Bu ülke… Bu şehir


Bu siyasetçilerle
Kurtulamaz; bu ekonomik, sosyal ve kültürel fukaralıktan.
Birilerinin kaynaklarını yağmalayıp gittiği, diğerlerinin ise; mevcut enkazın kaldığı kadro beceriksizlikleriyle şehrin tırmanışa geçmesi ne mümkün? Her ikisinin birbirlerine karşı çıkardıkları günahın ise temel sorunun dayanağı esasen çok net. Şehir sevdalılarının, dürüst ve yetenekli güzelim şehrim insanlarının siyasal sahanın dışında bırakılması tüm temel sorunların en net göstergesi.
Ülkenin bütün ekseninde siyaset kirletildi,
Türkiye'de siyasal yerleşke içerisinde olan bütün siyasi partilerin, halkın ve ülkenin uğruna siyaset üretenleri değil, kendinden, kendi ideolojik ekseninden veya genel merkez kurmaylarının güç iddialarından doğan genel ve yerel siyasal kahramanlar ortaya koyması ülkenin daha fazla karanlığa itilmesinin en trajik gerçeğidir.
Din üzerinden siyaset,
Ülkenin en belirgin kültürel yozlaşma modelidir. Din üzerinden günahları, sevapları, cennet-cehennem felsefesini ortaya koyanların; toplumları ahlaken bozarken, din üzerinden siyaset yapmanın bu ülkede tüccarlaşma, ideolojik kalkınma, toplumu kökünden en rahat biçimde yağmalama yöntemi olurken,
Atatürk üzerinden siyaset,
Bu ülkenin kuruluş değerlerini bir iddia olarak ortaya koyarak, Mustafa Kemal Atatürk Türkiye'sinin değerlerinden, ilkelerinden, kurtuluş gerçeğinden uzaklaştırıp, Anadolu halkının acımasızca yoksullaştırılması, Atatürkçülüğün sömürülmesi, ülkenin yalnızlaştırılması açıkça ortada iken,
Kürt kimliği üzerinden siyaset,
Ulus olma bilincinin içi boşaltılarak, dini, Atatürkçülüğü bir kenara alıp, yeni kimlik teorilerinin ortaya atılması, toplumların ayrıştırılması, Türk ve Kürt unsurunun birbirinden ayrı bir tema imiş gibi gösterilmesi ülkeye karşı ihaneti büyütürken,
Şehitler üzerinden siyaset,
Kutsal Anadolu topraklarının gerçek savunucusu asker ve polislerimizin, uluslararası yanlış politikalara yahut seçim süreçlerine yakın zamanlarda kargaşalara heba edilmesi siyasal vicdansızlığı derinleştirirken, Anadolu, tarikatların kuşatmasına, PKK'nın alçak saldırılarına, çetelerin sahnesine, hırsızların meydanına, geçimsizlerin yurduna, siyasal tavırların tavırsızlığına hızla itildi.
Ve Kırşehir'de;
Adnan Menderes ve Osman Bölükbaşı dramı hala bitmiş değildir.
Bugünlerde yaşadığımız gibi; yerel gazetelerde mevcut CHP Belediyesine karşı saldırılardan tutun, yerel yönetimleri kaybedenlerin bu tartışmaları iteklemesi, şehrin resmi kurumlarında ani müdür, amir kadrosu değişimleri, geçmişten gelen belediyenin içinde bulunduğu borç batağı, CHP belediyesinin ekip ve kadro zayıflığı şehrin itibarını aşağılara çekmektedir. Ve benzer tabloları ülkenin genel çerçevesinde görmek mümkün.
Gelin görün ki;
Memleket hayli yorgun, halk hayli umutsuz.
Memleket, acı ve açlıklar içinde.
Memleket yalnız ve lime lime gidiyor elden,
Yetimi, öksüzü, fukarası gözleri yaş içinde memleketin.
Ne deyim, bu milletin ve memleketin vebali boynunuzda olsun.
YORUM EKLE
YORUMLAR
Umut ÜNLÜ
Umut ÜNLÜ - 3 ay Önce

Gelen gideni aratırmış. Eski Chp yönetiminden dert yanan çoktu, yeni gelenlere umut bağlamıştı partililer maalesef boşunaymış. Koskoca CHP 4-5 kişinin oyuncağı oldu. Partide aynı kişiler, kurultay delegeleri aynı kişiler, belediyeye gidiyorsun aynı kişiler ve çocukları. Belediye Başkanı iyi niyetli ama bu gidişle bir 25 sene daha bekleyeceğiz gibi yazık...