Kırşehir’de Öğrenci Affı İçin Kritik Tarih Belli Oldu
Kırşehir’de Öğrenci Affı İçin Kritik Tarih Belli Oldu
İçeriği Görüntüle

“İşçiler Anayasal Haklarını Çiğnetmeyecek” başlığıyla yayımlanan açıklamada; toplantı ve gösteri yürüyüşü, ifade, örgütlenme ve sendikal hakların Anayasa ile güvence altına alındığı vurgulandı.

Birleşik Metal-İş, bu hakların iktidarların yurttaşlara verdiği bir ayrıcalık olmadığını belirterek, devletin ve idari makamların görevinin temel hakların kullanılabileceği koşulları güvence altına almak olduğunu ifade etti.

Sendika, son dönemde valilikler ve kaymakamlıklar tarafından alınan geniş kapsamlı toplantı ve gösteri yasaklarının istisnai olmaktan çıktığını öne sürdü.

Ankara’daki 15 Günlük Yasağa Tepki

Açıklamada, Ankara Valiliğinin 11 Ağustos 2026 tarihinde il genelinde 15 gün süreyle toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması ve oturma eylemlerine yönelik aldığı yasak kararına ayrıca dikkat çekildi.

Kararın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde haklarını arayan maden işçilerinin eylemlerinin ardından alınmasına vurgu yapan sendika, işçilerin hak arama faaliyetlerinin “kamu düzeni” gerekçesiyle sınırlandırılmasına karşı çıktı.

Birleşik Metal-İş açıklamasında, “İşçiler haklarını aradığında ‘kamu düzeni’ tehlikeye düşmekte; sermayenin çıkarları söz konusu olduğunda ise kamu düzeni nedense hiç bozulmamaktadır” ifadelerine yer verdi.

“Sendikal Haklar İle Eylem Hakkı Birbirinden Ayrılamaz”

Sendika, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkıyla sendikal örgütlenme ve faaliyet hakkının birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti.

İşçilerin sendikalarıyla hareket etmesi, çalışma yaşamında karşılaştıkları sorunları kamuoyuna taşıması, toplu şekilde hak araması, basın açıklaması ve protesto gerçekleştirmesinin sendikal özgürlüğün bir parçası olduğu kaydedildi.

Açıklamada, sendika yöneticilerinin üyeleriyle görüşmesinin veya fabrikalarda sendikal faaliyet yürütmesinin engellenmesinin de örgütlenme özgürlüğünü zedelediği savunuldu.

Maden İşçilerinden Öğretmenlere Kadar Örnekler Sıralandı

Birleşik Metal-İş, son dönemde farklı kesimlerin eylem ve etkinliklerinin çeşitli idari kararlarla engellendiğini belirterek maden işçileri, petrol işçileri, özel öğretim kurumlarında çalışan emekçiler ve doğa savunucularını örnek gösterdi.

Toplantı, yürüyüş, basın açıklaması, oturma eylemi ve afiş asma gibi faaliyetlerin engellendiğini belirten sendika, bazı durumlarda il sınırlarına giriş ve çıkışların da kısıtlandığını ifade etti. Sanatsal faaliyetlerin de benzer yasaklardan etkilendiği kaydedildi.

“Hak Aramak Kamu Düzenini Bozmak Değildir”

İşçilerin ücret, çalışma koşulları, iş güvenliği, kıdem hakkı, emeklilik, vergi ve gelecekleri hakkında söz söylemesinin “kamu düzenini bozmak” olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Birleşik Metal-İş, sendikaların işçilerle birlikte hareket etmesinin de bir güvenlik tehdidi olmadığını vurguladı.

Sendika, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:

“İşçinin ücretine, çalışma koşullarına, iş güvenliğine, kıdem hakkına, emekliliğine, vergisine, geleceğine ilişkin söz söylemesi ‘kamu düzenini bozmak’ değildir. Sendikanın işçileriyle birlikte hareket etmesi ‘güvenlik tehdidi’ değildir.”

Grev Ve Sendikal Faaliyetleri De Hatırlattı

Açıklamada, geçmiş yıllarda grevlerin ertelenmesi, sendikal örgütlenmenin engellenmesi, işyerlerindeki sendikal faaliyetlerin kısıtlanması ve işçi eylemlerine yönelik kolluk müdahaleleri de eleştirildi.

Birleşik Metal-İş, valiliklerin toplantı ve gösterilere yönelik yasaklarının da aynı yaklaşımın devamı olduğunu savundu. Devletin işçi ile işverenin hukuk önünde eşitliğini sağlaması gerektiği ifade edildi.

İdari Makamlara Çağrı

Birleşik Metal-İş Genel Yönetim Kurulu, temel hak ve özgürlüklerin idari kararlarla sınırlandırılmasına, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılmasının engellenmesine, sendikal faaliyetlere yönelik kısıtlamalara ve işçi eylemlerine yönelik kolluk müdahalelerine karşı olduklarını açıkladı.

Mülki amirler ile kolluk kuvvetlerine Anayasa, yasalar ve mahkeme kararlarına uygun hareket etme çağrısında bulunan sendika, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“İşçilerin anayasal hakları valilik kararlarıyla ortadan kaldırılamaz. Sendikal özgürlükler ‘kamu düzeni’ gerekçesinin arkasına saklanılarak yok edilemez. Hak aramak suç değildir. Örgütlenmek suç değildir. Mücadele etmek suç değildir.”

Birleşik Metal-İş, Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan sendikal haklar ile temel hak ve özgürlükler için mücadeleyi sürdüreceğini bildirdi.

Muhabir: Nurten Ceylan - Damla Yeşilli