1 Kasım seçimleri ülkemizin üzerine yeni bir güneş doğacağı gün olsun!..
Ülkem adına endişe duyuyorum. Demokrasimiz adına geleceğimizden korku duyuyorum.
Demokrasimiz adına geleceğimizden korku duyuyorum.
Kırşehirimiz adına nedense hep kaygı duyuyorum.
Özgürlüğümüz ve geleceğimiz adına endişe duyuyorum.
1 Kasım’da yapılacak yeni bir milletvekili seçimiyle yine karşı karşıyayız.
Beni hangi partinin adayının kazanacağı ilgilendirmiyor.
Hangi partiden milletvekili seçilirse, Kırşehir kazanır diye düşünemiyorum.
Şunun şurasında 1 Kasım seçimlerine 10 gün kaldı.
Ülkemizin içine sürüklendiği durum herkes gibi beni de kaygılandırıyor.
Kırşehir’in geleceği, ülkemizin geleceğinden daha mı önemli diyesim geliyor.
Biliyorum insanlar kendi çıkarlarını ülkenin çıkarlarının önüne koyarsa bir siyasi partiye akılsızca bağlanmışsa ona “yazık” demekten başka bir şey bulamıyorum.
10 gün sonra sandığa gidip yeni bir milletvekili seçimi için oy kullanacağız.
Oy kullanmak ülkemizin geleceği için, demokrasimizin geleceği için çok önemli olduğunu bilmeyenimiz var mı?
Kırşehir’de iki milletvekili seçilecek.
Geçen 7 Haziran’da yapılan seçimde iki milletvekilinin birisi AKP’den, birisi de MHP’den seçilmişti.
1 Kasım seçimlerinin sonucunun yine aynı olacağı, üç aşağı beş yukarı değişmeyeceği yönünde halkın böyle bir beklenti içinde olduğunu gözlemliyorum.
Şu ana kadar bir gazeteci olarak Kırşehir’de milletvekili adayı olan AKP’nin de, MHP’nin de, CHP’nin de adaylarını görmedim, ne düşünüyorlar, Kırşehir için ne gibi projeleri var bilmiyorum. Ben bilmiyorsam oy kullanacak Kırşehirliler de bilmiyor demektir.
Diyebilirler ki “seçim süreci çok kısa her yere gidemiyoruz, herkese ulaşamıyoruz.”
Hangi partiden milletvekili seçilirse ülkemizin geleceği için, Kırşehirimizin menfaati için faydalı olur, siz söyleyin bana!
İnandırın beni Kırşehirliler, “Şu partinin milletvekilleri Kırşehir’e hizmet getirebilir” deyin.
7 Haziran seçimlerinin Kırşehir’de tek galiba iktidar partisinin Belediye Başkanı olarak bu işin mimarı Yaşar Bahçeci’nin olduğunu herkes kabul ediyor. Ben de öyle düşünüyorum.
7 Haziran seçimlerinde AKP’den Kırşehir milletvekili seçilen, ancak Kırşehir’e hizmet etmek nasip olmayan Salih Çetinkaya ikinci kere güçlü bir aday olan Mikâil Arslan’la birlikte liste başına getirildi.
1 Kasım seçimlerinde AKP’nin oy getirecek en büyük silâhı Kırşehir’deki son yıllardaki tüm yatırımların, projelerin, eserlerin mimarı, sahibi, eski milletvekili Mikâil Arslan’dır. Doğruya doğru diyeceğiz, eğriye eğri. AKP’nin Kırşehir’deki tüm yatırımlarının altında Mikâil Arslan’ın imzası vardır. Diğer milletvekillerini geçiniz. Onlar Mikâil Arslan’ın getirdiği hizmetleri sahip çıktılar. Ama kimseye de inandıramadılar ya! Bundan dolayı olsa gerek unutulup gittiler ya!
Kırşehir’de AKP’nin zafere ulaşması ve kazanması Yaşar Bahçeci ile Mikâil Arslan faktörü olduğunu ifade etmeliyim.
MHP’ye gelince; bu partinin adayı Prof. Dr. Cemil Yıldırım Türk 7 Haziran seçimlerinde de büyük bir başarı elde etmiş, seçilmiş bir milletvekili olarak 26’ncı dönem milletvekilliğine yine aday. En büyük özelliği mesleğinin gereği hiç kimseye ayırım yapmadan hizmet etmiş, onlara yardımcı olmuş, onların tedavilerini yapmış, bundan dolayı olsa gerek yine Türk milliyetçilerinin, ülkücülerin oylarıyla seçilmesi muhtemel gözüküyor.
MHP’nin adayı Cemil Yıldırım Türk’le de hiç görüşmemiz nasip olmadı. O da merak edip görüşmek ve tanışmak gereği duymadı. Şimdi yine aday. Mesleğinin çok iyi bir uzmanı olabilir. Ama politikacı olmak, halka inmek biraz politize olmakla mümkündür. Yok “eğer ben bilirim, ben yaparım, ben en iyisini biliyorum” diyorsa söylenecek söz olmasa gerek.
CHP de öyle, bildiğiniz gibi!
1 Kasım seçimleri için bir değil, iki tane doktor aday gösterdiler. “Diğer partilerin AKP ve MHP’nin tecrübeli milletvekilleri, hatta profesör doktor adayı varsa bizim de bir doçent doktorumuz var” diyebilirler. CHP’nin adaylarıyla da görüşmek, tanışmak mümkün olmadı. Görürseniz selâm söyleyin! Buradan kendilerine hayırlı olsun diyorum. İnşallah kazanırlar.
Ama belirtmek istiyorum ki Kırşehirliler onları yakından tanımak istiyorlar oy vermek için. Gerçi onlar çok iyi bir ekip kurmuşlar. Gece-gündüz çalışıyorlar. Seçim büroları oy verecek insanlarla dolup taşıyor. Bu durum AKP’nin de, MHP’nin, HDP’nin işini zora sokacağa benziyor.
Ben ülkemizin geleceğini, demokrasimizi, özgürlüğümüzü ve Kırşehirimizin geleceğini düşünerek sorgulamak istiyorum.
Söyleyin bana Kırşehirliler?
Hangi partinin hizmetlerinden ve eserlerinden dolayı hangi adaya oy vereceksiniz?
Bu seçim ülkemiz için de, Kırşehirimiz için de çok büyük önem taşıyor. Zira seçim sonrası ülkemizin geleceği çok önemli.
Bir oyun ne kadar kıymetli olduğunun bilincinde olarak 1 Kasım’da mutlaka sandığa giderek oyumuzu ülkemizin geleceği için, demokrasimiz için, özgürlüğümüz için, Kırşehir’e hangi partinin adayı faydalı olur düşüncesi ile kullanmalıyız.
Yoksa ülkemizin geleceği de, demokrasimiz de, özgürlüğümüz de, Kırşehirimizin geleceği beni kaygılandırıyor.
Düşünün bir kere. Ülkemizin komşularından Irak ne oldu? Suriye ne hale geldi? Bu devletin insanları yurdunu, yuvasını terk edip göçmen durumuna düştüler.
Atatürk’ün Türkiyesinin geleceği hepimizin geleceğidir.
1 Kasım seçimleri ülkemizin üzerine yeni bir güneşin doğacağı gün olması dileğiyle…