Nasıl kurtulacak insanlık bu sıkıntılardan?

Nasıl kurtulacak insanlık bu sıkıntılardan?


Ah be dünya sen nasıl bir imtihansın anlamakta gerçekten çok güçlük çekiyorum.
Hayat her zorluğu ile yaşamamıza yön verirken, bizler ya bu zorlukları aşıyor, ya da ağa takılmış balık gibi kaderimizin ne olacağını bekliyoruz.
Hayatla mücadele etmiyor muyuz? Elbette ediyoruz, fakat bize engel teşkil eden tek şey insanı, insanları, kendi uhdesine, baskısına, emrine almaya çalışan gene insan denen yaratılmışın kaprislerinden dolayı her yer haksızlık, her yer sıkıntı.
Bir de buna hukuksuzluğu ve denetimsizliği eklersek bugünkü çekilen sıkıntıların kaynağını bulmuş oluruz.
Sorun etrafınızda yaşayan, ömrünün yarısını tamamlamışlara (Hani yaş otuz beş yolun yarısı sözüne istinaden yazdım) ne cevap verecekler. Tabi burada birçok insanın üzerinden yaşayanlara referansla devlete memur olup imtihan, liyakat hak getirenlere, ballı ihaleler alanlara değil onlar bu soruya gülerler, sakın onlara sormayın sizin gibi yaşayanlara sorun ki gerçekleri görün.
Bu ülkede Allah için yaşayan, ahir hayata inanıp fakat her türlü haksızlığa uğramış insanımız gün geçtikçe çoğalmaktadır. Haksızlık sarmalı her insanı sanki büyük bir hortum felaketi gibi içerisine çekiyor, bu hortumun etki alanına giren herkesin kurtulma şansı yok. Olursa zaten yazmamızın bir anlamı da yok.
Nasıl kurtulacak insanlık bu sıkıntılardan?
Çözüm ne olmalı, insanıma afedersiniz deh deyince yürümesini, çüş deyince durmasını isteyenlerle ne tür mücadele yapmalıyız?
Bir kere kavramını yaşamalıyız. Bu niteliğe sahip olur, yaşar isek her olumsuzluğun yüzde yetmişini aşarız, diğer otuzu da aklımızı kullanarak yapmamız gerekenleri çekinmeden kıvırmadan yapmalıyız. Kimsenin emrine göre değil, aklımızı, ahlakımızla birleştirip insanlık harmanında karıştırıp yaşamamızı bu yönde çizmeliyiz.
Gel gör ki aklımız kirada, ahlakımız cebimizle uçkurumuzun arasına sıkışmış durumda.
Maalesef gelir adaletsizliği bu ülke insanını çaresiz bırakmıştır. Ülkemizde asgari ücret ve onun altında maaş alan insanımız azımsanmayacak kadar çok, işsizlik rakamları ülke nüfusunun yüzde yirmisi düzeyinde. Okuyan üniversite mezunu işsiz sayısı gün geçtikçe çoğalmakta, insanımızın birçoğu köyüne geri dönmekte veyahut köyünde kendi ekonomisine katkı sağlayacak yatırım ve üretim yapmak adına bir araştırma içerisinde, tabi bunun yanında fizibilite yapmadan yatırım yapanların birçoğu yaptığı işten zarar ederek daha da dibe vurmuş durumdalar.
Ülkemiz üretim yoksunu olmuş durumda. Turizme sağlanan imkânlar, tarımda üreticimize sağlanmamakta, hâlbuki üretim olmazsa olmazımız olmalıdır.
Ülkemiz bir hastalık süreci yaşıyor birçok sektör bu hastalıktan etkilenmiş durumda, bu çaresizlikten nasıl çıkacağız ülkemiz ekonomisin ayağa kalkması ile olacaksa ülkem dışından et, baklagiller, lüks sayılan her türlü mamul yarı mamul ithalatına bir düzenleme yapılmalıdır.
Ülkemiz üretimine önem vermeliyiz, Bizim konumuz ne idi, bizler neler yazdık.
İşte her insan gibi biz de sorumluluğumuzun dışına çıkıp çekilen sıkıntılar nedeni ile konumuzla bağdaştırarak hayatımızın gerçeği olan sıkıntıları yazmaya çalıştık.
Ey insanım ne olur gerçekleri yaşanan sıkıntıları susmakla kimse bilmez, anlamaz, anlasa da çıkarına ters olduğundan duymaz. Onlar seni beni kendine kapı kulu zannederek senin imkânlarınla sırtına basarak oturduğu makamları kendi babasının malı zanneder.
Makam sarhoşluğuna düşenlere fırsat tanımadan, doğruları haykıralım. Kendi menfaatimize değil toplum menfaatini düşünerek hareket edelim. Çünkü bir daha dünyaya gelmeyeceğiz, bir daha yaşadığımız ortamları yaşamayacağız gelin başta insanlığımızın gereğini yapalım, ardından Kırşehirimizin ve ülkemizin menfaatine doğruları haykıralım.
Bugün çok büyük gördüğümüz devlet-millet imkanı ile yaşayan insanlar yarın sizden yaşamınızdan farklı bir yaşam yaşamayacaklar.
Bu ülkede yaşayan milyonlarca ecdadını, Atatürk ve şahadeti gaziliği özümsemiş insanım var. Yeter ki kendi menfaati uğruna yaşam tarzı ile yaşamayı kendine ve diğer insanlara deklare etmesin, insanımda bunların emri altına girmesin. Onursuzca yaşamaktan vazgeçsin.
Onurluca yaşayıp Allah sevgisi, Peygamber aşkı ile şahadeti şiar olanlardan olmak dileği ile.

Kenan Kerimoğlu
Güncelleme Tarihi: 24 Eylül 2020, 10:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER