Anahtar Parti Kırşehir İl Başkanı Cemal Kaya, AB’nin yaşadığı güvenlik ve ticaret krizinin Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Kaya, “Davul Türkiye’nin sırtında, tokmak AB’nin elinde. Bu denge değişmeli” dedi.

Türkiye–AB İlişkilerinde Asimetrik Yapı Derinleşiyor

Cemal Kaya, Türkiye–AB ilişkilerinin mevcut Gümrük Birliği yapısıyla sürdürülemez bir noktaya geldiğini söyledi. Kaya’ya göre Türkiye, bu sistem içinde kural koyan değil, kural ithal eden bir ülke konumuna itiliyor. Özellikle Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmalarına Türkiye’nin eş zamanlı taraf olamaması, ciddi bir ticaret saptırıcı etki yaratıyor.

Bu durumun Türkiye açısından hem pazar kaybına hem de rekabet dezavantajına yol açtığını belirten Kaya, mevcut tablonun adil olmadığını dile getirdi. “Davul Türkiye’nin sırtında, tokmak AB’nin elinde” ifadesiyle durumu özetleyen Kaya, bu dengenin Türkiye aleyhine işlediğine dikkat çekti. Ona göre Gümrük Birliği, taraflar arasında eşit sorumluluk ve söz hakkı üretmekten uzak bir noktada bulunuyor.

Gümrük Birliği’nin Dar Kapsamı Ekonomiyi Sınırlıyor

Kaya, Gümrük Birliği’nin yalnızca sanayi ürünleriyle sınırlı kalmasının Türkiye’nin ekonomik potansiyelini baskıladığını ifade etti. Hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ekonominin sistemin dışında tutulması, katma değer üretimini ve küresel değer zincirlerine entegrasyonu zorlaştırıyor.

Kırşehir Nüfusu Ne Kadar Oldu? Bebek Sayısı ile Yaşlı Nüfus Arasındaki Uçurum!
Kırşehir Nüfusu Ne Kadar Oldu? Bebek Sayısı ile Yaşlı Nüfus Arasındaki Uçurum!
İçeriği Görüntüle

Vize uygulamaları ve hizmet sunumundaki kısıtların da sürecin ruhuna aykırı olduğunu söyleyen Kaya, bu engellerin lojistik maliyetleri artırdığını ve firmaların rekabet gücünü zayıflattığını dile getirdi. Ayrıca AB’nin karbon düzenlemeleri ve yeşil dönüşüm standartlarının Türk firmalarına ek maliyet getirdiğini vurgulayan Kaya, bu yükün geçiş süreleri, ortak finansman ve teknoloji transferiyle dengelenmesi gerektiğini savundu.

AB’nin Güvenlik Sıkışması Türkiye’yi Stratejik Hale Getirdi

Brexit süreci ve Rusya–Ukrayna savaşı sonrası Avrupa Birliği’nin ciddi bir güvenlik sıkışması yaşadığını belirten Kaya, bu tablo içinde Türkiye’nin stratejik öneminin daha da arttığını söyledi. Kaya’ya göre Türkiye, bu konjonktürü iyi okuyarak diplomatik kapasitesini artırmalı ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesini güçlü bir şekilde masaya getirmeli.

Bu sürecin yalnızca siyasi başlıklar üzerinden değil, teknik ve ekonomik bir zeminde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Kaya, entegrasyonun siyasallaştırılmasının her iki taraf için de kayıp ürettiğini dile getirdi. Türkiye’nin artık dengeleyici ve hak temelli bir müzakere yaklaşımı benimsemesi gerektiğini vurguladı.

Anahtar Parti’nin Gümrük Birliği Çözüm Çerçevesi

Anahtar Parti, Gümrük Birliği’ne ilişkin çözüm önerilerini net başlıklar altında topluyor. Buna göre parti, asimetrik yönetimin giderilmesini ve Türkiye’nin AB ticaret politikalarına kurumsal olarak dahil edilmesini savunuyor. AB’nin STA’larına Türkiye’nin otomatik veya eş zamanlı taraf olmasını sağlayacak hukuki düzenlemeler de temel talepler arasında yer alıyor.

Hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ticaretin Gümrük Birliği kapsamına alınması, teknoloji transferi ve katma değer artışını önceleyen bir entegrasyon modeliyle destekleniyor. Vize serbestisi ve profesyonel dolaşım ise ekonomik entegrasyonun tamamlayıcı unsuru olarak görülüyor. Yeşil dönüşüm sürecinde adil yük paylaşımı, yatırımcılar için hukuki öngörülebilirlik ve tahkim mekanizmalarının güçlendirilmesi de çözüm paketinin önemli parçaları arasında bulunuyor.

Cemal Kaya, açıklamasını “Anahtar Parti olarak kararımız net: Hizmette rekabet, dengeleme siyasetine evet” sözleriyle tamamladı.

Muhabir: Nurten Ceylan