Ara
Paylaş : Google Paylaş : Facebook Paylaş : Yahoo Paylaş : Reddit Paylaş : Digg Paylaş : Blinklist Paylaş : Del.icio.us
Eleştirilere tahammülü olmayanlara
13.02.2012
Dr. Uğur GÖNÜL
ugurgonul@kirsehircigdem.com

Geçen haftalarda CHP Kurultayı üzerine bir eleştiri yazısı yazmıştım.
Bu hafta da son anket sonuçlarını sizlerle paylaşmak, onlarla ilgili görüşlerimi bildirmek için  bir yazı planlamıştım. Ancak, yazıma gelen birkaç yorum benim bu planımı  değiştirdi.
Böyle bir yorumu zaten bekliyordum.  Bazı “besleme” insanların varlığını ve onların “bir yal” için neler yapacaklarını da iyi biliyordum.
Ancak yazıma gelen yorumda, bana isnat edilen suçlamalara da  sessiz kalamazdım.
Hiç istemediğim ve sevmediğim halde bir polemik yazısı yazmak zorunda kaldım. Eğer okuyucularım sabırla aşağıdaki yazıyı okurlarsa, bazı konular da aydınlanmış olacak ve en önemlisi de Kırşehir’de, CHP örgütünün neden bir adım daha ileri gidemediğinin  nedenleri  biraz da olsa aydınlanmış olacak.
CHP kurultayı ile ilgili görüşlerimi belirttiğim yazımda, bazı insanların bu yazıyı okuduktan sonra bana “dönek” diye hitap edeceklerini belirtmiştim.
Tahminim doğru çıktı.
Gerçek adını saklayacak kadar medeni cesaretten yoksun olan, kendine “CHP’li”  diyen bir kişi, yorum sayfasında bana bazı suçlamalar getirdi. Aslında eleştiriden çok; iftiralarla ve ithamlarla dolu bir sözde yorum.
Kendi içindeki kini ve aşağılık duygusunu dışa vuran bir yazı.
Bu yazıyı, geçen haftaki yazımın altında, yorumlar kısmında okuyabilirsiniz. Editörümüz sayın Salih Güner hiçbir kelimesine dokunmadan aynen yayınladı bu karşı yazıyı.
Keşke, adam gibi eleştiri yapma düzeyinden bir yazı  olsaydı.
Aslında ben bu kişiyi yazısında verdiği açıklardan dolayı çok iyi tanıdım. Ama, tam da yazımda belirttiğim gibi maalesef, bu insanlar şu anda CHP içinde bir yerlerdeler.
Geleceğin nasıl şekilleneceğini de bilmiyorum.
Kırşehir’de, CHP’de  kendi aralarında mücadele eden grupların varlığından haberdarım, ama bu mücadele nasıl sonlanır….? Tahmin etmek zor.
Aslında sizleri de bu basit konular için fazla meşgul etmek istemem ama, bana karşı bazı temelsiz suçlamaları da kısaca cevaplamalıyım.
Ahmet Uyar lakaplı kardeşim. Sen bana “kardeşim” dedin, ben de sana aynen  hitap ediyorum.
Bir kere neden ve niçin böyle yapıyorsun…? Niye…?
Neden eleştirilmek seni rahatsız ediyor.? Benim kişilerle hiçbir alıp veremediğim yok. Üstelik de tüm kişilere saygı duyarım. Saygı duymak başka, eleştirmek başka. Bunları artık ayırmak lazım.
Yorumunda bana karşı mesnetsiz suçlamalarda bulunmuşsun: 
Birincisi: Demişsin ki “CHP il Başkanlığını atıp kaçtı”. İftiralarının ilki bu. İşin aslını  bilmeyecek kadar cahilsin demek ki. Çünkü,  o zamanki  yönergelerden haberin yok.
O zamanki il başkanlığı seçim sürecinde,  “il başkanlığı için aday olacakların ilerdeki belediye başkanlığı için aday olamayacakları” genelgesi tüm teşkilata gönderildi. Ben de Belediye Başkanlığına aday olmayı düşündüğüm için il başkanlığına aday olamadım. “Atıp kaçma” dediğin olay budur.
