Gündem

"Gazetecinin Kalemine Müdahale, Halkın Sesini Kısmaktır"

İYİ Parti Edirne Milletvekili Akalın, basına yönelik baskıların demokrasiyi zedelediğini söyledi

İYİ Parti Edirne Milletvekili Akalın, basına yönelik baskıların demokrasiyi zedelediğini söyledi

İYİ Parti Edirne Milletvekili Akalın, yayımladığı mesajda, basına getirilen her türlü engelin doğrudan halkın bilgi alma hakkına yönelik bir müdahale olduğunu vurguladı.

Basın Özgürlüğü, Demokrasinin Temelidir

İYİ Parti'li Akalın, açıklamasında basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tamamının yararına olduğunu belirtti. "Gazetecinin önüne konan her engel, aslında halkın haber alma hakkına konur," diyen Akalın, sansür ve baskı ortamının toplumun doğru bilgiye ulaşmasını engellediğini söyledi.

Gazetecilerin görevinin kamuoyunu bilgilendirmek ve gerçeği ortaya koymak olduğuna dikkat çeken Akalın, "Basın özgür değilse, halk da özgür değildir," sözleriyle basının demokratik bir toplumdaki yerini net şekilde ortaya koydu.

Yerel Basın, Halkın Gözü ve Kulağıdır

Akalın, özellikle yerel basının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, bu kurumların vatandaşın yaşadığı bölgedeki gelişmeleri ilk elden öğrenmesini sağladığını ifade etti.

Yerel basının, ulusal medyada yer bulamayan birçok önemli konuyu gündeme taşıdığını söyleyen Akalın, "Yerel medya, halkın gözü, kulağı ve sesi olmayı sürdürüyor. Onların karşılaştığı ekonomik ve siyasi baskılar, aslında halkın sesi üzerindeki baskılardır," dedi.

Gerçek Gazetecilik Tehdit Altında

Günümüzde gazetecilerin sadece mesleklerini değil, aynı zamanda can güvenliklerini de düşünerek çalışmak zorunda kaldıklarına değinen Akalın, gazetecilik mesleğinin sistemli olarak itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını dile getirdi.

"Gerçek gazeteciler, toplumun vicdanıdır. Onlara yapılan her saldırı, doğrudan halkın hakkına yapılmış bir saldırıdır," diyen Akalın, gazetecilere yönelik dava, gözaltı, sansür ve işten çıkarmaların artık olağan hale gelmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

"Basının Özgür Olmadığı Yerde Adalet de Susturulmuştur"

Açıklamasında, basının baskı altında olduğu ülkelerde adaletin sağlıklı işleyemeyeceğini ifade eden Akalın, "Özgür basın; denetler, sorgular ve toplumu bilinçlendirir. Bu yüzden baskıcı yönetimler önce basını susturur. Ama unutulmamalı ki basının sustuğu yerde, halk da kör bırakılır," şeklinde konuştu.

Gazetecilerin masa başında değil, sahada görev yaptığını hatırlatan Akalın; savaşlar, göç hareketleri, sınır güvenliği ve insani krizlerin yerinde izlenmeden doğru biçimde haberleştirilemeyeceğini belirtti. Buna rağmen gazetecilerin mesleki görevlerini yaparken yurt dışı çıkış harcı ödemek zorunda bırakıldığını ifade eden Akalın, yerel basında çalışan birçok gazetecinin asgari ücretle ya da bu seviyeye yakın gelirle çalıştığını vurguladı. Akalın, bu şartlarda sınır geçişlerinin ekonomik olarak mümkün olmadığını söyledi.

“Gazetecinin hareket alanını daraltan her uygulama, halkın haber alma özgürlüğünü daraltır” diyen Akalın, gazeteciler için yurt dışı çıkış harcının tamamen kaldırılması gerektiğini ifade etti. Özellikle sınır illerinde fiilen görev yapan basın mensuplarına kalıcı ve yasal muafiyet tanınmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.