Cemal Kaya, GAP yatırımlarına rağmen tarımda yaşanan dış ticaret açığına dikkat çekti: “Sorun yönetimde, çözüm havza koordinasyon modelinde.”

Kırşehir’de Bir İlk: ‘KADIN.’ Temalı Kısa Film Çekildi
Kırşehir’de Bir İlk: ‘KADIN.’ Temalı Kısa Film Çekildi
İçeriği Görüntüle

Anahtar Parti Kırşehir İl Başkanı Cemal Kaya, haftalık basın açıklamasında Türkiye’nin tarımsal üretim sorunlarını ve çözüm önerilerini gündeme taşıdı. GAP gibi dev projelere rağmen tarımda dış ticaret açığının sürdüğüne dikkat çeken Kaya, “Su var, toprak var, baraj var ama doğru üretim modeli yok” dedi.

Milyarlarca Liralık Yatırım, Ama Sonuç Hâlâ Eksi

Cemal Kaya, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ve son olarak tamamlanan Silvan Barajı gibi dev yatırımların, tarımda beklenen dönüşümü sağlayamadığını söyledi. GAP'ın 1977’den bu yana Fırat-Dicle havzasını tarım üssüne dönüştürmek amacıyla yürütüldüğünü hatırlatan Kaya, “Bugünün parasıyla 100 trilyon lirayı aşan yatırım yapıldı ama bu çaba üretim rakamlarına yansımadı” diye konuştu.

2023 yılı verilerine göre, Türkiye'nin tarımsal ihracatı 1,3 milyar dolarda kalırken, ithalatı 1,6 milyar doları buldu. Kaya, son 12 yılda toplam 7,9 milyar dolarlık tarımsal dış ticaret açığı oluştuğunu belirtti.

“Toprak da Bizim, Su da Bizim, Ama Gelir Çok Az Kişiye Gidiyor”

Kaya’nın açıklamasında dikkat çeken bir diğer konu ise yapısal eşitsizlik oldu. Türkiye’de toprağın %63’ünün küçük bir kesimin elinde olduğunu belirten Kaya, üreticilerin %81,5’inin yalnızca %37’lik kısmı kullandığını söyledi.

“Gelirin %70’i üreticilerin yalnızca %1,5’ine gidiyor” diyen Kaya, arazilerin parçalı yapısı ve üreticinin dağınık örgütlenmesi nedeniyle verimin düşük, gelir dağılımının ise adaletsiz olduğunu vurguladı.

“Havza Koordinasyon Modeli” ile Soruna Çözüm Önerisi

Anahtar Parti Kırşehir İl Başkanı Cemal Kaya, yapısal reform olmadan üretimde kalıcı iyileşmenin mümkün olmadığını belirterek “Havza Koordinasyon Modeli”ni önerdi. Bu modelin dört temel ayağı bulunuyor:

  1. Küçük çiftçilerin kooperatif çatısı altında birlikte üretim yapması,

  2. Tohum, gübre, su ve enerji gibi girdilerin devlet tarafından sağlanması,

  3. Üretim planlamasının kooperatifler eliyle yapılması,

  4. Devletin mahsulü doğrudan satın alarak çiftçiyi güvence altına alması.

Kaya, bu modelle parçalı arazilerin birlikte ekileceğini, üreticilerin toprağı kaybetmeden ortak üretim gücüne ulaşacağını, dışa bağımlılığın azalacağını ve refahın geniş tabanlara yayılacağını ifade etti.

“Bu Topraklar Yeniden Bereketin Adresi Olabilir”

Açıklamasını “Toprak bizim, su bizim, emek bizim” sözleriyle bitiren Cemal Kaya, Türkiye’nin yeniden kendi kendine yeten bir tarım ülkesi olabileceğini söyledi. “Doğru üretim modeliyle bu topraklar yeniden milletin sofrasına bereket, üreticinin cebine güç verecek” diyerek tarım politikalarında köklü değişimin şart olduğunu vurguladı.

Muhabir: Dilek Küçükosmanoğlu