İkincisi: “Partiyi beşinci kata taşımışım!” Şimdi açıklamam gerekir. Detaya da istenirse girerim ama bence gereksiz. Borç içinde bir parti devraldık. İki kez İcra Dairesine  taahhüdde bulunmak zorunda kaldım. CHP parlamento dışında idi ve mali olanakları çok kısıtlı idi. Partinin daha iyi konumda ve üçüncü katta olan yerinin kirasını ödemek neredeyse imkansız hale gelmişti. Partinin kira borcunu binbir zorlukla ve sayın Kadir Tan’ın bize çok büyük yardım ve anlayış göstermesiyle güçlükle,  partilimiz sayın Abdi Mutlu’nun verdiği kişisel çek sayesinde  ödeyebildik. Tüm yönetimin de  mali imkanları kısıtlı idi. Bu şartlarda, iki kat yukarıda  daha ucuz  ve uygun bir yer bulduk  ve oraya çıktık. Birinci katta olan partilerin de nasıl çalıştıkları malum.
Biz bu şartlarda bir milletvekilini çıkarmayı başardık. Üstelik te onlarca toplantı ve etkinlikler yaparak, Kırşehir’de her dönemden fazla partilileri bir araya getiren bir örgüt haline geldik. O dönem,  il başkanı ben, Merkez İlçe Başkanı Sayın İbrahim Bayram’la faaliyetlerimiz AKP teşkilatının çalışmalarından daha da yoğundu.
 Üçüncü ithamın “döneklik!” 
Ne diyeyim. CHP’yi eleştirmek ne zamandan beri “döneklik” oluyor.  CHP Mersin Milletvekili sayın İsa Gök te partiyi eleştiriyor öyleyse o da “dönek!”
Geçelim.
Eleştirinin olmadığı bir örgüt nasıl daha ileri gidebilir ki?
Müsaadenle bu konuyu geçmek istiyorum. Çünkü çok basit, “adice” ve artık “herkesin gına getirdiği” bir zırva. Bunların modası da artık geçti. Belki bu moda hakkında da fazla bilgin yok. Zaten bu eleştirileri sorgularsan bu isnadı da yapmazsın. Belki de entelektüel düzeyin buna müsait değil.
Dördüncüsü: “Projeleri beğenmediğimi” söylüyorsun. Olmayan projeleri nasıl beğenmezlik edebilirim ki. Zaten son zamanlarda, adaylar ciddi  hazırlık yapmadan son anda bir  oldu bittiyle yukarıdan atanıyorlar. (Son milletvekilli seçimi hariç)
O nedenden de, ortada doğru dürüst, tutarlı projeler  olmuyor… Maalesef  böyle… Ve bu hata, her zaman ve hala da var.  Her seçimde tekrar ediliyor. Çünkü bu tür projeleri ortaya koyma, çalışma, çaba, ekip ve örgütlenme gerektiriyor ve sözünü etmeye çalıştığım eksiklik ve tembellik de burada.
Yazımda, hem genel merkez düzeyinde, hem de il düzeyinde  bu tür  projelerin olmadığından söz ediyorum. Eğer varsa ve biz bilmiyorsak hakaretimsi satırlar karalayacağına bize doğru dürüst  yaz, biz de eksikliğimizi giderip özür dileyelim. Hem de bu çalışmaları halka duyuralım. Belki de ayık kafayla okumadın o yazıyı.
Beşincisi: Benim  yazdığım bir yazı da  “ben” değil “o yazının içeriği” eleştirilmeli. Hadi benle ya da yazdığım gerçeklerle ilgili bazı sıkıntıların var. İçindeki kini  ortaya dökmüşsün. Ama  kastettiğin “parlak çocuk” dediğin kişi ile diğer belediye başkan adayı olan kişi ile ne alıp veremediğin var? Dün onlarla beraber değil miydin? Onları belli sıfatlarla değerlendirrmeye ne hakkın var? Sen nasıl bir CHP’lisin öyle? Kendini sarmalayan  “aşağılık duygusunu” onları küçültmeye çalışmakla mı örtmeye çalışıyorsun? İşte bu zihniyetin bir an önce bitirilmesini istiyorum ben. Partide insanlar parti içinde  mücadele etmekle birlikte –ki bu bir örgütün itici gücüdür- birbirine saygılı olmayı öğrenmeli, adabı öğrenmeli.
