ANAYASA MAHKEMESİ SÜRESİZ NAFAKA ÖDENMESİNİ İPTAL ETTİ

Türk Medeni Kanunun 175. Maddesinde; “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” Hükmünü taşımaktaydı. Anayasa Mahkemesi, boşanan eşe SÜRESİZ NAFAKA VERİLMESİNE İLİŞKİN DÜZENLEMEYİ SEKİZE KARŞI ÜÇ OY ÇOKLUĞUYLA İPTAL ETTİ. Yasanın bu maddesi çok büyük acıları da beraberinde getirmişti. Boşanan kadın kayıtlara geçmeyen, düzenli bir işi ve hatta sevgilisi olmasına karşın, nafaka kesilmesin diye resmi olarak evlenmiyor, eski kocadan nafaka almaya devam ediyor, eski koca bir kez dahi nafaka ödemeyince, kadının şikayeti üzerine cezaevine giriyordu. Öte yandan bazı kadınlar, tek çocuk yapıyor eşinden boşanıyor, evlenmiyor, çalışmıyor ama eski eşinden nafaka almaya devam ediyor. Bazı erkeklerde zengin kadınlarla evleniyor, sonra ondan boşanıyor ve o kadından ömür boyu nafaka alıyorlardı. 6 ay evli kalan sonra boşanan kadın ya da erkeklerden biri diğerine ömür boyu nafaka ödemek zorunda kalıyordu. Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunun 175. Maddesini, Anayasanın 2. Maddesindeki; “Sosyal Hukuk Devleti” İlkesine, 10. Maddesinde ki; “Eşitlik” ilkesine ve 20. Maddesinde ki; “Herkes diğerinin özel hayatına ve aile hayatına saygı göstermekle yükümlüdür.” Maddelerine aykırı bularak, “SÜRESİZ OLARAK” kelimelerini iptal etti. Hükümete ve parlamentoya 9 ay içerisinde, Medeni Kanunun 175. Maddesinin değiştirilmesi için süre tanıdı. Bu iptal haksızlıklara neden olmamalıdır, evin tüm yükü bırakılan kadınların, yoksulluk nafakasına gerçekten ihtiyacı varsa, onları da bu haktan mahrum bırakmamak gerekir. Adalet idesi bunu gerektirir.

Bilindiği üzere, adalet eşit olan iki taraf arasında hak ile haksızın ayırt edilmesi ve ayırt etmede hakkaniyetli davranılmasıdır. Devletler; adalet varsa yükselir, güçlenir, büyür, Hz. Ömer (RAV); “El-Adl-Ü Esasü’l-Mülk” (Adalet Mülkün Temelidir.) buyurmuştur. Bu gün mülkün direkleri çatırdıyor, hakim ve avukat olarak 50 yıl bu millete hizmet eden bir vatandaşım. Hükümete tavsiyem, acilen konuya eğilip; ehil, bilgili, tarafsız, bağımsız, adil, hakkaniyetli hukukçuların yetişmelerini sağlamalarıdır. Bu yönü ile millete borçludurlar. ADALET HERKESE LAZIMDIR. Belirteyim ki, yargı bağımsızlığının olmadığı yerde hukuk devleti, hukuk devletinin olmadığı bir ülkede birey hakkı, birey hakkının olmadığı yerde demokrasi, demokrasinin olmadığı yerde toplumun huzuru ve refahı olamaz. Kanunlar çok kötü düzenlemeleri içerseler bile, iyi yetişmiş, halkından kopmamış hukukçular tarafından adil kararlar doğurulur. İyi yetişmemiş hukukçular mükemmel kanunlara rağmen adaletsiz, vicdansız kararlar verirler. Baki Selam.