7 Haziran seçimlerinin ardından

7 Haziran 2015 milletvekilliği genel seçimlerini geri bıraktık. Huzur ortamında geçirdiğimiz seçimde AK Parti milletvekili adayları Salih Çetinkaya, Hacı Turan, AK Parti teşkilatı ve Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci ile yoğun bir program dahilinde gündüz gece demeden çalıştılar.


AK parti adayları Salih Çetinkaya ve Hacı Turan Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’nin rüzgarıyla kendilerini, geçmişte yaptıklarını, gelecekte yapacaklarını iyi anlattılar. Eski Milletvekillerinin küsmeden Kırşehir’deki seçim çalışmalarına katılmaları, partilerine ve arkadaşlarına destek olmaları AK partide dargınlığın, küskünlüğün olmadığını aksine büyük bir birlikteliğin hakim olduğunu göstermiştir.
Kırşehir’de AK Parti denilince Yaşar Bahçeci faktörünü unutmamak gerekir. Konuşma kabiliyeti, ikna edici anlatım tarzı, coşkulu ve tane, tane konuşması, beyefendiliyle, dürüstlüğüyle, çalışkanlığıyla uçurumdan aldığı Kırşehir Belediyesini düzlüğe çıkararak saygın bir kurum haline getirmesiyle, yaptığı hizmetlerle Kırşehir Halkının yanında ayrı bir yer edinen ve inşallah beş, altı dönem Kırşehir Belediye Başkanlığı yaparak Kırşehir’in Melih Gökçeği, Mehmet Özhaseki’si, Yılmaz Büyükerşen’i olur dediğim Yaşar Bahçeci tek başına AK Parti teşkilatının yüzde ellisi demektir dersem yanlış olmadığı gibi şu an alınan oyların yüzde ellisi Yaşar Bahçeci’nin şahsına verilmiş oylardır.
Bu nedenle seçimlerin değerlendirilmesi yapılırken hem Kırşehir’le, hem de AK Partiyle özdeşleşmiş olan Yaşar Bahçeci gerçeğini unutmamak gerekir.
* * *
MHP sağlık alanında Kırşehirlilere yaptığı hizmetlerle takdir edilen, Kırşehir’le özdeşleşen Prof Dr. Yıldırım Türk ile PKK’ ya karşı dik duruşu, rest çekmesi, vatanın bölünmez bütünlüğünün bir numaralı savunucu olan, terör örgütü tarafından defalarca saldırıya uğrayan, Türkiye’ nin cesur ve efsane Vali olarak tanıdığı Mustafa ERKAL gibi bilge insanları aday göstererek dikkatleri üzerine çekmiştir. Milletvekilliği aday adayları döneminde aday patlaması yaşayan ve Kırşehir’de bir ilki gerçekleştirerek iki kadın aday adayı olan MHP’ de diğer seçimlerin aksine çok daha yoğun, programlı, disiplinli bir çalışma, heyecan, birliktelik ve inanmışlık vardı. Bu inanmışlıkla gündüz gece demeden, uğramadık ev, dükkan, köy, mahalle, sokak, selam vermedik insan, sıkmadık el bırakmadılar. Büyük fedakarlık gösterdiler. İki milletvekilini kazanmaya öylesine inanmışlardı ki önlerine set çekene aşk olsun demek gerekir.
Şu konuyu özellikle belirtmek istiyorum ki MHP’den aday adayı olan kadın adaylarını önümüzdeki günlerde ayrıca değerlendirmek istiyorum. Ayrıca MHP’ de milletvekili aday adayı olup, aday olamayan partililer partilerine küsmeyerek, Kırşehir’i terk etmemişler, aksine Kırşehir’de kalarak MHP’nin çalışmalarına destek vermişlerdir. İşte bu taktire şayan hareket ve çalışma tarzı MHP’nin milletvekilini kazanmasında etkili olmuştur.
MHP bu seçimlerde geçmişteki hataları yapmayarak kurtlar vadisi dizini çok seyreden, MHP’yi öcü partisi gibi gösteren, ürkütücü, mafya vari kabadayı kılıklı insanlara itibar etmeyerek, partiden ve çalışmalardan uzak tutarak eğitimli, kültürlü ve kariyer sahibi bilgili insanlarla çalışmalarına devam etmesi MHP’ ye artı puanlar kazandırmıştır. Bu konuda MHP’nin çok daha fazla yol alması gerekir.
* * *
CHP’ de ise seçim rüzgarı her zamankinden farklı esti, ılık esti, güzel esti, yumuşak esti. CHP Yılmaz Zengin ve Rifat Ertem gibi mütevazi, beyefendi kişiliği ön planda tutan adaylarla yola çıkmış ve önceki seçimlerde olduğu gibi kendini beğenmiş, çok bilmiş, asık surat, vatandaşa tepeden bakan, kibirli, çağdaşlıktan, medeniyetten dem vurarak karşısındakini aşağı gören, gerici, bilgisiz ve kültürsüz zanneden partililerin yerine çalışma arkadaşlarını toplumda sevilen, sözü geçen, lafı dinlenen, vatandaşı ikna edici kabiliyete sahip olan, güler yüzlü, mütevazi, insana insan olduğu için değer veren, bir bardak çay ikram eden, hoşgörülü partilileriyle yola çıkmıştır. CHP’de bu durum alıştığımız bir durum olmamakla birilikte olması gerekende budur.