Altıncısı: “Bu memleketi sevip sevmediğimi” yargılamak senin küçük  beynine kalmadı. “O kavramı” eğer medeni cesaretin varsa, çık ta kamuoyu karşısında beraberce enine boyuna tartışalım.
Yedincisi: Gene bazı şeyleri  hazmedemediğin belli. Yaşamımı idame ettirmek için çalışmak zorundayım ve Tıp Merkezi’nde de çalıştım. Sizin gibilerin yaptığı gibi asalaklığı hiçbir zaman benimsemedim. Çalışmak, hakkıyla para kazanmanın neresi yanlış? Üstelik de hiçbir zaman orada yönetici olmadım. Sorumluluk almadım. Maaşımla çalıştım. Bu konu seni neden alakadar ediyor ki? Zaten yanıtını da eşim sana yorum sayfasında fazlasıyla vermiş.
Sekizincisi:  O yazıyı daha dikkatli oku. “CHP demokrat değil” demiyorum. Aslında daha  vahim bir şey söylüyorum: “CHP kendisine çeki düzen vermezse hiçbir zaman iktidara gelemez” diyorum ve liderinin de değişmesi gerektiğini belirtiyorum. Katılırsın ya da katılmazsın, bu benim fikrim. Buna  karşı gerçekçi donelerin varsa yorum sayfasına yaz.  Ya da  yazma becerin varsa bir yazı yaz gazetede yayınlayalım. Belki de biz yanlış düşünüyor olabiliriz.
Bir parti milletvekili parti ruhuna aykırı bir demeç verdiğinde, o partide hiçbir ses, hiçbir nefes çıkmıyorsa, o partinin ruhu da ölüyor demektir ki; bu bence çok vahim bir durumdur. Sayın Sinan Aygün’ün demecinden  rahatsız olmuyorsun, benim bu durumu eleştirmemden neden rahatsız oluyorsun? İşte tam da anlatmaya çalıştığım, artık CHP’nin aşması gereken durum da bu.
Dokuzuncusu:  İsmini verme cesaretini gösteremesen de benim yarıştığım bir adaydan söz ediyorsun. Belki başka bir kliğin adamısın, ama, hastalık da tam burada. Ben  aday adaylığım sürecinde kimseyle yarışmadım. Çünkü ön seçim olmadı. Adaylar genel merkezce belirlendi. Gene sayın kardeşim burada da  yanılıyorsun ve yanlış söylem içindesin. “Benim adayları ve onların yeterliliklerini sorguladığım” tezin doğru. Ben onları yetersiz  buldum. Bu benim kişisel kanatimdi. Demek, halk da, yetersiz buldu ki seçilemediler. 
Onuncu ve sonuncusu:  Senin iddia ettiğin ya da her zamanki alışkanlığın ile yalan yanlış iftira ettiğin gibi, “ben CHP’ye çomak sokmuyorum.” Böyle bir şey benim haddim olamaz, karakterim de buna uygun değil. Çünkü yıllar önce o partiden, sizin gibi insanlara daha fazla laf anlatamayacağımı tespit ettiğim, hem genel merkez düzeyinde, hem de il düzeyinde, hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimi anladığım için istifa ettim. Benim geçmişte o partinin il başkanlığını yapmam, şu an partinin içinde bulunduğu durumdan dolayı o partiyi eleştirmeme bir engel teşkil etmez. Çünkü, şu anda kamuoyu anketleri AKP’nin % 53-54 bazında, CHP’nin de % 21-22 düzeyinde olduğunu gösteriyor. (AND-AR  ve  ORC araştırmaları)  Bu sonuçlar seni rahatsız etmiyor, “neden?” diye sorgulamana yol açmıyorsa, zaten diyeceğim hiçbir şey olamaz.
Şunu da bilmeni isterim. 
Şu an hiçbir partinin  üyesi değilim. ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği ) ve HASUDER”in (Halk Sağlığı Uzmanları Derneği) üyesiyim ve etkinliğim sadece onların  bildirilerini internetten takip etmek.
