"ÇED Olumlu Kararının İptali İçin Davacıyız"
Kırşehir'de açılması planlanan altın madeni projesine verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına karşı açılan davada keşif sürerken, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Hukuk Müşaviri Avukat Ekin Öztürk değerlendirmelerde bulundu.
TMMOB'un davacı taraflardan biri olduğunu belirten Öztürk, birlik bünyesindeki mühendis, mimar ve şehir plancılarının hazırladığı teknik raporlar doğrultusunda ÇED olumlu kararının iptali için dava açtıklarını söyledi.
"Projenin Tamamının İptal Edilmesi Gerekiyor"
Öztürk, yalnızca ÇED sürecindeki usul eksikliklerinin değil, projenin uygulanacağı alanın taşıdığı doğal ve kültürel değerlerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Birlik bünyesindeki uzmanların yaptığı teknik incelemeler sonucunda hazırlanan raporlarda, hem ÇED sürecinin hem de projenin kendisinin iptal edilmesi gerektiği yönünde değerlendirmeler bulunduğunu belirten Öztürk, madencilik faaliyetinin bölgede ciddi tahribata yol açabileceğini savundu.
"Kimyasal Risk Ortadan Kalkmış Değil"
Projede siyanür kullanılmayacağı yönündeki açıklamaların riskleri tamamen ortadan kaldırmadığını ifade eden Öztürk, madencilik faaliyetlerinde farklı toksik özellikte kimyasalların da kullanılacağını dile getirdi.
Faaliyetin niteliği gereği çevresel risklerin devam ettiğini söyleyen Öztürk, ÇED raporunda kararın iptalini gerektirecek çok sayıda eksiklik bulunduğunu öne sürdü.
"Tarım, Hayvancılık Ve Tarihi Miras Tehlike Altında"
Maden sahasının bölge halkının temel geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık açısından önemli bir alan olduğunu belirten Öztürk, proje sahasında birinci derece arkeolojik sit alanı niteliğinde eski yerleşimlerin de bulunduğunu söyledi.
Öztürk, bu alanların hem doğal yaşam hem de kültürel miras açısından korunması gerektiğini belirterek, şirketlerin ekonomik faaliyetleri uğruna bu değerlerin zarar görmesinin kamu yararına aykırı olduğunu ifade etti.
"Bilirkişi Heyetine Teknik Katkı Sunuyoruz"
Keşif sırasında TMMOB'un hazırladığı teknik raporları ve uzman görüşlerini bilirkişi heyetine sunduklarını belirten Öztürk, mevcut heyetin bazı uzmanlık alanları açısından eksik oluşturulduğunu düşündüklerini söyledi.
Bu nedenle mesleki ve teknik birikimlerini sürece aktarmayı amaçladıklarını ifade eden Öztürk, bilirkişi raporunun bilimsel ve teknik verilere dayanarak hazırlanmasını beklediklerini dile getirdi.
"İliç Ve Kirazlıyayla Gibi Olaylar Tekrar Yaşanmasın"
Konuşmasının sonunda daha önce Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşanan maden kaynaklı çevre olaylarını hatırlatan Öztürk, Bursa Kirazlıyayla'daki atık barajı kazası ile İliç'te yaşanan faciaya dikkat çekti.
Benzer olayların tekrar yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Öztürk, tarım arazilerinin, mera alanlarının ve doğal kaynakların korunmasının önemine işaret ederek, bilirkişi raporunun ve mahkeme kararının bilimsel esaslar doğrultusunda şekillenmesini temenni ettiklerini söyledi.





