Gerçek Sevgi ve Aidiyetin Adı

Değerli okuyucularımız,

Hayatta bazı değerler vardır ki insanın karakterini, düşünce yapısını ve yaşadığı topluma bakışını şekillendirir. Bunların başında da insanın ülkesine, devletine ve milletine duyduğu samimi sevgi gelir. Çünkü gerçek sevgi, sadece sözle ifade edilen bir duygu değil, kalpten gelen bir bağlılık ve sorumluluk bilincidir.

Bir insanın ülkesini gerçekten sevmesi için önce onu canı gönülden istemesi gerekir. Yaşadığı toprakların değerini bilmeli, devletinin varlığını kendi varlığıyla bir tutmalı ve milletinin huzurunu kendi huzuru olarak görmelidir. Ülkesinde yapılan her yatırım, her hizmet, her kalkınma hamlesi ve milletin yararına olan her gelişme karşısında gurur duymak, bilinçli bir vatandaşın en önemli özelliklerinden biridir.

Ne yazık ki bazı insanlar yapılan güzellikleri görmek yerine eksikleri büyütmeyi tercih ederler. Oysa olgun ve erdemli insan, eksikleri görürken güzellikleri de takdir etmeyi bilir. Çünkü gelişmenin ve ilerlemenin temelinde yapıcı düşünce vardır. Ülkesinin başarısıyla mutlu olan, sıkıntıları karşısında çözüm arayan insanlar toplumların en büyük gücüdür.

Gerçek vatan sevgisi; çalışmak, üretmek, dürüst olmak ve yaşadığı topluma fayda sağlamaktır. İnsan sadece kendisi için değil, içinde yaşadığı toplum için de sorumluluk taşımalıdır. Çevresine örnek olan, gençlere doğru yolu gösteren, birlik ve beraberliği savunan kişiler milletlerin geleceğini aydınlatan meşalelerdir.

Ben kendi adıma, ülkemi, devletimi ve milletimi sevme duygusunu kalbimde taşıdığım için Yüce Allah’a sonsuz şükrediyorum. Çünkü insanın yaşadığı topluma karşı iyi niyet beslemesi, onun yükselmesini istemesi ve elde edilen başarılardan sevinç duyması büyük bir nimettir. Asıl zenginlik de insanın gönlünde taşıdığı bu güzel duygulardır.

Temennim odur ki toplumumuzun her ferdi; kin, ayrılık ve önyargılardan uzak durarak iyi niyet, sevgi, saygı ve sorumluluk duygularıyla hareket etsin. İnsanlarımız birbirinin başarısıyla gurur duysun, birbirinin sıkıntısını paylaşsın ve ortak değerler etrafında kenetlensin. Çünkü güçlü toplumlar, birbirine güvenen ve ortak hedeflere inanan insanların omuzlarında yükselir.

Unutulmamalıdır ki bir ülkenin gerçek gücü yalnızca ekonomisinde, teknolojisinde veya sahip olduğu imkânlarda değildir. Asıl güç; vatanını seven, milletine bağlı, iyi niyetli, çalışkan ve ahlaklı insanlarının varlığındadır. Bu değerlere sahip nesiller yetiştikçe ülkemiz daha güçlü, daha huzurlu ve daha aydınlık yarınlara ulaşacaktır.

Netice olarak; ülkesinin gelişmesini isteyen, devletinin güçlenmesinden mutluluk duyan ve milletinin refahı için samimiyetle çaba gösteren insanlar, toplumun en kıymetli fertleridir. Gerçek aidiyet, gerçek sevgi ve gerçek vatandaşlık bilinci işte tam da budur. Rabbim milletimizi birlik ve beraberlik içinde daim eylesin, ülkemizi her alanda daha güzel yarınlara ulaştırsın.

Vesselam