Son günlerde İslam’a, Kur’an’a, Peygamber’e, Tesettürlü bayanlara, Ayetlere, hatta Allah’a saldırılar ve hakaretler hızlanmaya başladı.
Bu gidişatın sonunu ben pek hayırlı görmüyorum.
Birileri bizim geleceğimizle oynuyor. Ama biz bu oyunu bozacağımız yere onları başarılı kılmak istercesine yapılanlara destek veriyoruz.
Biz toplum olarak maalesef geçmişte dersler alamayan ve yakın tarihi dahi okuyamayan bir toplum haline getirildik.
Genelde iki kutuba ayrıldık ve bu iki kutup birbirinin yaptıklarını doğru yanlış ayırt etmeden birbirine hakaret eden bireyler haline dönüştürüldü.
Dünyada en kolay şey, kendisini geliştiremeyen toplumları yönlendirmektir.
Kendisini geliştiremeyen toplum muhakkak bir yere körü körüne bağlanır. Hele ki bilgisi az olup da imanı varsa bunları bir yerlere adapte etmek daha kolaydır.
Bu iman yalnızca İslami olarak algılanmamalı. Her bireyin dini veya inançsızda olsa iman ettiği yer muhakkak vardır.
Bu bahsettiğim iki kesim kendi arasında da değişik isimlerde olan fraksiyonlara ayrılır.
Kimisi İslami guruplara...
Kimisi sol düşüncelerdeki farklı guruplara...
Kimisi de ateist, deist vs guruplara ayrılır.
Kendisini yetiştiremeyip dışardan kumandayla, başlarına getirilen liderler aracılığı ile bilgi edinmeleri engellenir ve o inandıkları liderlerinin her söylediğini ölçüp tartmadan kendi yaşam haline getirirler.
Kumanda elinde olanlar istedikleri zaman istedikleri kişileri bu taraftarlarla dizayn eder.
Ben gerçekten tedirgin olmaya başladım. Birileri bizimle yine oynamaya başladı gibime geliyor.
Daha önce; çoğulcu demokrasiye geçilmesi gerektiğinde, kendilerinde olup da bizden görünenleri iktidara taşımak için; Bu toplumun dini değerleri olan, ‘’ezan’’ ve ‘’ kuran’’ yasaklatılarak Demokrat partiyi büyük bir çoğunlukla iktidara taşıdılar.
Menderes kontrolden çıkmaya başlayınca ipe götürdüler.
Diğer getirilenler kontrolü kaybedince sağ Sol düşmanlığını yayarak darbeler hazırlandı ve darbelerle kontrol edildik.
Siyasi kavgalar bitirildi, PKK türetildi.
Alevi, Sünni, Kürt kavgası çıkardılar ama tutturamadılar.
Dini gelişimin önünü kesmek için cemaatler oluşturuldu ve bu cemaatlerin içinde birisi (fetullahcılar)okullarla beslenerek büyütüldü ve darbeyle hem onların tehlikesi asgariye düşürüldü hem de korku salınarak ailelerin çocuklarını cemaatlere gönderilmesinin önü kesildi.
Sinemalarla, dizilerle veya piyasaya sürdükleri içerdeki uzantılarıyla gençleri kendi dininde, kültüründe, ailesinde, akrabasında, kopararak daha güdülür hale getirdiler.
Ama şunu da çok iyi biliyorlar.
Bu toplumu ne kadar bozarsan boz, kalbindeki tekrar yeşerecek dini inançlarını kökten söküp atamıyorlar.
İşte işin asıl tehlikeli yanı da bu gizli iman duygusunu tekrar kendi istedikleri şekilde canlandırıp, birbirine düşman yeni cemaatler yaratmak.
Bu cemaatleri ortaya çıkartıp taraf bulabilmek için, kendilerinde olupta bizde gözüken dönmeleri kullanarak, toplumun dini değerlerinin ayarlarıyla oynatıyorlar.
Bu dine saldıranlar; çağdaş medeni. Sanatkar, artist, özgürlükçü vs. Kişilerden oluyor.
Bu kişileri destekleyenlerde, karşı gelenlerde gelecekte yapılan planları malesef okuyamıyor.
Gerçek yüzleri görünmeyenlere destek verdiğinin farkına bile varmadan, yapılanlara, söylenenlere hakaretlere taraf oluyorlar.
Bunun sonu çok tehlikeli kan dökmeye doğru gider.
Unutmayalım... Taliban, İŞİD, ELKAİDE, PKK gibi örgütler, ABD ve İsrail tarafından kurdurulup Ortadoğu’yu dizayn etmekteler.
Eğer bu örgütler bu devletler tarafında kurulmamış olsaydı, bu bölgede ABD’nin ve İsrail katillerinin orda cirit atması mümkün değildi.
Nasıl oluyorsa bu örgütler; Kur’an’daki ‘’ Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazabetmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.’’ Nisa 93 ayetini göremiyor, asıl düşman olan tekbir İsrailli veya ABD’li kişiye kurşun sıkamıyor ve Allah’u ekber diyen Allah’u ekber diyeni öldürüyor?
Ben ülkemizin de buna doğru savrulduğunu görüyorum.
Bu ülke tamıyla onlara teslim olmaz ama onların istediği dinden uzaklaştırma politikasını dahada ileriye götürür.
Bunu da dindar ve sol kesimle yapar.
Bundan dolayı yapılan ve söylenen sözleri iyi okumalıyız ve bu yapılanlara dur diyebilmeliyiz.
Yani önümüze atılan oltanın zokasına dikkat etmeliyiz.
Lütfen! Dini Kur’an’da ve resulün hayatında öğrenelim. Şahısların ayet yorumlarını din olarak kabul etmeyelim. Bu kabuller bizi kardeş yapmaz tam tersi birbirimize düşmanlar, hakaretler, tekfirler yaptırır. Şu anda olduğu gibi.
Emin olun ki bu Allah’ın gönderdiği ve peygamberinin hayata aktardığı Din olmaktan çıkmış durumda.
Eğer böyle giderse pusuda yatanlar başımıza bunlardan bir gurubu musallat edecektir.
Pusuda yatanların en çok hoşuna giden ve ellerini ovuşturarak ağızlarının suyunu akıtması...
Ortaya sürdükleri oryantalistlerini, destekleyen ve karşı gelen gurupların var olmasıdır.
Gerçeği söylemek gerekirse cahil olan toplum; öngöremediği olayların peşine düşerek kendi toplumunun bireylerini ötekileştirenlerdir.
Zaman olayları okuma zamanı.
Zaman uyanık olma zamanı.
Şimdiye kadar güdüldüğümüz yeter, artık kendimiz olalım ve kendi sorunlarımızı kendimiz çözelim.
Birbirimize sövmek, hakaret etmek insanı yüceltmez, ancak küçültür.
Bahri Korkmaz