Kırşehir Çiğdem Haber ekibi olarak sokağın nabzını tuttuk ve vatandaşa o meşhur soruyu sorduk: “Eskiden mi para kazanmak kolaydı, şimdi mi?” Aldığımız cevaplar, geçim derdinin ve enflasyonun vatandaşın belini nasıl büktüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Kırşehirlilerin ortak feryadı ise aynı: “Paranın değeri yok!”

Kırşehir caddelerinde gerçekleştirdiğimiz röportajlarda, “para kazanmanın kolaylığından” ziyade, kazanılan paranın alım gücünün kalmaması ana gündem maddesi oldu.

“Parasının sıfırı çoksa o memlekette bir şey yok demek”

Mikrofonumuz uzattığımız bir vatandaş sorumuza “Vallahi kızım bilmiyorum ki. Eskiden de para kazanmak kolaydı da. Şimdi de zenginler için daha kolaylaştı. Fakirler için daha zorlaştı. Paranın hiç değeri yok yine. Bir memleketin iyi veya kötü idare edilişi parasının sıfırıyla olur. Parasının sıfırı çoksa o memlekette bir şey yok demek.” dedi.

Eskiden Mi Para Kazanmak Kolaydı, Şimdi Mi1

“En yüksek para 200 lira”

Röportaj yaptığımız vatandaşların büyük bir çoğunluğu, paranın nominal değerinin artmasına rağmen piyasadaki karşılığının kalmadığını vurguladı. Bir vatandaş, durumu şu sözlerle özetledi: “Eskiden daha kolaydı. Şimdi para kazanmak zor. Paranın hiçbir değeri yok. Ne kadar para kazansan o kadar hiçbir değeri olmuyor. En en yüksek para 200 lira. Hiçbir değeri yok.” diye konuştu.

Yeni Hastalık: Market Gezmek

Hayat pahalılığı, vatandaşın alışveriş alışkanlıklarını da kökten değiştirmiş durumda. Eskiden ihtiyacını alıp çıkan Kırşehirliler, artık bir liranın hesabını yapar hale geldiklerini belirterek “Eskiden para kazanmak daha kolaydı herhalde. Şimdi para var hiçbir şeye güç kuvvet yetmiyor. Bilmiyorum yani değişik bir ortam artık diyecek bir şey yok. Paranın değeri kalmadı. Her şey ateş pahası olmuş gerçekten de öyle. Etiketlere bakmaktan insanların kafası dönüyor biliyor musun? Mesela markete giriyorsun her gün bir etiket değişir mi? Değişiyor. Bir de aynı ürün. Her markette farklı piyasa. Öyle olunca da geziyoruz yani ben de geziyorum. Market gezmek bir hastalık haline geldi insanlarda. Ya artık insanlar indirim bekliyor ya. Bir liranın hesabını yapar duruma geldik çünkü. Önceden öyle bir şey yoktu. Bir yere girerdik bir peynir alacaksak alır çıkardık. Şimdi aynı peyniri hangisinde uygun bir lira aşağıya alabilir miyiz diye. Kazanmak değil aslında. Piyasa problem, enflasyon problem” ifadelerini kullandı.

Eskiden Mi Para Kazanmak Kolaydı, Şimdi Mi3

“Para kaybolup gidiyor”

Amelelik yaptığını belirten başka bir vatandaş ise, “Eskiden kolaydı, şimdi zor. Parayı günde bir milyar alıyorsun gidiyor, bir şey yok. Aldığın bir şey yok yani, bir çanta bile dolmuyor. Herkes böyle yani, bir değil. Eğer çıkarsan, o da hasta oluyorsun o zaman, kanser oluyor yemeğince. Yiyeceksin, etini yemese bir adam kanser olur. Gıdayı almazsa ne olacak adam? Alamıyor, alamıyor bacım. Enflasyon çok yüksek Türkiye'de. Para kaybolup gidiyor. Ya yetmiyor.” şeklinde konuştu.

Emekli vatandaşlar ise en düşük emekli maaşının ev kirasıyla eşitlendiğine dikkat çekerek, “Eski düzen daha iyiydi, şimdi iş de yok aş da yok” diyerek sitem etti.

Eskiden Mi Para Kazanmak Kolaydı, Şimdi Mi

Gürler Ailesinin acı günü
Gürler Ailesinin acı günü
İçeriği Görüntüle

“Eskiden iş vardı, şimdi iş mi var?”

Mikrofonumuzu uzattığımız başka bir vatandaş “Şimdi para nasıl kazanacak kızım? İş mi var da para kazanacak? Eskiden iş vardı tabii. Kazanmak da az ya da çok olsa da yine de kıymeti vardı. Şimdi ne iş yapacak herkes eli boş. Gençlerin çoğu işsiz. Değil mi? Şimdi çalışmadan para kazanmak daha kolay gibi geliyor bana. Başkalarını bilemem tabi, değil mi? Paranın değeri zaten sıfır oldu. Paranın bir değeri kalmadı. Eskiden paranın değeri çok kıymetliydi. İş çoktu. Yani şimdi iş de yok, aş da yok.” dedi.

Eskiden Mi Para Kazanmak Kolaydı, Şimdi Mi2

Kırşehir Çiğdem mikrofonuna konuşan başka bir vatandaş ise paranın değer kaybını toplumsal ahlakla ilişkilendirdi. Bir vatandaşın, “Eskiden Her şey çok kolaydı. Şimdi her şey zorlaştı. Eskiden tabii dürüsttün. Para kazanmak da güzeldi. Şimdi nasıl yolsuzluklarla, şeylerle kazanıyorlar. Paraların nereden geldiğini bile bilmiyoruz. Emeklerimizle bir yerlere gelemedik” sözleri ile ekonomik krizin sadece cüzdanları ilgili olmadığına sosyal dokuyu da etkilediğine dikkat çekti.

Muhabir: Gurbet Erul-Özgür Karaçocuk