Kırşehir’de CHP il örgütü hakkında bir konuyu defalarca dile getirdim. CHP Yılmaz zengin’in il başkanı olmasıyla birlikte kabuk değiştirmiştir. Yılmaz Zengin gerek il başkanlığı, gerekse milletvekilliği adaylığı sırasında efendi, saygılı kişiliğini elden bırakmamış, vatandaşa tepeden bakmamış, inançlı insanları gericilikle suçlamamış, saygı duymuş, aksine hiçbir siyasi parti ayrımı gözetmeden herkesin düğününe iştirak etmiş, cenazelere katılmış, camilerde cenaze namazlarında saf tutarak namaz kılmış, tabuttan tutmuş, mezarlığa giderek biri iki kürek toprak atmış, cenaze evine gelerek taziyelerini bildirmiştir. Yılmaz Zenginden önce CHP’ de bunları görmek imkansızdı.
Bu seçimde ise CHP’nin milletvekili çıkaramayacağı belliydi. Çünkü CHP’ yi birileri çoktan bitirmişti. Eğer siz geçmişte sarhoşları, kibirli insanları partiye getirir inançlı insanlara küfür ettirirseniz, laçkalığın rezilliğin adını çağdaşlık koyarsanız, kendinizi kaf dağında zannederseniz olacağı bu olur. Bu durumu düzeltmeye kimsenin gücü yetmez. Yılmaz Zengin istediği kadar çalışsın, çabalasın, halkın arasına girsin nafile yıkılanı yapmak zor oluyor. Nasıl ki MHP’ye sürekli olarak kurtlar vadisini çok seyreden kabadayı vari, mafya kılıklı insanları partinizden temizleyin diyorsak CHP’ yede sarhoşları inançlı insanlarla alay edenleri, kendi kendine kırışanları, havalıları, şişkinleri, toplum adabı olmayanları partinizden temizleyiniz diyoruz.
Kendinizi gerçekten Atatürk’ün kurduğu parti olarak görüyorsanız. Atatürk’e yakışır şekilde hareket edin.
* * *
Türkiye genelinde aldığı % 13 oyla büyük bir başarı elde eden HDP ülkemizin doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde milletvekillerinin % 90’ını alırken Kırşehir’de kemikleşmiş oylarından fazlasını almıştır. Bunda yıllardır savunduğu Kürt politikasıyla birlikte eski şiddet içerikli, yakan, yıkan tavırlarından vazgeçerek daha ılımlı, barışçı söylemlerde bulunması, mitinglerinde Türk Bayraklarına yer vermesi etkili olmuştur. Ayrıca kendisini AKP’li, MHP’li, CHP’li gösterdiği halde el altından sağ gösterip, sol vurarak Kürt nüfusun çok büyük bölümünün HDP’ye oy verdiği gözlenmiştir. Bazıları ise HDP barajı aşarsa AK Parti iktidara gelemez düşüncesiyle HDP’ye oy vermişlerdir.
HDP’nin bu başarısında yurtdışı haçlı ülkelerinin de etkisi olmuştur. Gönderdikleri ajanlarla HDP’ye çalışarak oy istemişlerdir. Ayrıca ülkemizin doğusu ile batısında yaşayan ve HDP ’nin kendilerini temsil ettiğini düşünen vatandaşların çok çocuk sahibi olmaları, bu çocukların büyüdükçe oy kullanmaları HDP’nin başarısında etkili olmuştur.
Bu durum her fırsatta üç çocuk isteyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ne kadar haklı olduğunu gösterdiği gibi Cumhurbaşkanını eleştiren, milletin uçkuruna, yatak odasına karışıyor diyen entel, dantel tayfasının da iyi düşünmesi gerekir.
Doğu ve Güneydoğu’da bu günler düşünülerek “Nasıl olsa Allah rızkını verir, bir şekilde büyürler, devlet unumuzu, bulgurumuzu, yağımızı, şekerimizi, odunumuzu, kömürümüzü verir” diyerek saldım çayıra, Mevlam kayıra düşüncesiyle çok çocuk sahibi olunurken, nüfus patlaması yaşanırken, batıdaki insanların geç evlenmesi, az çocuk sahibi olmaları, kadınlarımızın estetik ve sosyetik olup, Avrupa ülkelerindeki kadınlara özenerek rahatımız bozulur diyerek çağdaş yaşam, modern hayat maskesi altında hiç çocuk istememeleri Türkiye’nin nüfusunu azalttığı gibi yaşlandırmaktadır. Bu durum ileride Türkiye için çok kötü sonuçlara gebe olacaktır.
İşte bir yerde azalma, bir yerde çoğalma. Zaten kendilerini insanlığın ve medeniyetin beşiği zanneden haçlı devletleri Türk nüfusunun hiçbir zaman çoğalmasını istememişler, aile planlaması adı altında Türk insanının kafasını karıştırmışlardır.
Bir de bunlara ülkemize giren iki milyon Suriyeliyi onların çocuklarını, ileride doğacak çocukları hesap edilirse, ileride yapılacak seçimlerde bunların da HDP’ye oy verecekleri düşünülürse on sene sonra HDP nerelere gelir iyi düşünmek gerekir.
* * *
Acısıyla, tatlısıyla bir seçimi daha geride bıraktık. Bundan sonra yapılacak olan seçimler Kırşehir’de çok çetin bir yarış içinde geçeceğe benziyor.
Bu saatten sonra yapacak fazla bir şey olmadığından ortaya çıkan millet iradesine saygı duymak, ülkemiz, milletimiz ve Kırşehir adına hayırlara vesile olsun demek gerekiyor.