Kırşehir’de sürüsünün peşinde türkü söyleyen bir çoban, Neşet Ertaş ve Muharrem Ertaş’ın izlerini taşıyan sesiyle sosyal medyada dikkat çekiyor.

Kırşehir’in uçsuz bucaksız bozkırında yankılanan bir türkü, son günlerde dinleyenlerin içini titretiyor. Sürüsünün peşinde yürürken söylediği türkülerle dikkat çeken bir çoban, yalnızca sesiyle değil, taşıdığı duygu ile de insanların hafızasında yer ediyor. Neşet Ertaş’ın içtenliğiyle Muharrem Ertaş’ın bozkır kokan tavrını bir araya getiren bu sade adam, gösterişten uzak haliyle Anadolu’nun gerçek ruhunu hatırlatıyor. Onun türkülerinde ne sahne ışığı var ne de ün peşinde koşan bir telaş. Sadece yaşanmışlık, emek ve insanın içine işleyen bir samimiyet bulunuyor.

Kırşehir bozkırında yankılanan türkü dikkat çekti

Kırşehir’de kaydedilen görüntülerde, bir çobanın sürüsüyle birlikte bozkırın ortasında yürürken türkü söylediği anlar kısa sürede ilgi gördü. Doğallığıyla öne çıkan görüntülerde en çok dikkat çeken şey ise türkülerin taşıdığı derin duygu oldu.

Dinleyenler, çobanın sesinde Neşet Ertaş’ın kırık bozkır ezgilerini hissettiklerini söylüyor. Özellikle sesindeki içtenlik ve yorumsuz sadelik, Anadolu kültürünün kaybolmayan tarafını yeniden hatırlattı. Çünkü onun söylediği türküler bir performanstan çok, hayatın içinden süzülen bir hikâye gibi duyuluyor.

Bozkırın sert rüzgârı, koyunların sesi ve uzayıp giden sarı tepeler arasında yükselen türküler; Kırşehir’in yıllardır taşıdığı halk müziği geleneğini de yeniden gündeme taşıdı.

Kayınbaba ile damat kavgası: 3 yaralı
Kayınbaba ile damat kavgası: 3 yaralı
İçeriği Görüntüle

Neşet Ertaş’ın izini taşıyan bir Anadolu hikâyesi

Kırşehir denildiğinde akla gelen ilk değerlerden biri kuşkusuz bozlak kültürü oluyor. Neşet Ertaş ve Muharrem Ertaş gibi ustaların bıraktığı miras, bugün hâlâ Anadolu’nun birçok köşesinde yaşamaya devam ediyor. O miras bazen büyük sahnelerde değil, bir dağın yamacında ya da sürüsünün peşinde yürüyen bir çobanın dilinde hayat buluyor.

Bu çobanın türkülerinde de tam olarak böyle bir iz hissediliyor. Sözlerde gurbetin ağırlığı, yalnızlığın sessizliği ve sevdanın ince sızısı duyuluyor. Dinleyenler için bu türkülerin etkileyici olmasının nedeni de tam burada başlıyor. Çünkü söylenenler ezberlenmiş değil; yaşanmış duyguların içinden geliyor.

Anadolu insanının yıllardır değişmeyen o sade yaşamı, türküler aracılığıyla yeniden kendini gösteriyor. Gösterişsiz ama derin bir hikâye, bozkırın ortasında yankılanmaya devam ediyor.

Muhabir: Verda Işın Omuzbüken