Milli Futbol takımımız uzun bir aradan sonra dünya kupası final vizesini aldı.
Zor oldu ama Romanya’yı ve Kosova’yı 1 -0 yenerek. 124 yıllık aradan sonra Dünya Kupası Finallerine katılma vizesini aldı.
ABD de yapılacak olan Dünya kupası finallerinde işimiz zor ama 24 yıl önce de zor olanı başarıp Dünya 3. Olduğumuzu unutmayalım.
Haziran ayında başlayacak olan Dünya Kupası Finallerinde takımımıza şimdiden başarılar diliyorum.
Gelelim Kırşehirsporumuza…
Bu konuda yazmama kararı almıştım ama Kırşehir spor damarımız bizi rahat bırakmıyor.
İkinci ligden üçüncü lige düştükten sonra geçen sezon ipten döndük ve hasbelkader ligden kaldık.
Son 4 hafta kala Cevdet Uzunköprüyü takımın başına getirdik ve Cevdet Hocanın ilk maçı olan Hopaspor’u yenerek ligde kaldık.
Bu ligde kalmayı Cevdet Hocaya bağladık ama Hopaspor bize güzel bir kıyak yaptı. Niyetim Cevdet Hocanın kariyerini tartışmak değil. Takımın başına geldiği konumda onun elinde sihirli değnek yoktu ki. Hep söylediğim gibi Cevdet Hocadan bir şeyler bekliyorsanız onu sezon başında takımın başına getireceksiniz.
Gelelim Bu Sezona…
Son 3 hafta kala hoca değişikliğine gidildi. Bu çok geç kalınmış bir karar olduğu gibi sportif direktöründe gönderilmesi gerekiyordu bana göre.
Bunun takıma ne kazandırdığını hala anlamış değilim.
Bu futbolcu grubunu o mu getirdi takıma yoksa onu da futbolcularla birlikte polis menajerimiz mi getirdi.
Bir kere daha tekrar ediyorum. Dışarıdan sportif direktör getirmenin saçmalığını anlamıyorum. Samimi söylüyorum. Onun yerine Hacı Ahmet Çelik’i getirseniz daha faydalı olurdu.
Yeni hocamız kalan 3 maçta ne yapacak? Geçen sezon olduğu gibi kümede kalırsak yeni hocamı başarılı olacak. Bence bu koşullarda gelen hoca alacağı paraya bakar.
Özcan Kızıltan Hocayı da ünlü menajerimiz mi getirdi.
Kalan 3 maçtan 1’i kolay 2’si zor bence. Hacettepe ligden düştü. Niğde ve Osmaniye’nin play-off iddiası var. Niğde maçı içerde bu maçtan bir puan alınca bile bizi ligde tutar diye düşünüyorum.
Hacettepe maçında büyük bir sürpriz olmaz diye düşünüyorum. Umarım öyle olur.
Şimdi şöyle geriye doğru bir gidelim.
Play-off oynayacağımızı iddia edenler vardı. Aynı rüyayı yöneticilerde görüyordu. Ben bunlara polyanna diyorum.
Bana göre tehlike çanları hep çalıyordu. Her kaybedilen maçtan sonra önce başkan sonra diğer yöneticiler aynı şeyi tekrarladılar.
Hep aynı terane her kayıp maçtan sonra gelecek maç için ‘’Kayıp puanlar telafi edeceğiz’’ başkanı, hocası, sportif direktörü ve yöneticilerin ellerine bir metin tutuşturulmuş ve hepsi aynı kâğıttan okuyorlar sanki. ‘’Kaybettiğimiz puanları telafi edeceğiz’’ hadi oradan önce kaybettiğiniz ikinci lige dönün o zaman kayıpları telafi etmiş olursunuz.
Söylenecek çok şey varda bugünlük yeter.
****
Trafik cezalarına bir kez daha değinmek istiyorum
Kesinlikle yasalara kurallara uymayanlar cezalarını çekmeliler ama bir de bunun ödenebilir olması gerekmez mi?
Bir ayını zar zor geçiren insanlar 350 bine varan cezaları nasıl ödeyecekler bunu biri izah etsin.
Milletvekillerine ve de emekli milletvekillerine yaptığınız kıyağı geri çekin onlara yazın bu cezaları çünkü aldıkları ballı maaşlarla ancak onlar ödeyebilir bu yüklü cezaları.
Vekile kıyak asile dayak.
Dünyada başka bir örneği var mı bilmiyorum.
Sevgiyle kalın…