Benim konuştuğum, tartıştığım, seçilmiş ya da parti üyesi, sempatizanı, pek çok dürüst ve yürekli CHP’li dostlarım var.  Onlar çok saygın insanlar. Onların o inançlı mücadelelerine ve azimlerine saygı duyuyorum. Onlar yılmadan, menfaat gözetmeden, kimsenin adamı olmadan, inançları doğrultusunda  mücadele ediyorlar. Pek çoğuyla da dostane konuşuyorum. Hiçbir sıkıntım yok.
“CHP’lileri görünce utanmam gerektiğinden” söz ediyorsun. Asıl o güzel insanları görünce gurur duyuyorum ama, açıkca belirtmeliyim ki; asalak, müfteri, besleme, okuma ve doğru dürüst tartışma alışkanlığı olmayan “kendine  CHP’li diyenleri” görünce utanıyorum.
İsmini açık olarak yazma medeni cesaretin olmasa bile; hiç olmazsa interneti kullanıp, itham  ve iftira da etsen, bir karşı yazı  yazmayı başarmanın, bana gelecek için umut ışıkları verdiğini de beyan etmeliyim.
Bu arada Ankara’da oturan sayın Zeynep Göncü’nün de  bana bir sitemi var. Bakın, CHP Mersin Milletvekili CHP’yi  eleştiriyor. Eleştirmek CHP’yi kötülemek değil. Asıl  bir örgüt eleştirilerden ders alarak kendini aşar.  Neden son kamuoyu anketlerinde CHP oy oranları aşağılara doğru gidiyor, bunu sorgulamak gerekir.
Sayın Zeynep hanım, ben şimdiye kadar hiç kimseye yalakalık yapmadım. Bundan sonra da yapmam. O konuda müsterih olun. CHP’nin iyi ve olumlu çıkışlarını anlatan bir sürü yazım oldu. Lütfen onları da dikkatle okuyun ve eleştiriden hiç korkmayın. Açık yüreklilikle beni eleştirdiğiniz ve isminizi de açıkça yazdığınız için size teşekkür ederim.
“Kırşehir Çiğdem”  Gazetesi yöneticilerine de bu cevabi yazımı yayınlamakla, bu anlayışı gösterdikleri için  teşekkür ederim. Kişiliğime saldırı olmadıkça, bundan sonra  polemik yazısı yazmamakta da  kararlıyım.


 

» Yorumlar Tüm Yorumlar
» teşekkür Uğur Gönül - 13.03.2012 09:53:07
Sayın Kemal Kılıç (!) Saygılı cevabınızdan dolayı teşekkürler.Keşke herkes böyle düzeyli eleştiri yapabilse. Tam üç sene önce CHP'den istifa ettim. Şu anda CHP'nin üyesi değilim. Bilginiz olsun istedim.

» "Kol kırılır yen"... Ya da "aile içi meseleler" meselesi Kemal KILIÇ - 09.03.2012 10:35:59
Sayın Gönül, Sıkıntımız şu: İsa GÖK partiyi mi eleştirecek? Kapalı grup toplantısında bütün eleştirisini yapar. Veya parti meclisi toplantılarında ya da MYK toplantılarında -meclis üyesi değilse bile- izin ister ve eleştirilerini yapar. Siz de basın yoluyla parti içi meseleleri -biraz da abartarak- ortaya attığınızda yanlış yapmış oluyorsunuz. Yerel seçim öncesinde Sayın Yaşar Bahçeci'ye övgüleri de basın yoluyla yapmış biri olarak CHP'nin iç meselelerini CHP'liymiş gibi tartışmanız tutarsız oluyor. Hakaret etmemek koşuluyla herkes, her kurum eleştirilebilir. Aile içi meselelerimizi komşuları da çağırarak mı konuşuyoruz; yoksa sadece aile bireyleri mi oluyor bu konuşmalarda? Bence sizin eleştirinizdeki çarpıklık, eleştiriyi CHP'liymiş gibi yapmanız. Ben artık CHP'li değilim, o gömleğimi(!) attım diyorsanız buyrun, basın önünde dilediğiniz gibi eleştirin CHP'yi. Emin olun, o zaman kimse size niye eleştiriyorsunuz, demez.

