18 MART ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ (1)

2026 Çanakkale Deniz Zaferimizin 111. yılı Çanakkale Harbi bizim için bir ölüm kalım savaşı idi Maazallah, Çanakkale’de mağlup olsaydık ne Kurtuluş Savaşı’nı başarabilirdik ne de ondan sonra bugünkü Türkiye’yi kurabilirdik.

Prof. Dr. Ahmet Sevgi, Yeniçağ Gazetesinde yazdığı makalesindeki Çanakkale Deniz savaşı ile ilgili yorumunu buraya almak istiyorum: Mehmet Akif’in Çanakkale Muharebesi’le “ Bedir Savaşı” arasında bir ilgi kurarak Mehmetçiğe şöyle seslenir:

Ey bu topraklar için bu toprağa düşmüş asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanını kurtarıyor TEVHİDİ Bedir’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi”

Basit bir benzetme gibi görünen Akif’in bu ifadeleri aslında büyük bir hakikate işaret etmektedir. Müslümanlar Bedir’de mağlup olsalardı ne olurdu biliyor musunuz? Müminlerin ocağı Medine düşer ve İslam güneşi daha doğmadan batmaya mahküm olurdu. Aynı şekilde düşman Çanakkale’de o gün muvaffak olsaydı başta İstanbul olmak üzere bütün İslam dünyası işgal edilerek ezan-ı Muhammedi susturulacaktı.

Bu acı gerçeği önceden gören Mehmetçik 250 bin şehit pahasına yurdu düşmana çiğnetmedi. Dolayısıyla Mehmet Akif’in söz konusu benzetmesi bence yerindedir, yadırganmamalı…

Mehmetçik Çanakkale’de sadece bir zafer kazanmakla kalmadı. Aynı zamanda büyük bir insanlık dersi de verdi dünyaya. Batı; kandökücü, barbar diyerek karalamaya çalıştığı Türk insanının, göz yaşartıcı örnek davranışlarına şahit oldu bu savaşta…Çanakkale’de savaşan ve daha sonra Avustralya Genel Valisi olan Üsteğmen Lord Casey’in şu sözleri şöyle:

“25 Nisan 1915 günü Conkbayırı’nda Türkler ve Birleşik Kuvvetler arasında 8-10 metre mesafe var. Süngü hücumundan sonra savaşa ara verildi. Yaralılar ve ölüler toplanıyor. İki siper arasında açıkta ağır yaralı ve bacağı kopmak üzere İngiliz yüzbaşısı avazı çıktığı kadar bağırıyor. Kurtarın diye bağırıyordu. Ancak hiçbir siperden çıkıp yardım edemiyor. Çünkü en küçük kıpırdanışta yüzlerce kurşun yağıyordu. Bu sırada akıl almaz bir olay oldu. Türk siperlerinden beyaz bir iç çamaşır sallandı. Arkasında aslan yapılı bir Türk silahsız siperden çıktı. Hepimiz donup kaldık. Kimse nefes alamıyor ona bakıyorduk. Asker yavaş adımlarla yürüyor, siperdekiler kendisine nişan almış bekliyordu. Asker yaralı İngiliz subayını okşar gibi yerden kucakladı. Kolunu omuzuna attı ve bizim siperlere doğru yürümeye başladı. Yaralıyı usulca yere bırakıp geldiği gibi kendi siperlerine döndü, teşekkür bile edemedik. Savaş alanlarında günlerce bu kahraman Türk askerinin cesareti, güzelliği ve insan sevgisi konuşuldu.

Dünyanın en yürekli ve kahraman askeri Mehmetçiğe derin ve saygılar”

Prof. Dr. Ahmet Sevgi’nin Çanakkale savaşı ile ilgili ibret verici bir başka olayı şöyle: Anlatıldığına göre Anzak askerleri Türk şehitlerinin yattığı yerlerin yakınından geçmek mecburiyetinde kaldıklarına tıkırtı yapmasın diye ayaklarına bir bez geçirmişler. Ufak bir gürültüden, onların mezarlarında kalkacaklarına inanırlarmış.

Anzak askerlerin bu kadar hassasiyet gösterdikleri topraklar üzerinde, yarı çıplak dolaşan insanları görüp de kahrolmamak mümkün mü?

Ahmet Sevim Hoca makalesi şöyle bitiriyor: Çanakkale zaferinin yıl dönümünde şehit Mehmetçiklere C. Allah’tan rahmet niyaz ediyorum, ruhları şad olsun…

Not: Haftaya Çanakkale Deniz Zaferimiz’i gazete arşivimden yararlanak 6-7 tefrikaya şeklinde, siz okuyucularımın beğenisine sunacağım.