Ali Babacan Kırşehir'de önemli açıklamalar gerçekleştirdi

"Merkez Bankası karşılıksız para basıyor"

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 2024 Mart ayında gerçekleştirilecek olan mahalli idareler seçiminde DEVA Partisi Kırşehir Belediye Başkan Adayı Bayram Yıldız'a destek olmak üzere Kırşehir'e geldi.

4 isim genel başkanlığa aday oluyor 4 isim genel başkanlığa aday oluyor

Programları öncesi tarihi Cacabey Medresesi'nde cuma namazı kılan Genel Başkan Babacan, camii çıkışında basın açıklaması gerçekleştirdi.

Türkiye ekonomisinin her geçen gün kötüye gittiğini söyleyen Babacan, emeklilerin, esnafların, her kesimden vatandaşların dertlerini ayrı ayrı dinlediklerini ve bu sıkıntıları çok iyi bildiklerini söyledi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan yaptığı basın açıklamasında; "Siyasetle ticaretin çok ortak yönü var. Onu da yaşayarak gördüm. Görüyorum, öğreniyorum. Ticarette de, siyasette de çok önemli. Konuşunca doğruyu söylemek önemli. Sözlerinizde durmak önemli. Emanete ihanet etmemek önemli. Evet. Maalesef bu 3 konuda da ülkemizde sıkıntılar var. Siyasette olduğunu söyleyenlerin, siyaset yapanların, hatta ülkeyi idare edenlerin bu üç ilkede de çizgiden çıktıklarını görüyoruz" dedi.

"16 MİLYON EMEKLİ PERİŞAN"

Türkiye'de emeklilerin halinin çok sıkıntılı olduğunu söyleyen Babacan, "Şu anda maalesef ülkede 16 milyon emeklimiz perişan. Bunun da en önemli sebebi TÜİK'in enflasyonu doğru söylememesidir. Gerçekten çok daha düşük bir rakam açıklaması. Ve bütün emekçilere beyefendi maaş almanın TÜİK'in açıkladığı o doğru olmayan düşük rakama göre verilmiş. Ve bu 5 yıl arka arkaya yapılınca her yıl her yıl her yıl emekleriniz refahı parçalanmış oldu. Emeklerimiz şu anda Türkiye'nin pek çok yerinde temel geçim sıkıntısına temel gıda ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. Büyük bir sıkıntı yaşıyorlar. Bugün Türkiye'de eğer emeklimizin oturduğu ev kendinin değilse artık kira ödüyorsa artık temel gıda ihtiyaçları karşısında karşılayabilmesi mümkün değil. Bunda en önemli sebebi konuşurken doğruyu söylememek. Halbuki son 4-5 yıl daha önce bizim dönemde yaptığımız gibi TÜİK gerçek enflasyonu açıklıyor olsaydı ve emeklilerimiz de o gerçek enflasyon oranında maaş zamlarını alabilselerdi bugün bu kadar büyük bir feryat olmayacaktı Türkiye'de. Birinci kural bu. Konuşunca doğruyu söylemek gerek. Hele hele devletin rakamları doğru açıklaması. Neyse gerçeği olduğu gibi ama bir ikincisi söz verince tutmak" diye konuştu.

"FAİZ DÜŞECEK DEDİLER 9 KEZ ARTIŞA GİTTİLER"

Politika faizinin artışından bahseden DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan açıklamalarını şöyle sürdürdü; 
"Geçen seçimlerden önce biliyorsunuz hükümet bir söz verdi. Ne dedi? Faiz düşecek dendi. Daha da indireceğiz dedi. Biz iş başında olduğumuz sürece bu ülkede faiz artmaz dedik. Çünkü laf var dedi Seçimden sonra tam 9 kere faiz arttı memlekette. Ve bu 9 artışın tamamı da öyle Merkez Bankası'nın artışı falan değil. Yani hükümetin bizzat onayı olmasa hükümetin talimatı olmasa Merkez Bankası'nın haddine mi faiz artışı? Dünkü artış arkadaşlar tam dokuzuncu. Kimsenin malı mülkü değildir devlet yönetimi vatandaşlarımızın sandıkta belirli bir süre için emanet ettikleri bir görevdir. Önce 4 yılı kılıyosunuz, sonra anayasa değişti 5 yıllık oldu. Vatandaşlarımız 5 yıllığına bu görevi devleti yönetenlere emanet ediyor. Ne demek? Devlet malıyla, kendi karıştırmamak demek. Devlet malının o emanet başlığını korumak demek. Şimdi seçim kampanyasının ortasındayız. 
Şöyle bir bakın şehirlere açılan afişlere, bayraklara. Bazı şehirlerde gökyüzünü göremiyorsunuz bayrak asmılar. Ve harcanan paranın bakın tamamı ya devlet parası. Ya belediye parası ya da seçilecek belediye başkanından umanların doğru değil. Yazık oluyor. Bu güzel ve büyük ülkemize çok destek oluyor. Ve olan da milyonlara oluyor. En çok da emeklimize oluyor. Çiftçimize oluyor. Asgari ücretle geçinmek zorunda olan vatandaşlarımıza oluyor. Çünkü birileri Türk lirası cinsi ve Türk lirası eridi, eriyor. Merkez Bankası geçen seçimlerden bu yana sürekli karşılıksız para basıyor. Ve bunu gizli saklı yapıyor. Merkez Bankası karşılık bastığı parayı, kur korumalı mevduata kurt farkı olarak ödüyor. Rakam bir liraya geçti. Geçen seçimlerden bu yana. Bakın bunlar açıklanmıyor. Hani ben tam on bir yıl bu ülkenin ekonomisinin başında olmasam Merkez Bankası'nın rakamlarına bakınca bunlar ne yapmış, ne halt etmiş? Anlamasam derim ki ya işte anlatılan bu, ben de anlatılan ama hesap kitap rakamı bilen ve bu işin on bir yılın başında olmuş bir insan olarak baktığımda Geçen seçimlerden bu yana Merkez Bankası'nın tam bir trilyon liralık karşılıklara baktığını görüyorum. Bu para kime ödeniyor? Bankada kur korumalı mevduata parası olana ödeniyor." (HABER: FAHRETTİN TOKER)