» sevme ama saygı duymak zorundasın sancak yılmaz - 18.02.2012 21:51:30
Arkadaşlar yapıcı eleştiri iyidir eger bir kişi birini yapıcı eleştiriyor ise sevdiğinden ve daha iyi güzel olması için yapıyor demektir. Ugur bey ile aynı dönemde çalıştık bende yakın bir ilçe de ilçe başkanı idim ama kırşehirle baglantılarımız çok idi. Sahte isimle yada gercek isimle yorum yapan arkadaş önce CHP kültürünü hiyerarjisini iyi bilmeniz gerekir. Partimizin zor şartlarda il başkanlıgını yapmış taşın altına elini koymuuş başarılı olmak için çabalamış bir il başkanına karşı CHP kültürünü bilen biri böyle üslup kullanmaz. UGUR bey le bende çok ters düştüm bir ilçenin görevden alınması konusunda ama hiç kamuoyunda bu tür bir yazı tartışma olmadı olmazda CHP tarihinde ilk defa protokolde 28 sırada çelenk konulunca ben agladım biz hep 5- sıra yada 6 sırada sunum yapardık. şimdi ahkam kesmek kolay parti baraj altında kalmış herkes gitmiş bırakın 5 kata çıkmayı partinin çelenk ini taşıyacak adam yok iken yönetiçi olarak sorumluluk almak fedakarlık ister. Hep kendinden vermek ister.Genel başkan genel başkanlık sorumlulugunu bilir il ve ilçe başkanı sorumlulugunu bilir üyede eger gercek CHP li ise o sorumlulugu bilmek zorunda Partimizde ssorumluluk almış bir il başkanına bu üslup da yazı da eleştiride yapılmaz sevmeye bilirisiniz ama saygı duymak zorundayız CHP yönetiçilerine çünkü onlar sorumluluk almış çaba göstermişlerdir. İktidar partisinin yönetiçisi olmak kolay kendinden vererek işinden mesainden vererek CHP yönetiçisi olmak gönül işi ideal ilke işi çıkarsız yolda yürümektir.Muhalefet ve baraj altında kalan bir partinin başkanlıgını yapmak anlatılmaz her kes ve tüm kurumlar yüzüne duvar olur. Boş keseden tepeden ahkam kesmek kolay Sanki şimdi iktidar parti yönetiçileri çok mu becerikli ama ses seda yok birgün işim düşerse diye kimse agzını açmıyor kötü de yapsa aferin senden iyi yapan olmaz yalamalıgı var. Bu eleştirinin yeride burası degil kongrelerimizdir. Gönüllerimiz isterki gazetelerde Daha çok partililerimiz yazı yazsın sesimizi eleştiride olsa duyursun SEVMESEKDE PARTİDE SORUMLULUK ALMIŞ EMEK vermiş agabeylerimize örgüt emekçilerine saygı duymak zorundayız mesailerini verdiler ailesi ile pikniğe gitmek var iken bip pazar günü AKÇAKENT in bir köyünde olmuşlardır. kimse rahatından ödün vermez iken bu insanlar mesailerinden ve saglıklarından ödün verdiler bu par ile olmaz ideal ilke işi saygılarımla

» cevap Salih Fidan - 16.02.2012 09:42:13
Uğur Gönül bu yazısında Ahmet Uyar adlı kişinin iftiralarına tek tek cevap verimş. Eğer ahmet uyarda kişilik varsa açık kimliğiyle çıkıp oradaki cevaplara yanıt verir.Biz de işin doğrusunu anlarız.işte bu gibi adamlar yüzünden CHP bu hale geldi.Bir diğer üzücü durum da chp de önde gelen hiç biri korkularındaniyi kötü bir görüş söyüyemiyolar bu da üzücü.Bunlara da oportunist diyorlar yarın onların hepiiciğni adaylıklarda bir yerlerde görürüz.Vah ki vah...

» Diğer Yazıları
Güncel Anket bulunamadı.
DÖVİZ KURLARI
Flash Player Yüklü Değil !
Kırşehir Çiğdem Gazetesi
ARŞİV | KÜNYE | RSS
© Haber ve ilgili materyaller izinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz 2007 - 2012 Tüm hakları saklıdır. 
habersitesial.com,haber sistemi,haber sitesi, haber sitesi al, sitekur,habesitesial, habersistemi,haber sitesi tasarımı,haber sitesi kurmak,haber sitesi template,profesyonel haber sitesi, haber siteleri, habersitesi, haber sitesi kur, haber scripti,haber sitesi yazılımı