Esas olarak cildi, periferik sinirleri, üst solunum yolunun mukozal yüzeylerini ve gözleri etkileyen kronik bulaşıcı hastalık cüzzam, Güneydoğu Asya başta olmak üzere hala insanlık için tehdit olmaya devam ediyor.

AA muhabiri, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) veri tabanından cüzzama ilişkin bilgileri derledi.

DSÖ'nün sayfasındaki verilerde, 2022'de en çok vakanın Güneydoğu Asya'da görüldüğü kaydedilirken dünya genelinde toplam 174 bin 59 vakanın bulunduğu belirtildi.

Veri tabanında 2022'de hastalığın en çok görüldüğü ülkeler listesinde Hindistan, 103 bin 819 yeni vakayla ilk sırada yer alırken bunu 19 bin 635 vakayla Brezilya takip etti.

Endonezya ise 12 bin 441 yeni vakayla üçüncü sırada yer aldı.

Cilt kanseri kadın dekoratif sepet örme kursuyla moral buldu Cilt kanseri kadın dekoratif sepet örme kursuyla moral buldu

"Cüzzamın insan hakları meselesi olarak görünürlük kazanması çok önemli"

Cüzzamdan etkilenen kişilere ve aile üyelerine karşı ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına ilişkin Birleşmiş Milletler (BM) Özel Raportörü Dr. Beatriz Miranda Galarza, bu hastalıkla ilgili AA muhabirine konuştu.

Galarza, cüzzamla mücadelede geçmişten bugüne çok yol katedildiğinin altını çizerek, "DSÖ'ye göre, 1980'lerde 5 milyonun üzerinde olan cüzzam vakası, 2022 yılı sonunda 200 binin altına düştü." ifadelerini kullandı.

DSÖ verilerine göre, vakaların en çok Afrika, Güneydoğu Asya ve Güney Amerika bölgelerinde görüldüğüne işaret eden eden Galarza, son 40 yılda 17 milyondan fazla hastanın çoklu ilaç tedavisi gördüğünü kaydetti.

Cüzzam hastalarının karşılaştıkları ön yargıya dikkati çeken Galarza, çeşitli Afrika ve Asya ülkelerinde birçok ayrımcı yasanın bulunduğunu savundu.

Galarza, bu çerçevede cüzzamla ilgilenen insan hakları savunucularının çabalarının görünür kılınması ve desteklenmesi gerektiğini belirterek, "Cüzzamın bir insan hakları meselesi olarak görünürlük kazanmasını ve etkilenenlerin seslerinin siyasi ve sosyal alanlara ulaşmasını sağlamak çok önemli." dedi.

Cüzzam konusunda hükümetler, akademisyenler ve sivil toplum işbirliğinin artırılmasının önemine işaret eden Galarza, "Ayrıca cüzzamdan etkilenen kişilerin araştırma ve savunuculuk faaliyetlerine aktif katılımının teşvik edilmesi büyük önem taşımakta." ifadesini kullandı.

CÜZZAM NEDİR?

"Mycobacterium leprae" adlı bakterinin 1873'te Gerhard Armauer Hansen tarafından tespit edilmesiyle "Hansen hastalığı" diye de isimlendirilen cüzzam, esas olarak cildi, periferik sinirleri, üst solunum yolunun mukozal yüzeylerini ve gözleri etkileyen kronik bulaşıcı hastalık olarak biliniyor.

Bebeklikten yaşlılığa kadar insan yaşamının her evresinde ortaya çıktığı kaydedilen ve dünyada her gün yaklaşık 600 kişinin yakalandığı cüzzam, tedavi edilebildiği gibi, erken evrelerdeki tedavi de sakatlığı önleyebiliyor.

Cüzzamın, tedavi edilmeyen vakalarla yakın ve sık temas sırasında burun ile ağızdan çıkan damlacıklar vasıtasıyla yayıldığı ve semptomlarının ise uzun yıllar sonra ortaya çıkabileceği belirtiliyor.

Hastalık, müdahale edilmemesi halinde cilt, sinirler, uzuvlar ve gözlerde ilerleyici ve kalıcı hasara neden olabiliyor.

Kuluçka süresi yaklaşık 5 yıl olan hastalığa çoklu ilaç tedavisi (MDT) ile müdahale ediliyor.

DÜNYA CÜZZAM GÜNÜ

Dünya Cüzzam Günü, bu yıl 28 Ocak olmak üzere, her yıl ocak ayının son pazar gününe denk geliyor.

Gün, Fransız hayırsever Raoul Follereau tarafından 1954'te ortaya atılarak birçok kişinin neslinin tükendiğine inandığı cüzzam hakkında farkındalık yaratmayı ve insanlara kolayca tedavi edilebilen bu eski hastalığı öğretmeyi amaçlıyor.

Cüzzamın en yoğun görüldüğü ülke Hindistan'da Dünya Cüzzam Günü, Mahatma Gandhi'nin ölüm yıl dönümü 30 Ocak'ta. (AA)