2016 yılını kayıp yıl olarak geride bırakıyoruz
Aralık ayının sonuna yaklaşıyoruz. Şunun şurasında bir hafta kaldı 2016 yılını da uğurlamaya… Ne kötü bir yıl geçirdik ülke ve millet olarak… Kapkara bir yıldı 2016… Tabi yılların günahı yok, insanlıktan nasibini olmayan mahlûkların ülkemize ve cennet vatanımıza, milletimize verdiği zararları yaşadık 2016’da… 7 Haziran seçimlerinin ardından artan terör olayları nedeniyle 2015 yılını ülke olarak kayıp yıl olarak geçirdik.
Ne kötü bir yıl geçirdik ülke ve millet olarak…
Kapkara bir yıldı 2016…
Tabi yılların günahı yok, insanlıktan nasibini olmayan mahlûkların ülkemize ve cennet vatanımıza, milletimize verdiği zararları yaşadık 2016’da…
7 Haziran seçimlerinin ardından artan terör olayları nedeniyle 2015 yılını ülke olarak kayıp yıl olarak geçirdik. Yükselen döviz kuru artan altın fiyatları faizlerin yükselmesi ekonomik olarak ülkemize ciddi zarar verdi.
Böyle bir atmosfer altında 2016’ya girdik.
İlk aylarda hükümetin yeni kurulması ve bütçe çalışmaları nedeniyle birkaç ayımız boş geçti.
2016 yılına özellikle Kırşehirimiz bir çok alanda yatırım, teşvik, projeden istifade ettirilerek özlenen günlere geçilmesini bekledik.
Kırşehir’in iki milletvekili Mikâil Arslan ve Salih Çetinkaya, geçmiş yıllarda devam eden yatırımlara ödenek aktarılması ve yeni projelerin onaylanıp ödenek verilmesi için yoğun çaba harcarlarken, Kırşehirlilerin beklentisi giderek artarken, terör olayları tırmanışa geçti, bu da yetmedi hain FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimiyle karşılaştık.
Ölü geçen 2015’in ardından 2016’da yapılacak başarılı çalışmalarla hem ülkemizin, hem ilimizin hedefleri de kayboldu.
Çünkü terör ve darbe girişimi en az beş yıl bizleri geriye attı. Ciddi manada ekonomik kriz yaşadık. Kendi normal varlığını koruyabilen bir avuç. Geriye kalan milyonlar büyük ekonomik kriz yaşadı.
2016 yılında tüm sıkıntılardan arınmış, ekonomik anlamda düze çıkmış, terör belasını bertaraf etmiş, geleceğe güvenle bakan bir ülke olmak istiyorduk, maalesef daha da arttı, içinde çıkılmaz bir hal aldı.
Artan terör olaylarından sadece Güney Doğu bölgemiz değil, bütün Türkiye etkileniyor, Türkiye çözümsüzlüğe doğru götürülmek isteniyor. Hem Güney Doğu'da, hem de sınırlarımızda yaşanan olumsuzluklar şiddetlenerek artıyor. Sınırımızda yaşanan savaşa Türkiye olarak biz de katıldık. Halâ Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir kısmı Kuzey Irak’ta, bir kısmı Suriye’de. İşte dün Suriye’de 14 askerimizi daha şehit verdik.
Bütün bunlar yaşanırken, sınır güvenliğimiz giderek bozulurken, PKK, IŞID ve FETÖ gibi terör örgütleri hain bir şekilde Türkiye’ye saldırıyorlar, terör estiriyorlar. Bombalı saldırılarla polisimizi, askerimizi ve sivil vatandaşlarımızı şehit ediyorlar.
İşte böyle bir ortamda geçen 2016 yılını da uğurlamaya hazırlanıyoruz.
Kırşehir ve Türkiye ne yazık ki 2016 yılını da boşa geçen bir yıl olarak geride bırakmaya hazırlanıyor.
Kırşehir 2016 yılından beklediği ve arzuladığı yatırımları alabildi mi? Projeleri gerçekleştirebildi mi?
Elbette ki hayır.
Şimdi Kırşehir’de kime sorsanız, kimse yatırım ve proje beklemiyor. Çünkü bunlar ikinci plana geçti ne yazık ki…
Kırşehir’de herkesin istediği terör olaylarının bitmesi, şehit haberlerinin gelmemesi. Çünkü hainler bombalı saldırılarla masum insanlarımız şehit ediliyor, insanların endişesi giderek artıyor.
Evet, gerçekten ülkemizde son günlerde artan bombalı saldırı ve cinayetler, ülkemizi kaosa sürüklemek isteyen iç ve dış güçlerle birlikte hareket eden PKK, FETÖ, DEAŞ gibi örgütlerin işi olduğunu herkes artık idrak etmiş durumda.
