ATA YURDUMUZ TURAN ELLERİNDEN KIRGIZİSTAN (2)

Daha önce 4 hafta süre ile yayınladığımız konu başlığını önceki hafta bitirmiştik. Ancak, Özer Ravanoğlu’nun anılarını tertiplediği 600 sayfalık kitabında okuyucularımın, bilgisine sunulacak bizzat yaşadığı onlarca anıları var. Bu anılardan Ata Yurdumuz Kırgızistan’la ilgili (anılarını ) tesbitlerini yine her hafta tefrika halinde yayınlayacağım. Daha önce4 hafta olarak yayınladığımız yazılarımızı takip etmeyen okuyucularımız için yazarımız hakkında kısa bir özet sunmak istiyorum. Konu başlığımızın yazarı İnşaat Mühendisi Özer Ravanoğlu, 1938 doğumlu 25 yılını Türk Cumhuriyetlerinde Diyanet Vakfı ve TİKA tarafından görevlendirilen bir Türk Milliyetçisi. Ravanoğlu, Ata Yurtlarımızda bir çok kalıcı eser yapımına öncülük etmiştir. Özer Bey’in kendisinden bedelini ödeyerek satın aldığım kitabından yazılarıma alıntı yapabilirmiyim dedim. O da gerekli oluru verdi. “Tanrı Dağları’nın Gözyaşları” adlı kitap Ötüken Yayınevi tarafından basılmış. Yazarımızın bu anı kitabını ve diğer kitaplarını okumak isteyen okuyucularım, Ötüken yayın evinden talep edebilir. Özer Bey’in Kitaplarını alıp okuyacak arkadaşlara şimdiden teşekkür ediyorum. Önceki haftada Kırgızistan’da 100 bin Çinli ve 12 Türk bulınduğunu bunların, ticaret yapma ve eğitim amacı ile geldiğininden bahsetmiştik. Bugünkü yazımıza kaldığımız yerden devam etmek istiyorum.

Çarlık Rusya’sının işgalinden sonra yüz binlerce Rus Türkistan’ın çeşitli bölgelerine yerleştirildi. Bu durum Sovyetler Birliği zamanında da devam etti. Kademe kademe 12 milyon kadar Rus getirilip yerleştirilmiş. Eğer bu miktara ilave olarak elli-altmış milyon kişi daha getirebilselerdi, Türk ana vatanı ne halde olurdu acaba? Bu gerçekleşmedi çünkü böyle bir nüfus nakli olsaydı ana vatanları boş kalırdı. Fakat Çnd için böyle bir boşalma söz konusu değil. Çin bu tarafa 100 milyon insan da gelse, Çin eksilmeyi hiç hissetmez. Üstelik Kars’a kadar da nüfus ekseriyetini sağlamış olur. Bu konuda Kırgız hükümetinin çok dikkatli olması lazım. Çin son elli yıldır Doğu Türkistan’ı sindirmeye çalışıyor. İkinci hedef Kırgızistan’dır. Halen de bunun hazırlığı içindeler ve bu yerleşmeler kanaatimizce bu hedefi gerçekleştirmek için bir plan dahilinde yürütülmektedir.

Serbestlikten sonra Kırgızistan’a gelenler içinde Çinlilerden sonra ikinci sırada biz varız. Kırgızistan bağımsızlığını ilan ettiği ilk günden itibaren Anadolu Türklüğü bu bölgeye özel ilgi göstermiştir. Kırgızistan’da Anadolu Türklüğünün faaliyetleri eğitim, dini faaliyetler ve hem de ticari faaliyetler olarak başladı ve böylece de devam etti.

Üçüncü sırada da Tacikler olsa gerek. Tacikistanda’daki iç savaş sırasında oradan buraya ciddi bir nüfus kayması olmuştur. Bunların çoğu Tacikistan vatandaşı Kırgızlardan oluşmaktadır.

Kırgızistan’ın tamamında, özellikle Bişkek merkezinde kesif bir misyoner faaliyeti yapılmaktadır. Komünizmin yıkılmasından sonra başlayan bu çalışmalar her gün artarak devam etmektedir. Bu ülkede yıllarca ahlaksızlık propagandası yapılmış, insanların inaçları alay konusu olmuş, tahrik edilmiş, karşı koyanlar olursa, sürgünlerle, işgencelerle hatta ölümlerle cezalandırılmış, millet tam manası ile sindirilmiş.

Önemli Not: Bazı okuyucularım, bu yazılarımdan dolayı ücret aldığımı sanıyorlar. Yıllardır yerel gazetelerde yazdığım yazılarımdan dolayı hiçbir ücret talebim olmamıştır. Amatörce C. Allah ömür verdiği müddetçe yazmaya devam edeceğim