19 Mart 2025 tarihinde gözaltına alınan ve tutukluluğunun birinci yılı dolan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden kaleme aldığı mektup, Türkiye genelinde yankı buldu. Cacabey Meydan’ında saat 11.00’de CHP Kırşehir İl Başkanı Baran Genç tarafından Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinden kaleme aldığı mektup okundu. Cacabey Meydanı’ndaki kalabalığa; CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, Merkez İlçe Başkanı Gürkan Yağmur ve çok sayıda partili ile vatandaş eşlik etti.
İl Başkanı Genç’in okuduğu mektupta İmamoğlu, tutukluluğunun birinci yılı dolarken kendisine yönelik süreci "eşi benzeri görülmemiş bir siyasi operasyon" olarak nitelendirdi. Ekrem İmamoğlu Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mesajda birlik ve beraberlik çağrısı yaptı.

Kırşehir’de saat 11.00’de Cacabey Meydanı’nda bir araya gelen kalabalığa hitap eden CHP Kırşehir İl Başkanı Baran Genç, "19 Mart tutsakları" olarak adlandırılan süreçte yaşanan adaletsizliklere dikkat çekti.
Mektubu okumadan önce Başkan Genç, “Tam 26 hafta oldu. Aile dayanışma ağı çatısı altında haksız ve hukuksuz bir sürece maruz kalan aileler her cuma Saraçhane'de bir araya geliyor.
Yaşadıkları adaletsizlikleri ve acıları paylaşarak dayanışmayı büyütüyor, birbirlerine güç veriyorlar. Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var. 19 Mart tutsaklarının anneleri, babaları, eşleri, çocukları, aileleri adaletsizliğe son vermek için seslerini yükseltiyor. Yaşanan bu büyük haksızlığa yalnızca Saraçhane'den değil, Türkiye'nin 81 ilinden aynı haykırış yükseliyor. Bu hukuksuzluk son bulsun. Bu bir adalet ve hürriyet meselesidir. Bu memleket meselesidir.
Her şey çok güzel olacak diyen güzel yüreklerin omuz omuza direndiği bir mücadelenin sesidir.” dedi.

"12 Metrekarelik Hücreden Gelen Mesaj"
İl Başkanı Genç’in okuduğu mektupta İmamoğlu, tutukluluğunun birinci yılı dolarken kendisine yönelik süreci "eşi benzeri görülmemiş bir siyasi operasyon" olarak nitelendirdi. Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mesajda birlik ve beraberlik çağrısı yapan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Aramıza bu duvarları örenler, bu parmaklıkları dikenler yılacağımızı sanıyorlar. Yanılıyorlar. Sizin gösterdiğiniz bu onurlu dayanışma, 12 metrekarelik hücremde bana yaşama sevinci veriyor.”

Tanju Özcan’ın Tutuklanmasına Tepki
Mektubunda, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın son dönemde tutuklanmasına da değinen İmamoğlu, CHP’li belediyelerin icraatlarının engellenmek istendiğini savundu. "Bizi zindanda tutmalarının sebebi, bu vatana hizmet etmemizdir" diyen Cumhurbaşkanı adayı, 9 Mart’ta başlayacak olan yeni dava sürecine ilişkin de "müsamere" benzetmesi yaparak moralinin yüksek olduğunu belirtti.

Ekrem İmamoğlu’nun mektubu şu şekilde:
“Değerli yol arkadaşlarım, Yol arkadaşlarımın çok kıymetli aileleri, benim değerli kardeşlerim.
Her birinizi sevgiyle, dostlukla, hasretle kucaklıyorum.
Bizlere karşı eşi benzeri görülmemiş zalimlikte bir siyasi operasyon yürütülmesinin bir yılı doluyor.
Bu bir yılda vicdanını kaybetmiş kötü bir hakkın ürünü olan iftiralarla dolu soruşturmaların haksız davaların ardı arkası kesilmedi.
Dur durak bilmeyen bu büyük kötülük şimdi de kirli yüzünü kıymetli başkanım Bolu'nun değerli insanı Tanju Özcan'ı tutuklayarak gösterdi.
Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin milletin dertlerine derman olan icraatlarını içine sindiremeyen bir avuç insanın ne söylediğinin hiçbir önemi yoktur.
Tanju Özcan Bolu'nun gururudur.
İftiralarla, şantajlarla, kumpaslarla anneler çocuklarından, babalar oğullarından ayrı kaldı.
Geçen bir yılda çocuklarımız bir yaş daha büyüdü.
Bizleri siyasi esaret altına alanların yeni bir kumpası da 9 Mart'ta başlıyor.
Önümüzdeki günlerde dava dedikleri, mahkeme dedikleri, yazanı, yöneteni belli bir müsamere sergileyecekler.
Benim yol arkadaşlarımın her biri iyi yetişmiş, ülkesini ve milletini seven, millete hizmet aşkıyla dolu, sorumluluklarını her koşulda en iyi biçimde yerine getirmeye çalışan yurtseverlerdir.
Tüm Cumhuriyet Halk Partililer böyledir.
Dürüst türler, çalışkandırlar.
Onların şehirlerimizin, ülkemizin bugününe ve geleceğine ilişkin yaptıkları katkılar çok önemli.
Çok değerlidir.
Her birinden en az kendimden emin olduğum kadar eminim.
O nedenle içiniz ferah, moraliniz yüksek olsun.
Bizim tek davamız bu ülkedir, bu millettir.
Bizi zindanda tutmalarının en büyük sebebi de budur.
Bu vatana hizmet ettiğimiz, 86 milyonu ayırmadığımız, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye çabaladığımız için bizi karalamaya çalışıyorlar.
Bu mübarek günlerde ailelerimizden uzak kalmak, sevdiklerimizle birlikte iftar edip sahura kalkamamak hepimizi derinden yaralıyor.
Ama mücadelemiz hakkın ve halkın rızası içindir.
Aramıza bu duvarları örenler, bu parmaklıkları dikenler, yılacağımızı ve geri adım atacağımızı sanıyor olabilirler.
Yanılıyorlar.
gösterdiğiniz dirayet 12 metrekareli hücremde bana yaşama sevinci veriyor.
Bu onurlu dayanışmanız, bu cesur mücadeleniz benimle aynı kaderi paylaşan çalışma arkadaşlarımın, demokrasi tutsaklarının direnme arzusunu körüklüyor.
Hukuksuzluğun hükmü elbette sona erecek.
Tutuklamayı keyfi bir cezalandırma yöntemine dönüştürenler kaybedecek.
Çünkü karşılarında sizler varsınız.
Hayatını bu vatana adamış, dürüst, yurtsever, cumhuriyet aşkıyla dolu kadınlar, erkekler, gençler var.
Güzel yüzlü çocuklar var.
Bize cesaretinizle, mücadelenizle, dayanışmanızla umut oluyor, güç veriyorsunuz.
Bu zor günleri el ele, kol kola, omuz omuza aşacağız.
Kurulan oyunları, kumpasları birlikte bozacağız.
İnandık ve başaracağız.
Her şey çok güzel olacak.”




