Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), İzmir’de lösemi hastası engelli oğlunu öldürdükten sonra yaşamına son veren Nurten Kandemir’in ardından yaptığı açıklamada, olayın yalnızca bireysel bir çaresizlik ya da “aile faciası” olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.
Yaşanan olayın yalnızca bir aile içi trajedi ya da bireysel bunalım üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten platform, ağır hastalık ve engellilik durumlarında ortaya çıkan bakım yükünün büyük ölçüde ailelerin, özellikle de kadınların omuzlarına bırakıldığına dikkat çekti.
“Bakım Yalnızca Kadınların ve Ailelerin İşi Değildir”
EŞİK, benzer olayların geçmiş yıllarda Denizli, Bursa ve Trabzon’da da yaşandığını hatırlatarak sorunun münferit vakalardan ibaret olmadığını savundu.
Platform açıklamasında, “Bakım yalnızca kadınların ve ailelerin işi değildir” ifadelerine yer vererek hastalık, engellilik ve yaşlılık nedeniyle ortaya çıkan uzun süreli bakım sorumluluğunun tek tek aile bireylerine yüklenemeyeceğini vurguladı.
Ağır hastalıkların yalnızca tedavi giderlerini değil, kesintisiz bakım ihtiyacını da beraberinde getirdiğine işaret eden EŞİK, bunun aileler üzerinde ekonomik, fiziksel ve psikolojik yük oluşturduğunu kaydetti.
EŞİK’ten Dikkat Çeken Soru
Platform, Nurten Kandemir üzerinden tartışılması gereken asıl meselenin bakım veren kişinin neden bu noktaya geldiğinin ötesinde olduğunu belirterek şu soruyu yöneltti:
“Bu insanlar – ve çoğunlukla kadınlar – neden bu kadar ağır bir bakım yüküyle yalnız bırakıldı?”
EŞİK, bakım veren kişilerin uzun yıllar boyunca kesintisiz ve güvencesiz şekilde sorumluluk üstlenebildiğine dikkat çekerek yalnızca evde bakım ödemeleri ve geçici maddi desteklerin yeterli olmadığını savundu.
“Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Neredeydi?”
Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden birinde kamusal kurumların sorumluluğu gündeme getirildi. EŞİK, “Aile yılları, aile on yılları ilan etmek kolay. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı neredeydi?” ifadelerini kullandı.
Platform ayrıca sağlık ve sosyal bakım hizmetlerinin yeterliliğini sorgulayarak engelli, ağır hasta, yaşlı ve özel gereksinimli bireylerin bakımının ailelerin ekonomik ve psikolojik dayanma gücüne terk edilmemesi gerektiğini belirtti.
Kamusal Bakım Hizmetleri Çağrısı
EŞİK, bakım ihtiyacı bulunan bireylere yönelik hizmetlerin bir sosyal yardım meselesi olarak değil, temel bir hak olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Bakım verenlerin de sosyal politikaların öznesi olması gerektiğini belirten platform; ekonomik desteğin yanı sıra psikososyal destek, sosyal güvence, dinlenme ve ara bakım olanakları ile erişilebilir kamusal bakım merkezlerinin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.
EŞİK açıklamasında, “Bakım, bir insan hakkı olduğu kadar kamusal bir sorumluluktur” ifadelerine yer verirken; gündüz ve gece kreşleri, yaşlı bakım merkezleri, engelli ve özel gereksinimli bireylere yönelik rehabilitasyon merkezleri ile bakım verenlerin belirli sürelerle dinlenebilmesini sağlayacak “mola evleri” gibi uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti.
Platform, bakım sorumluluğunun ailelerin ekonomik ve duygusal kapasitesine bırakılmaması gerektiğini belirterek kamusal bakım politikalarının güçlendirilmesi çağrısıyla açıklamasını tamamladı.