasında, vatan, millet, bayrak sevgisinin, maneviyatın, örf, adet ve geleneklerin üst seviye de yaşandığı yüz yirmi bin nüfuslu Kırşehir’e her hafta şehit gelmesi, anaların, babaların, eşlerin, evlatların gözyaşlarının sel olmasına, feryatlara, yana yüreklere, sönen ocaklara dayanmak.
Ne yazık ki Kırşehir ve ülke olarak verdiğimiz şehitlerin acılarını unutmadan, gözyaşlarımız kurumadan tarihimizin en büyük terör olayını cumartesi günü Ankara’da yaşadık. Bu olayların arkasında malum terör örgütlerinin olduğu bilinse de PKK’yı, KCK’yı, PYD yi, İŞİD’i maşa olarak kullanan dış güçlerin, haçlı devletlerinin Türkiye üzerinde oynadığı oyunların bir parçası olarak Türkiye’yi istikrarsızlaştırma projelerinden olup, bu terör olayları PKK, KCK, PYD, İŞİD’i aşarak ABD ve AB gibi haçlı devletlerinin organize ettiği ittifakla meydana geldiği bir gerçektir.
Arkasında kimlerin olduğu henüz açıklanmasa da T.C. Hükümeti ve Türk insanı, bu katliamların arkasında kimlerin olduğunu ve kimlerin ekmeğine yağ sürdüğünü çok bilmektedir.
Kendilerini medeniyetin beşiği olarak gösterip, insan hak ve özgürlüklerinden dem vuran, yaptıkları katliamlarla, soykırımlarla tarihin son yüzyılını kanla yazan ABD , AB ülkeleri ve diğer haçlı devletleri dünya coğrafyasında güçlü bir Müslüman Türk devletini içine sindirememekte, kabullenememektedir. İşte bu kabullenememe, bu hırs neticesinde Türkiye'yi, başta ekonomik ve askeri açıdan olmak üzere her alanda güçsüz bırakmak, parçalamak, bölmek, Orta Anadolu topraklarında küçük, güçsüz ve sömürge bir devleti haline getirmek, başta su olmak üzere (DİCLE ve FIRAT) Türkiye’ nin sahip olduğu yer altı kaynaklarına sahip olmak ve Orta doğu’da büyük İsrail devletini kurmak için Türkiye üzerinde oyunlar oynamakta, sokakları karıştırmak ve meydanları kana bulamak için gayret sarf etmektedirler.
Cumartesi günü Ankara’da meydana gelen canlı bomba eylemleri, yıllardır doğu ve güneydoğu Anadolu bölgemizde verdiğimiz şehitler ABD ve AB ülkelerinin projelerindendir.
Bu gün BOP projesi adı altında IRAK’I, SURİYE’Yİ, FİLİSTİN’İ, MISIR’I, LİBYA’YI, LÜBNAN’I kan gölüne çevirdiler. Her gün yüzlerce, binlerce Müslüman ölüyor, öldürülüyor, ne yazık ki ölen de, öldüren de Allah diyor. Bu olaylarda Hristiyanların öldüğüne şahit oldunuz mu?
Cumartesi günü Ankara’da meydana gelen patlamalardan önce bir gurubun “BU MEYDAN KANLI MEYDAN” diyerek halay çekmesi, ve bir siyasi partiye mensup genel başkan danışmanının “BOMBALAR ANKARA’DA PATLACAYACAK“ şeklinde twit atmasının ve bazı siyasilerin ölenlerin sayılarını vermelerinin iyi irdenlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle Türk Milletinin birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesi gerekmektedir.
Gün siyaset yapma günü değildir.
Gün şahsi çıkar ve menfaat peşinde koşma günü değildir.
Gün oy yüzdelerinin hesabını yapma günü değildir.
Gün makam, mevki ve şöhret peşinde koşma günü değildir.
Gün Türk’ün Türk’ten başka dostunun olmadığını bilme günüdür.
Gün ayıdan post, ABD, AB ülkeleri ve haçlı devletlerinden dost olunmayacağının bilinmesi günüdür.
Gün ayrılmak, ayrışmak günü değildir.
Gün hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun, kırılmadan, dökülmeden, dağılmadan bir araya gelerek bir bütün olmak, birlik ve beraberlik günüdür.
Gün televizyonlar da yarışma adı altında iğrenç proğramları, evlilik proğrmalarını ve bizleri uyutan, örf, adet, gelenek ve maneviyattan uzaklaştıran dizileri, proğramları seyrederek vakit öldürme günü değildir.
Gün bilgisayarlarda ve cep telefonlarında internete girerek olmayacak işlerle uğraşma günü değildir.
Gün gaflet uykusundan uyanma günüdür.
Gün Türkiye’ye, vatanımıza, topraklarımıza, bayrağımıza, dilimize, dinimize, sahip olma günüdür.