Türkiye’yi derinden etkileyen, kurumları sarsan önemli olayları hep birlikte yaşıyoruz.
Bazen yirmi dört saat bile insanın bu hızlı ve can alıcı gündemi yakalamasına yetmiyor.
Tüm günün yorgunluğu, akşam haberleriyle, yorum programlarıyla atılmaya çalışılıyor.
O akşam televizyonlarda popüler dizilerden biri varsa, evde de çatışma ortamı sizi bekliyor demektir.
Düşünen bireyler elbette ki ülke gidişi hakkında bir fikir sahibi olmaya gayret ediyor. Bunun için de bilgi sahibi olmak şart tabii ki. Gündem hep karamsarlıkla takip edilmemeli.
Bu arada iyi şeyler de oluyor.
Diyalektiğin temel kuramı değil midir “zıtların birliği ilkesi”.
Kırşehir’e bakalım:
Şükür ki, Türkiye’de derin kırılma olgusu yaşanırken ve Livaneli’nin vurguladığı gibi artık sağ-sol ekseninde değil de; daha başka kutuplaşmalara doğru son vites yol almakta olan toplum Kırşehir’de barış ve kardeşlik içinde.
Kırşehir huzuru yakalamış.
Demokrasiyi içine sindirmiş bir Kırşehir halkı, ekonomik sıkıntılar çekmekle birlikte toplumsal huzurun tadını da çıkarmakta.
Kahvelerde, açık hava parklarında, çay ocaklarında, kafelerde huzur içinde sohbet eden, dinlenen insanları gördükçe insanın içini de her şeye rağmen bir ferahlık ve mutluluk duygusu kaplamakta…
Sanayileşme sürecini bir şekilde başaramamış bu güzel kent.
Detayını Sayın Şevket Güner değişik yazılarında bıkmadan analiz ediyor. Yapılacakları sıralıyor.
Öte yandan, Petlas’ta önemli gelişmeler oluyor.
Sahibinden işçisine kadar tüm çalışanların canla başla çalışıp didinerek gerçekleştirdiği olağanüstü başarılar ne Kırşehir’in ne de ülkenin gündeminde.
Petlas, Tüm Türkiye için bir “örnek olay” niteliğinde.
Yeni kapalı alanlarıyla, günden güne artan işçileriyle, son teknoloji ürünü makineleriyle Anadolu’nun bağrında uluslararası yeni bir lastik devinin oluşmakta oluşunu maalesef ıskalıyoruz.
Ama tek bir PETLAS Kırşehir’e yetmiyor tabii ki.
İlerideki bir seri yazımızda detaylı olarak ele alacağımız “Kırşehir Belediyesi’nde bir sene doldu. Olumlu olumsuz icraatlar yapıldı. Artık Kırşehir’li haklı olarak Sayın Bahçeci’nin vaat ettiği projelerin gerçekleşmesini bekliyor.
Kırşehir’de iktidarı da muhalefeti de derin bir kış uykusuna yatmış.
Termal turizm, Yiğit Akü’ye sağlanacak turizm yatırımı amaçlı arsaların akıbeti, üniversiteye tüm Türkiye çapında ses getirmesi beklenen Fizik Tedavi Üniteleri’nin yapımı, termal suyla ısıtılan büyük seralarda kesme çiçekçiliğin teşviki, Bağbaşı yeni imar planının hayata geçmesi, Karakurt termal suyunun değerlendirilmesi, daha pek çok proje için kaynak bulunması ya da yeni projeler üretme iktidarın ve siyasi partilerimizin umurunda değil.
Bence bu aşamada muhalefet partileri de tembellik içinde.
Dedikodu yapmak, kahvehanelerde günü birlik ucuz siyaset yaparak taş oynamak sanırım insanlara daha cazip geliyor.
Öğretmenevi sabahın ilk saatlerinden akşam geç vakte kadar dolu.
Emekli öğretmenleri neden belediye bir araya getirip değişik teşvik programları uygulamaz.
Yüzlerce emekli öğretmen neden bir araya gelip gönüllü hobi merkezi kurmazlar. Neden bu amaç için belediye ile birlikte destek projeleri üretmezler.
Belediye bu öğretmenlerimize ya da emeklilerimize neden altyapısı bitmiş hobi bahçeleri üretmez.
Geçen haftalarda gezdiğimiz Beypazarı, Nallıhan, Göynük başarmış. İç turizm ciddi katkılar sağlıyor ekonomilerine.
Bir araya gelme, birlikte başarma, birlikte kazanma ruhu neden olamıyor memleketimizde.
Zamanın meşhur markası olan Papazkarası şaraplarının ana malzemesi olan üzümlerimize ne oldu. Bağcılık neden teşvik edilmiyor. Bu alan için dört dörtlük şartları olan Hirfanlı yöresi, Sıdıklı yöresi çiftçileri neden bir araya getirilemiyor.
Savcılı yöresinde bağcılığı başarmış müteşebbisimiz var. Bu örnekler neden arttırılmaz.
Derin bir kırılma süreci yaşayan ülkemizde toplumsal huzuru yakalayarak önemli bir aşama kat etmiş bu güzel şehrimizde, kalkınma önderlerine gereksinim var. Bu anlamda da seçilmiş oda yöneticilerimize, başkanlarımıza büyük görevler düşüyor.