Son on gün içinde İstanbul Beşiktaş’ta 44 polis ve vatandaşımız, komşu Kayseri ilimizde 14 askerimiz bombalı saldırıyla şehit edildiler.
Bu da yetmedi önceki gün Rusya Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, Ankara'da katıldığı bir fotoğraf sergisinde silahlı saldırı sonucu öldürüldü.
Bütün bu gelişmeler demokrasimizi, ülkemizin huzurunu, birlik ve beraberliğimizi hedef alan vahşi ve barbarca eylemlerdir, kınıyoruz, lanetliyoruz.
Bu tür saldırılar son derece provokatif bir eylemdir. Tüm vatandaşlarımız bu provokatif saldırıya karşı birlik ve beraberlik içinde olmalıdır.
Türkiye’nin huzur şehri Kırşehir’de birlik ve beraberlik içindeyiz ve bunu da sonuna kadar koruyacağımızdan hiç kuşkumuz yoktur.
Son günlerde özellikle de büyük şehirlerde halk arasında bir tedirginlik yaratılmak isteniyor. Her gün şehit haberleri ile sarsılıyoruz. Bombalı saldırılar canımızı yakıyor, canımızı sıkıyor.
Türkiye, bugün olduğu kadar geçmişte de, bu tür terör ve hain saldırıları yaşamamıştır. Bu alçaklar ve hainler olduğu sürece de devam edecektir.
Belli ki birileri ülkenin gündemini değiştirme, ülkemizi kirli savaşların içine çekmeye çalışıyorlar.
Oysa herkes şunu bilmeli ki halkı paniğe sevk etmek, toplumu tedirgin etmek kime ne kazandıracak?
Nüfusunun yüzde doksan beşi Müslüman olan ülkemizde kardeşliğin, dostluğun en güzel örneğini sunmalıyız. Geçmişte yaşanan tatsız olayları asla tekrarlatmamalıyız. 1980’li yıllarda yaşanan sağ, sol kavgalarından nice vatandaşlarımız zarar gördü. Hane halkı içinde birbirleriyle görüş ayrılığı yüzünden dargın, kırgın olanlar ve hatta kavga edip olay çıkaranlar bile vardı.
Ülkemizin her yerinde inşallah barış ve huzur sağlanıp ilelebet devam eder. Dünyanın kalbi olan Türkiye Cumhuriyetini bölmek isteyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Bizlerin birlik beraberliği önemsememiz gerekir. Aksi halde onlara fırsat vermiş oluruz. Şimdilerde bugüne kadar hiç olmadığı şekilde birlik ve beraberlik içinde olmalıyız…
Çünkü gün birlik ve beraberlik, gün kenetlenme günüdür…
Evet 2016 yılı da böyle zor ve sıkıntılarla geçen bir yıl olarak geride kaldı. Ülkemiz terör ve darbe girişimleriyle en az beş yıl geriye gitti.
Bütün dileğimiz 2017 yılı ülkemiz ve ilimiz için güzel ve başarılı bir yıl olur.
Terörün bittiği, ekonomik sıkıntıların giderildiği, yatırım ve ibtildamın arttığı, işsizliğin azaldığı, halkın huzur ve refaha ulaştığı bir yıl olur.
* * *
Gülecek halimiz yok ama!...
Çok eşek sattık fıkrası
Amerikalı bir antikacının yolu Türkiye'ye düşmüş, hayvan pazarının birinde geziyormuş.
Birden, önünde ihtiyarca bir adamın durduğu, zayıf mı zayıf, hasta bir eşek görmüş; ancak dikkatini çeken, bu zavallı eşeğin üzerinde gördüğü, oldukça eski ve son derece değerli semermiş.
Antika kültürü olmayan bu zavallı ihtiyardan semeri son derece ucuza satın alabileceğini düşünerek pazarlığa başlamış.
Amerikalı antikacı sıkı bir pazarlıktan sonra, eşeği normal fiyatının 4-5 katına satın almak üzere anlaşmış.
Milyonlarca dolar değerindeki semeri, 4-5 eşek parasına aldığı için sevinmeye tam başlamışken, ihtiyar oradaki bir çocuğa seslenmiş:
- "Oğlum, kalk da ahırdan yeni bir semer getir beyefendi için, bu eski semerle göndermeyelim onu!" Amerikalı tutuşmuş haliyle:
- "Benim için sorun değil, zahmet etmeyin.." filan derken bayağı bir dil dökmüş. En son bizim ihtiyar dayanamamış:
- "Boşuna uğraşma beyim, biz o semerle çok eşek sattık!"
* * *
Sevdiğim bir söz
“İş, ehli olmayan kişilere verilince kıyameti bekle, kıyametin kopması pek yakındır.”
Buhârî